Yeşil ada ayaktaKKTC'de gazetecilere karşı başlatılan 'casus operasyonu'na halk gülüp geçerken, olayın Başbakan Eroğlu'nu tasviye harekâtı olduğu iddia edildiHAKAN GÜLSEVEN
LEFKOŞA - KKTC'de Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a muhalif Avrupa gazetesi sahibi ve genel yayın yönetmeni Şener Levent ile bir grup çalışanın 'casuslukla' suçlanması adanın siyasi ve toplumsal hayatında dönüm noktası olmaya aday. Gazetecilerin somut iddialar olmadan tutuklanmasının ardından tepkiler artarken, pek çok yerde gösteriler düzenleniyor. Adadaki statükoya muhalefet eden ve son olarak 'Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'yla (GKK) 'sivilleşme' konusunda söz düellosuna girişen Levent'in 'casusluk şebekesi' lideri olduğu iddiaları kimseye inandırıcı gelmiyor. Ulusal Birlik Partisi'ne (UBP) oy veren bir taksi şoförünün ifadesiyle, "Düzmecedir yahu. Ama askerle uğraşırsan sonun böyle olur işte."Özeyranlı'nın 'şerri' Türkiye'den göç edenlerden Kıbrıslılara dek herkes, Levent'in adada yapılamaz sanılan şeyi yaptığını söylüyor. Levent'in KKTC
İçişleri Bakanlığı yerine Başbakanlık kanalıyla Ankara'ya bağlı olan GKK'ya meydan okuduğunu ve "Bedelini ödettireceğiz" diyen Tuğgeneral Ali Nihat Özeyranlı'nın 'şerrine uğradığı' düşünülüyor.
Adada olanlara uluslararası çevrelerden de tepki var. Brüksel'deki Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) ile bölgesel alt kuruluşu olan Avrupa Gazeteciler Federasyonu (FEJ) tutuklamaları kınadı ve tutuklananların yaşamlarından ciddi kaygı duyulduğunu açıkladı. İki örgüt, Denktaş'tan meslektaşlarının sağ ve güvende olduklarını doğrulamasını ve gözaltına alınmaları hakkında açıklamada bulunmasını istedi.
Adadaki 'cadı avı' bir yandan da tepkilerin açığa çıkmasını sağladı. Karanlık çöktüğünde adada mitingler başlıyor. Temel talep ise GKK Komutanı Özeyranlı'nın görevinden alınması, yerine KKTC vatandaşı bir subayın gelmesi ve bu kuruma bağlı polis teşkilatının içişleri bakanlığına bağlanması. Adadaki ülkücüler de GKK'na destek ziyaretlerini ihmal etmiyor.
KKTC'de olay patlak verdiğinden beri tirajı 1200'den 2500'e çıkan Avrupa gazetesi yayımını sürdürüyor. Ancak gazetenin bazı çalışanlarının tehditler üzerine iş bıraktığı söyleniyor. Önceki gün delil yetersizliğinden serbest bırakılan gazetenin yazarları Ali Osman Tabak ve Harum Denizkan
ise işlerinin başına geri döndü. Tasfiye planı İki yazarın bırakılmasının ardından 'cadı avının derin yönüne' ilişkin ipuçları da ortaya dökülüyor. Ortaya atılan bir iddiaya göre, casusluk operasyonu KKTC lideri Denktaş'ın Başbakan Derviş Eroğlu'nu tasviye etme planının bir parçasını oluşturuyor. Serbest bırakılan iki gazeteci sorgularında kendilerine ısrarla, Eroğlu'nun
evinde Levent, Denikkan ve Arif nisandaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayı olan Hasan Tahsin'in birlikte yemek yediği yolunda ifade imzalatılmak istendiğini öne sürdü. Böylece, açıkça Denktaş yanlısı yayın yapan 'Kıbrıslı' gazetesinin daha önce ortaya attığı 'Eroğlu, Levent'le ittifak içinde' imâları açıklığa kavuştu.
Bu konuda Radikal'in sorularını yanıtlayan Eroğlu ise bu
imaları 'son derece çirkin' diye nitelendirirken, "Bu konuyla ilgili yargıya başvurdum" dedi.
Adı casusluk davasıyla anılmaya başlanan Eroğlu bu konuda olay yargıya intikal ettiği için konuşmak istemedi. Denktaş'la 'kavgalı olan' Eroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmek zorunda kalmıştı. Eroğlu'nun bu kararına aldığı 'bazı tehditlerin' neden olduğu iddia edilmişti.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|