![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Peki, ya orman? gsak@radikal.com.trVergileme rejimimiz belli bir zaman diliminde hangi tür gelir akımlarının nasıl vergileneceğine ilişkin esasları belirliyor. Hani bir taraftan 'Ağabey, bu memlekette kimse vergi vermiyor' diye yakınıyor, diğer taraftan da her yeni vergi düzenlemesinde 'Yine mi ben vergi vereceğim?' diye sinirleniyoruz ya, işte 'kimin' belli bir zaman dilimi içinde elde ettiği 'ne tür' gelirini devletle 'nasıl' paylaşacağını bu sistem belirliyor. Diğer taraftan elde edilen belli bir gelirin devletle nasıl 'paylaşılmayacağı'nın çerçevesi de aynı sistem tarafından çiziliyor. İşte o zaman vergileme rejimine yerleştirilmiş olan istisna ve muafiyetlerden yani 'vergi teşvikleri'nden bahsediyoruz. Devlet bazı iktisadi faaliyetleri desteklemek istediği zaman vergi teşviklerini de bir araç olarak kullanabiliyor. Vergi teşvikleri bahsinde son dönemde güncel bir hadise var. Finansal piyasaların sigortacılığa yakın ucunda bir heyecan gözlemleniyor. Herkes bireysel emeklilik sisteminin nasıl bir vergileme rejimine tabi olacağını öğrenmeye çalışıyor. Hem bireysel emeklilik ile ilgili tasarı, hem de konuya ilişkin vergi düzenlemeleri hazır Meclis'te beklerken gelin bugün bu konuya bir başlangıç yapalım. Bireysel emeklilik sisteminin vergileme rejimine ilişkin bir bakış açısı geliştirmeye çalışalım. Malum, bakış açısı olmadan öneri ve fikir de olmuyor. Sayın Celali Yılmaz'ın SPK Yayınlar'ında 1995 yılında çıkan 'Sermaye Piyasalarında Vergilendirme' adlı kitabını hiç gördünüz mü? Sayın Yılmaz özellikle sermaye piyasaları alanında vergi mevzuatının sık değiştirilmesinin ve yeni araçlarla ilgili olarak kısmi değişiklikler yapılmasının vergileme rejimimizi giderek daha karmaşık ve anlaşılması zor bir hale getirdiğini vurguluyor. Peki, ama bu neden böyle oluyor? Kestirme ve kötü niyetli bir yorumla ortadaki karışıklığın nedeninin hepimizi her an yeminli mali müşavirlere muhtaç hale getirmek olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama pek de doğru yapmazsınız. Bize kalırsa ortadaki karışıklığın temel sorumlusu Maliye idaresi değildir. Aslında vergi düzenlemeleri sermaye piyasası alanında getirilen değişikliklerin yalnızca bir yansımasıdır. Burada değişimi gerektiren, aktif olan, sermaye piyasası alanındaki yeniliklerdir. Maliye idaresi vergileme rejimini finansal piyasalardaki değişime uyarlamaya çalışmaktadır. Finansal piyasalardaki her değişikliğe karşı vergileme rejiminde kısmi çözümler üretiliyor olmasının temel nedeni, bize kalırsa, finansal sisteme ve özellikle sermaye piyasalarına ilişkin yeniliklerin başlangıçta sistematik bir biçimde ortaya konulamamasıdır. Sermaye piyasaları alanındaki strateji eksikliği vergileme rejiminin yalnızca daha da karışmasına yol açmaktadır. Her seferinde ağaçlarla uğraşmaktan, orman gözden kaçırılmaktadır. Yama üstüne yama ile idare edilmeye çalışılmaktadır. Bireysel emeklilik sistemi yalnızca sosyal güvenlik sistemimiz açısından değil, finansal piyasalarımız açısından da bir yenilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu finansal yenilik için vergileme rejimi tasarlanırken akılda tutulması gereken temel husus, bu yenilik ile finansal piyasalarımızın nasıl bir biçim almasının arzulandığıdır. Bireysel emeklilik sisteminin finansal piyasaları geliştirme stratejisi içinde üstleneceği işlev ön plandadır. Bakınız, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü Sayın M. Akif Hamzaçebi de 5 Temmuz tarihinde Finansal Forum gazetesindeki yazısında bu noktaya işaret etmektedir. Sayın Hamzaçebi bireysel emeklilik sisteminin 'mali sistemdeki yapı ve enstrümanlar dikkate alınarak düzenlenmesi' gerektiğini özellikle vurgulamaktadır. Peki, ama o zaman ortadaki karışıklık nereden kaynaklanmaktadır? Meclis'teki tasarı bu amaca ne kadar hizmet etmektedir? Problem nereden kaynaklanmaktadır? Pek yakında bu köşede, efendim. gsak@radikal.com.tr
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||