![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Neden yükselemiyorum? Yine rekor derecede bir 'yazı yetiştirme saati' geldi çattı.Duramıyorum. Kendimi durduramıyorum. Ev toplamaktan. Tam masanın başına oturdum, evde kâğıt bulunmadığı gerçeği dank etti başıma. Ayıp oluyor! Her neyse 'baz istasyonları' dosyamı da (dosya da fiyakalı oldu, doğrusu: 'tomar') almışım bittabii (tabii bitlenince böyle bi kelime oluyor) yanıma. Fotokopi sayfalarından üçünü seçtim; onların arkasına yazıveriyorum. Sayfalardan, yani fotokopilerden birinde CEP KULAKLIĞI DAHA ZARARLI yazıyor. Geçenlerde biri sormuştu bana. Ben artık şehrin namlı baz istasyonu/cep telefonu üstatlarından (Şevkettin) oldum ya! Bugün de yine periferik olarak baz istasyonu meselesine girecektim. Kapitalistlerden çıkarak. Ne gezer! Hoş "Baz istasyonu yazma da; ne halt yazarsan yaz" diyenleriniz olduğunun da farkındayım. Ve böyle diyenlerin onkoloji servislerinde ziyaretlerine gitmeyeceğim. Benden uyarması! Uyarıcı bir hipokondriyak paranoyak olarak tezahür ediyorsam bazılarınıza, onlar da hakikaten benim 'müşteri velinimetimdir' grubuma -maalesef- dahil değiller. Neden mi baz istasyonu yazamıyorum? Ve neden bu kadar geç yazımın başına oturdum? Niye kâğıdım yok? (Neyse ki kalemim var. Bu da bir şey.) Zira iki gün, iki gecedir yazlığı açıyorum. Yazlık olayı Ziverbey Köşkü olayı. Su motorundan başlayarak, onu yap, bunu yap. Yap yap bitmez. Geçenlerde çok çok tatlı bir okurum tezi için aradı. "Yükselirken (köşeciliğe yani) ayrımcılığa uğramış mıyım?" Sorulardan biri buydu. Konusu: Kanaat önderleri olarak kadın köşe yazarları. Eğer farkında değilseniz, hatırlatayım: 1) Ben bir kanaat önderiyim. 2) Kadın bir köşe yazarıyım. N'oluyor? Yükselemiyorum işte. Ne uzuyorum ne kısalıyorum. Çakıldık kaldık köşemize. Şimdi hakikaten sormak isterim Milliyet'in genel yayın yönetmeni olmamam için, Hürriyet'in Ankara temsilcisi olmamam için, Doğan Medya Grubu'nun başına geçmemem için halihazırda hiçbir neden görebiliyor musunuz? Farkı göremiyorum. Ama aç yazlığı, kapa yazlığİ/kızart köfteleri/doğra domatesleri/koş denize/çık denizden; şimdi hakikaten sorarım size Hürriyet'in Ankara temsilcisi Sn. Sedat Ergin bu kalemlerden hiçbirini yapıyor mu? Hayır! E adamın aklı fikri işinde. N'oluyor? Haksız rekabet yaratıyor. MGK muhtıramsı postmodern durumlarını mı muştulayacak; beni mi çağırıyor? Çağırmıyor tabii ki beni. Oysa bana yazdırsalar, ben de yazarım bildiririm gazteme gazteme. Manşet manşet, her Türk genci ister, manşetlemek gazetesini. İsmet Berkan 4.5-5 senedir bir kere zeytinyağlı çalıfasulye pişirdi mi? (Eskiden pişirirdi.) Şimdi benim yükselemememden daha natürel ne olabilir? F tipi cezaevlerine karşı olmamdan, filan? Şimdi işte Yaz Tipi Yazılar yazılacak demektir. Ki yazılmasa da olur. Bu tarz 'Bir Adet Sinir İlleti Burjuva Kadınının Yazlık Hadiseleri' yazılarından, hele köşeciliğimin ilk iki yılında mebzul miktarda yazdığımı da, hatırlar gibi oluyorum. Hatıralar sarmış dört bir yanımı Mevzularım nerede ben neredeyim Araya şarkı da aldık mecburen. Bu arada Yıldırım, Roma'dan dönmüş. Çok hoş bir şehir, çok güzel filan dedi Roma için. Ben hiç öyle bulmamıştım. Pasaport İdaresi yurtdışına yollamasın beni en iyisi. Men etsin. Nereye gitsem beğenmiyorum. Arabada giderken yanımdaki kişiye "Ya o Almanya tam bir hapishaneydi," dedim. Düşünüyorum şimdi, geriye bakıp gerçek bir açık hava hapishanesiydi Almanya. Bu arada ciddi bir uyarı: Siz siz olun Akrep Burcu'nun gazabını üstünüze çekmeyin. Taktılar mı takıyorlar yani. Bugünkü yazının GÜNÜN UYARISI bölümü de bu olsun. Ben de artık internet geyiği ve okur mektupları yayınlasam. Yaz Menüsü olaraktan. Bu arada e-postam yok biliyorsunuz. Gökkafes adıyla maruf hukuksuzluk anıtı, Ritz-Carlton oluyormuş. Amerika'daki Ritz-Carlton Genel Müdürlüğü'ne, isimlerini İstanbul'un ortasına çakılmış o çirkin kazığa verdikleri için, onları acayip kınayan bir-iki e-postacık benim için (n'olur! n'olur!) yollayabilir misiniz? Teşekkürler. Ellerinize sağlık.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||