Şartları uygun gördü demek hdevrim@hurriyet.com.tr Ertuğrul Özkök'ün define bulduğuna inanmıyorum. Nasıl olmuş, nasıl olmuş?
Tansu Çiller, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni'ni yani "kartel medyası"nın en etkili uzvunu yalıda kahvaltıya davet etmiş. Lafını (güya) sakınarak da olsa merkez sağı kuvvetlendirmek için, Mesut Yılmaz'la işbirliğine hazır olduğunu söylemiş (Hürriyet, 11 temmuz).
Kargalara kahkaha ziyafeti çekmek içindir!
Devamı da var. Yarın akşam Süleyman Demirel'i evinde ziyaret ederek ona İkinci Demokrasi Paketi'ni anlatacakmış.
Saffet Arıkan Bedük'ü gördüm ekranlarda. Hanımın tören kıtası efradından biri sıfatıyla, aynı yönde lafazanlık etmekteydi.
Ha bu arada, yanından geçerken hanımlarla Yeltsin usulü ilgilenme alışkanlığı edindiğini ekranlarda fark ettiğimiz, eski başkan Bush da Çiller'i ABD'ye davet etmiş. İçimden geleni söyleyeyim:
- Türkiye bu dolmayı bir kere daha yutarsa, yuh olsun ona!
Dost acı söyler, kusura kalmayın.Münasip Hukuk anlamında aklanmasa da, Meclis çitilemesinden sonra rengi biraz açılmıştır diye, Mesut Yılmaz artık hükûmette görev alacakmış.
AB'yle ilişkilerde değil de, özelleştirme işlemlerinden sorumlu başbakan yardımcılığına getirilecekmiş.
İsabet olur! O da zaten, dış ilişkilerden çok özelleştirme ilişkileriyle ilgilenmeyi tercih edegelmiştir. Dahleden dinime... Zülfü Livaneli kiminle konuşsa, hangi gazeteyi açsa, hangi televizyona baksa karşısına Buena Vista çıkıyormuş. Soruyor:
- Bizim İstanbul burjuvası durdu durdu da neden şimdi Buena Vista çılgınlığına kapıldı? Çünkü moda oldular. Yani bir çeşit "sosyete lahmacunu".
Belli ki bozulmuş. Buna benzer modalar Türkiye'de daha önce de görülmedi mi? Bu yüzden kendini büyük müzisyen sanan detone şarkıcılarla karşılaşılmadı mı? Dil Yâresi Türkçe dostlarından (Dr. Sedat Özkol)
- Neşe Düzel'in emekli Orgeneral Necdet Üruğ'la yaptığı mülakatta altını çizdiğiniz satırları buldum.
- "...kimse bana şaibeye ait herhangi bir temlikte bulunamaz".
- "Bana Genelkurmay Başkanlığı'ndan asla ve asla en ufak bir temlih gelmedi" (Radikal, 3 temmuz).
Temlik, "mülk olarak verme" demek, bu cümlede yeri yok. Temlih diye bir kelime yok. Belli ki bu iki kelime dizgi hatası olarak yanlış yazılmış. Kelimenin aslı telmih olmak gerekir; "anlatılmak istenen şeyi (açıkça değil de) söz arasında ve ima yoluyla söyleme" anlamında, Arapça bir kelime.Eski başbakan ve Lolitalar Gazeteciler ve gazete yazarları, herkes ve her şey hakkında ahkâm keserken, aynı zamanda kendileri de mihenge vurulmuş olur.
Bu açıdan son günlerin iki denek taşından biri Necmettin Erbakan'ın Yargıtay'ca onaylanan mahkûmiyet hükmüyse, diğeri Elite Model Yarışması'ydı.
On sekiz yaşın çok altında kız çocuklarının podyumlarda teşhirini sakıncalı görerek atv'ye kapatma cezası veren RTÜK'ü alkışlayanların sesi ilkin hayli yüksek çıktı:
- Sizin kızınız olsa, o yaşta, vücut güzelliği yarışmasına çıkmasını hoş karşılar mıydınız?
Derken karşı cephe harekete geçti:
- Bu yarışmanın özünü eleştirirken, bilerek ya da bilmeyerek sansürcülere ve yasakçılara alkış tutmak, ÇaydınÈ olmakla ne derece bağdaşır? (Hıncal Uluç, 11 temmuz, Sabah).
ĞLolitanın bireysel iradesinin olduğu noktada Lolitaların olmasına karşı çıkmak, hayatı orta sınıf ahlakına mahkûm etmek demek (diyen Metin Sever, 11 temmuz, Radikal; sözünü Baudrillard'dan alınmış bir özdeyişle bağlıyordu:) İnsan vücudu aynen taşınmaz bir mülk gibi değerlendirilmelidir.
H
Erbakan konusunda ilk raundu iyi götüren amatör "özgürlükçüler", sonraki rauntta profesyonel kanattan darbe almaya başladılar. Tatilden dönen Emin Çölaşan dükkânı, "Olmaz ki, Hocaefendi'ye böyle yapılmaz ki!" siftahıyla açtı (Hürriyet, 11 temmuz).
Daha beride Mehmet Ali Kışlalı, bu konudaki "popülist olmak ve liberal gözükme kaygılarından uzak, sağduyu ve mantık yüklü" yazıları için, Gözcü'den Rahmi Turan'ı, Mehmet Türker'i, Kurtul Altuğ'u kutlayarak yüreklendirdi.
Takımlar sahada yerlerini almıştır denebilir. Tartışılan konular, gerçekten mihenk değerindedir.
Bir sahada insan hakları, diğerinde düşündüğünü serbestçe söyleme hürriyeti, özetle hukuk devleti ve demokrasi anlayışıdır tartışılan.
- Yenilik değil, bildiğimiz laflar tekrarlanıyor, demeyin.
Unutmayın ki, yeni bir konjonktürde tartışılıyor. Evet evet, her iki konu da!
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|