Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
13 Temmuz 2000

Kamulaştırma azabı

Kalıcı konutlar için yapılan kamulaştırmalar, tek geçim kaynakları olan toprakları çok düşük bedellerle ellerinden alınan köylüleri isyan ettiriyor
Haber ResmiTİMUR SOYKAN
KOCAELİ / YALOVA - Kalıcı konut inşa edilmesi için yapılan kamulaştırmalar, köylülerin kâbusu oldu. Çiftçilik yapan köylüler, tek geçim kaynakları olan toprakları kamulaştırılınca işsizlikle karşı karşıya kaldı. Topraklarının çok düşük bedellerle alınmasından da şikâyetçi olan köylüler konutların Hazine arazilerine yapılmasını isterken, kamulaştırılan alanların yüzde 95'inin şahıslara ait olması dikkat çekiyor.
Bir yandan kalıcı konutların kasım ayına kadar bitip bitmeyeceği tartışmaları sürerken, kamulaştırma çalışmaları da tepkilere neden oluyor. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'nın yaptıracağı
30 bin 693 konut için çalışmalar tamamlandı, Dünya Bankası'nın finanse ettiği 12 bin 68 konut içinse çalışmalar sürülüyor. Bakanlığın yaptıracağı konutlar için yaklaşık 8.6 milyon metrekare, Dünya Bankası'nın konutları için ise 5 milyon 250 bin metrekarelik alan kamulaştırıldı. Seçilen alanların neredeyse tamamını şahsa ait araziler oluşturuyor. Bugüne dek kamulaştırılan toplam 1425 hektar alanın bin 365 hektarı vatandaşların mülkiyetinde.
Bir paket sigara parası Kamulaştırılan alanların bedeli, Mal Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü, Kadastro ve Belediye Encümeni temsilcilerinden
oluşan 'Kıymet Takdir Komis-yonu' tarafından, metrekare
üzerinden belirleniyor. Kurulun arazilerin metrekaresi için 900 bin lira ile 12 milyon lira arasında değişen bedeller öngördüğünü söyleyen vatandaşlar, topraklarının ellerinden 'neredeyse bedava' alındığını ifade ediyor. Bir metrekare için 900 bin lira bedel biçilen Sakarya'nın Kara-man Köyü sakinleri, birinci derece tarım alanı olan arazilerinin yok pahasına ellerinden alındığını, buna karşı 'bedel artırımı' davası açtıklarını anlatıyor.
Yaklaşık 3 bin metrekare arazisi kamulaştırılan Ahmet Alkan, arazilerinin bir paket sigara parasına kamulaştırıldığını söylüyor. Komisyonun belirlediği değerin çok düşük olduğunu belirten Alkan, "Biz geçimimizi topraktan ve hayvancılıktan kazanıyoruz. Depremzedelere ev yapalım derken bizi mağdur ettiler. Arazimiz sudan ucuza elden gidiyor" diyor.

Verimli alanlara darbe
Yalova'da kalıcı konut alanı olarak belirlenen Geyikdere Köyü, şeftali, kiraz, erik, elma, ceviz, zeytin bahçeleri ile çevrili. Köylülerin tek geçim kaynağı olan bu verimli topraklara dozerlerin girmesi köylüleri isyan ettiriyor. Çalışmaları durdurmak, bahçelerini kurtarmak için dozerlerin önüne geçmişler ama fayda etmemiş. Bahçelerde halen 800 bin meyve fidanının sökülmesi çalışmaları sürüyor. Oysa kamulaştırılan şahıs arazilerinin hemen yanında fundalık binlerce dönüm Hazine arazisi bulunuyor.
1 milyon 300 bin metrekarelik alana yapılacak yaklaşık 3 bin konutun Geyikdere Köyü'nü bitireceği konusunda kimsenin şüphesi yok. Artık insanlar köyleriyle vedalaşıyor. En büyük kaygıları
ise, bahçelerinin ellerinden alınmasından sonra içine düştükleri çaresizlik ve işsizlik. Arazilerinin metrekaresine 2.5 milyon lira ile 4 milyon lira arasında değer biçildiğini söyleyen Geyikdere Köyü muhtarı Mustafa Eryiğit, "İki ay önce burada köylüler arazilerinin metrekaresini 8 milyon liradan satıyorlardı. Devlet bu arazilere
3 milyon lira veriyor. Üstelik şahsa ait kamulaştırılan arazinin hemen yanında binlerce dönüm Hazine arazisi var ve fundalık. Konutları o topraklara yapmayı kabul etmiyorlar" diyor. Eryiğit, "Köyümüzün tek geçim kaynağı, meyvecilik. Buradaki insanların bahçeleri elinden alındığında yapabilecekleri hiçbir iş yok. 40 yaşından sonra insanlar nerede iş bulacak" diye konuşuyor. Yörede yüzbinlerce ağaç kesildiğini de vurgulayan Eryiğit, "Tam anlamıyla bir çevre katliamı yapılıyor. Çevreciler nerede?" diye soruyor.
Kamulaştırılan arazisini tırnakları ile kazarak oluşturduğunu anlatan Zahit Cengiz'in, yıllar süren emeklerinin ürünü olan tüysüz şeftali bahçesinde ağaçları kesilmeye başlanmış. Olgunlaşmadığı için henüz şeftalileri toplamamış. Bir gün gelmişler ve "Üç günde meyvelerini topla, yoksa keseceğiz" demişler. Tengiz, "Ben bu yaştan sonra ne yaparım. Bütün emekleri bir çırpıda yok ettiler. Nerede iş bulurum. Çoluğuma çocuğuma nasıl bakarım?" diyor.

Onlar da depremzede
Geyikdere Köyü'nde deprem felaketinde 23 bina yıkılmış. Ancak köylüler, arazilerine yaptırılacak kalıcı konutlardan da yararlanamıyor. Çünkü köylülere sadece 3 milyar lira 'Evini Yapana Yardım Kredisi' veriliyor. Deprem felaketinde evini kaybeden Kazım Türker, "Binalarımızın yıkıldığı yetmiyormuş gibi bir de bahçelerimizi elimizden alıyorlar. Biz de depremzedeyiz. Ama köylü olduğumuz için haklarımızdan yararlanamıyoruz" diye konuşuyor. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İnşaat İşleri Genel Koordinatörlüğü Müdürü Ali Toklu da bedelleri düşük bulmaları halinde vatandaşların bedel artırımı davası açabileceklerini belirtiyor. Ancak binlerce ağacın geri gelmesi mümkün değil.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.