![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kredi notu mahfie@garanti.com.trİç borç stokumuz yaklaşık 30 katrilyon lira. Ya da bugünkü kurlarla düşünürsek 48 milyar dolar. Hazine, dış borç serisini geriye giderek düzeltmeye tabi tuttu. Bu yılın ilk çeyreğine ait verilere göre dış borç stokumuz 103.5 milyar dolar. Bu ikisini topladığımızda yaklaşık 152 milyar dolar tutarında toplam borç stokuna ulaşıyoruz. Bu yılın GSMH'sını 215 milyar dolar olarak düşünürsek, mevcut rakamlara göre, iç borç yükümüz yüzde 23; dış borç yükümüz yüzde 48 ve toplam borç yükümüz de yüzde 71 olarak ortaya çıkıyor. Borç göstergeleriyle ilgili önemli bir başka oran, kamu kesiminin borç yükü. Kamu kesiminin toplam borç yükü yine son verilere dayanarak yaklaşık yüzde 48 olarak hesaplanıyor. Yani Türkiye kamu kesimi borç yükü alanında Maastricht kriterini (yüzde 60'ın altı) tutturmaya devam ediyor. Bir ülkenin kredi notunu etkileyen önemli faktörlerden olan borç göstergeleri açısından durumumuz iyiye gidiyor. Kur çıpası nedeniyle Türkiye'nin iç borçlarının dolar cinsinden miktarı artacak ve borç stoku/GSMH oranı bu kez dış borçlar yerine iç borçlar nedeniyle yükselecek olmasına karşılık kredi notu açısından dış borç yükü ve kamu kesimi borç yükü daha önemli göstergeler. Gayri safi milli hasıla, geçen yılın negatif gidişinden pozitife dönerek ilk çeyrekte yüzde 4.2'lik bir büyüme oranına ulaştı. GSMH'deki bu olumlu trend iki önemli etki yaratacak kredi notu üzerinde: (1) Ekonominin büyümeye geçmiş olması ekonominin sağlıklı gittiği anlamında başlı başına olumlu bir gösterge olacak. (2) GSMH'nın artması, borç stoku/GSMH oranının, yani borç yükünün azalmasına yol açarak bir başka olumlu gelişme yaratacak. Enflasyondaki düşme eğiliminin de kredi notunda önemli bir etki yaratacağı açık. İlk beş ayın sonuçları, enflasyonun son yılların en düşük düzeyine indiğini ve düşüş eğiliminin devam ettiğini gösteriyor. Bu gelişmenin yıllar yılı Türkiye'nin kredibilitesini olumsuz etkileyen kamu kesimi finansman açıklarının, en azından faiz dışı denge bozukluğunun, giderilmesiyle sağlanması olumlu görünümü daha da olumlu etkiliyor. Bir başka deyişle Türkiye'nin uzun yıllar en önemli sorunu olan kamu kesimi açıkları sorununu, kalıcı önlemlerle çözerek enflasyonu düşürüyor olması çok önemli. Yapısal düzenlemelerin takvime uygun olarak sürdürülmesi, özelleştirmenin yıllar sonra ilk kez hız kazanmış olması, IMF raporlarındaki olumlu hava, Türkiye'nin borç ödemelerinde hiçbir aksamaya yer vermemesi, dış piyasalardan borçlanmadaki büyük başarı kredi notunu etkileyebilecek diğer önemli gelişmeler. Bir başka olumlu gelişme, siyasal istikrarın bozulmadan sürdürülebilmesi. Bu, zaten yukarıdaki bütün gelişmelerin temel taşı. Buna karşılık iki tane olumsuz görünen gelişme var. İlki cari açığın tahminlerin üzerinde büyümüş olması. Bunu kalıcı bir gelişme olarak görmüyoruz. Yılın ikinci yarısında açık, bu hızla sürmeyecek. İkincisi, KİT'lerin finansman açıklarının büyümeye başlaması. Kamu kesimi fiyatlarının, kur çıpasına ek bir çıpa olarak kullanılmasının kaçınılmaz sonucu KİT'lerin finansman dengelerinin bozulmasıdır. Bugünlerde bu sıkıntıyla karşılaşıyoruz. Kısa vadede bu sıkıntının çözümü dış kaynak. Orta-uzun vadeli çözüm ise özelleştirme. Olumlu ve olumsuz gelişmeleri yan yana koyduğumuzda yakın gelecekte Türkiye'nin kredi notunda yükselme olmasını bekliyoruz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||