![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Ev ödevi olarak duvar Duvar bu dünyaya bir ev ödevi olarak gelmiştir:Önce ev kuruldu, sonra duvar. Evlerin sayısı artınca ülkeler kuruldu ve her ülke diğerine bir duvar oldu. Büyütmeye, duvar gibi cümleler örmeye gerek yok: İnsanın olduğu her yerde bir duvar vardır. Ya da duvar bizzat insandır. Varoluşuna dair kaygıları artıkça yokoluşunu da hazırlayan insan için, benzetmek gerekirse, duvardan sağlam metafor bulunamaz. Hem duvar metafordan da üstündür çok bakıma. Duvar elbette örülebidiği, kurulabildiği gibi yıkılabilir de bir şeydir. Fakat kolay mıdır? Bir duvarı yıkmakla insanın kendisini yıkması arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de aynı ölçüde kolay ve zordur. Bence bir gün duvar yıkılacak, insanın yıkılıp yeniden kurulduğu gün. Duvar da kalmayacak ortada, insan da. O gün ne zamandır, yeni insan kimdir, onu bilemem. Bildiğim, insanla duvar arasında hiçbir uzaklık olmadığıdır. Duvarın taştan örüldüğü doğrudur. Aslında insan da taştan örülmüştür. Taştan bir kalp, taş gibi sözler ve duvar gibi bir sessizlik de insana mahsus değil midir? O yüzden içimizdeki duvar/dışımızdaki duvar edebiyatı yapmanın da anlamı yok. Belki de oturan duvar, ayağa kalkan duvar, koşan duvar, yorulan duvar, kaçan duvar, bağıran duvar gibi duvarın hallerinden söz etmek daha doğru. Hem bazen bir duvarda bir gedik açılması, duvardan bir taş düşmesi, bütün duvarların zayıfladığı, eskidiği, yıkılmaya yakın olduğu anlamına gelmez ki! Ece Ayhan'ın deyimiyle bir 'kötülük topluluğu'nda iyilik nasıl arkaik bir kavram veya eylemse, taş topluluğundan oluşan duvarla insan topluluğundan oluşan duvarda da, kötülük sağlıklı ve sağlam bir biçimde örülmeyi, yükselmeyi sürdürecektir. O yüzden gereksiz telaşa, paniğe ve korkuya mahal yoktur. Evlerin birbirine ve ülkelerin birbirine duvar olmasInın tarihi eskidir. Ne kadar eski olduğunu hatırlamanın bir faydası yoktur kanımca. Ama insanın bir duvar olduğunu keşfetmesi çok eskilere gitmez. İnsanlar toplu bir biçiminde 'birey' olduklarını keşfettiklerinde, kimse kimseye söylemese de, 'duvar' olduklarını da keşfettiler. Yani, duvarların sağır oluşlarıyla, insanların birbirlerine sağır oluşları, hepimizin başına gelen aynı taş sebebiyledir. Hepimiz duvarın bir parçasıyız. Birimizin o duvardan sökülmesi duvara dokunmaz, olan yine bize olur. Duvarın bir parçası olmak bu yüzden güvenlidir, en azından geceleri taş gibi uyuruz ve hiçbir şeye üzülmemek için taş gibi oluruz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||