Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
12 Temmuz 2000

ZAPÇININ SEYİR DEFTERİ

seyirdefteri@hotmail.com
Yaz günlerinin, öğleden sonralarının ve bilhassa akşamlarının insanın canına kast eden bir tarafı mevcut. Esasında hiç ses yok, lakin her nasıl oluyorsa bigâne kalamayacağınız bir gürültü büyüyor her tarafta. Bütün pencerelerin açık olmasından mıdır, nedir, bilinmez; ağustosböcekleri, bir yerlerde biteviye çalışan iş makineleri, mahalleden tek tük geçen otomobiller, asfalta sürtünen tekerlekler gitgide büyüyen bir ses çıkartıyorlar. Büyüdükçe bir uyuşukluğun melodisi halini alıyor bu sesler. Uyuşukluğun, çaresizliğin, yorgunluğun, yalnızlığın ve maalesef, geçsin diye gözünün içine baktığımız günlerimizin. Erik ağacı, yeni mevsim gelene kadar sükûnete karar vermiş görünüyor. Kediler ortadan kaybolmuş; mutlaka bir gölgeye çekilmiş olmalılar. Bendeniz ise böyle zamanlarda mutadım olduğu üzre salondaki koltuğumda upuzun yatıyor ve kanallar arasında turlamaya devam ediyorum. Anneannem vaktinin ekserisini komşuda geçiriyor son günlerde. Bezik oynuyorlanmış. TRT 1'de, bir Sezercik filmi seyrediyorum. Sıcakta, tozun kol gezdiği bir şehirde bir nevi İstanbul müzesi gibi esasında bu filmler. Kapağı her iki taraftan da açılan oval, beyaz sandığıyla bir lahmacuncu geçiyor mesela. Bulaşık leğeni olarak da bildiğimiz mavi plastik bir tastan çıkardığı marula lahmacunu sarıp satıyor. Az ilerde, fakir Sezercik onların arasında hüzünle dolaşırken, bir simitçi ile bir lostracı ehemmiyetsiz şeylerden bahsediyorlar. İnternet keşfedilmemiş henüz. Financial Times'tan ise hiç haberi yok esnafın. Parklarda yatan, lakin saçları tertemiz fakir Sezercik simit çalıyor açlıktan ölmemek için. Peşinden koşan simitçinin parasını, artık dolmuş olarak kullanılan otomobillerden birinde oturan bir adam demir parayla ödüyor. Çok şükür, bugün hâlâ demir parayla satın alınabiliyor simitler. Lakin, başka şeyler alınamıyor bildiğim kadarıyla. Gecenin geç vakitlerine kadar seyrediyorum Sezercik'i. Sonra her yer karanlıkken uyanıyorum bir vakit. Mesut günler sahiden mevcut muydu, yoksa bendeniz mi rüya gördüm; kavramakta müşkülat çekiyorum.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.