Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
13 Temmuz 2000

'Kürt sorunu'na çözüm!

Türkiye'de bir 'Kürt sorunu' olduğunu düşünenler, şimdi
bunun çözümü için yeni hazırlıklar içerisindeler.
Artık Türkiye'de silahlı, şiddete dayalı ayaklanma tarzı mücadelelerle hiçbir yere varamayacaklarını anlamış bulunuyorlar.
Saptadıkları hedefleri, günün koşullarında yeniden formüle ediyorlar.
PKK denemesinin vardığı noktayı görüp; şiddeti reddediyorlar.
PKK'nın bile kendisine önce hedef olarak saptadığı otonomi ve hatta bağımsızlık gibi noktaları, ne kadar hayalci olduğunu gördüklerinden, tamamıyla reddediyorlar.
Geçmiş dönemden edindikleri derslerden yararlanacaklarını da söylüyorlar.
Yeni kurmayı tasarladıkları partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmayacak esasları içermesi herhalde alınmış olan derslerden biri olmalı.
En önemli nokta yeni partinin açıkça 'etnik temel'e dayanmayacak olması.
Ama eskinin derslerini sadece kendilerinin değil, yargıçların da almış olduğunu varsayıyorlar.
Cumhurbaşkanı Sezer'in, Anayasa Mahkemesi Başkanı iken Demokratik Kitle Partisi'nin kapatılması aleyhine oy vermiş olmasını 'olumlu bir işaret' olarak görüyorlar.
Yasaların yorumunun günün gelişen koşulları içerisinde yapılmasını beklediklerini ifade ediyorlar.
Bu temel çerçeveler içerisinde kalacaklar, ama "Bu kendimizi yüzde 100 resmi görüşe mahkûm edeceğimiz anlamına gelmez" de diyorlar.
Mücadelelerini 'demokrasi için' yapacaklarını söylüyorlar, ama "Türkiye demokratikleşirse; bu ortam içerisinde Kürt sorunu ortadan kalkar mı?" sorusuna, "Evet kalkar" yanıtını vermiyorlar.
"Türkiye'nin en önemli sorunu, Kürt sorunudur. Bu sorun çözümlenmeden Türkiye'nin diğer sorunları çözümlenemez" gibi ısrarlı bir tutum sergilemeleri, konuyu bir 'herkese eşit demokratik haklar' konusu olmaktan çıkarıyor.
Bugüne kadar kabul edilmeyen; etnik ayrımcılık havasına sokuyor. Gündeme; bilinen, Türkiye'de yaşayanların Türk sayılması üst kimliği kabul edilmesi yaklaşımını reddeden 'Kürt kimliğinin tescili'ni getiriyorlar.
Kürt kültürünün geliştirilmesi için gerekenin yapılmasını ve Kürtçenin özgürce eğitim ve yayın dili olarak kullanılmasını istiyorlar.
Görünüşte gerçekleşmesi istenen, demokratik gelişmenin parçası sayılabilecek sorunların, şimdi mevcut diğer siyasi partiler kanalıyla çözümlenebileceğine ise hiç inanmıyorlar.
Hedeflerine ancak kendi kuracakları partiyle ulaşacaklarını düşünüyorlar. Yasalar izin vermediği için kurulacak partinin diğer partilerden farklı görülmemesi için adında ve esaslarında 'Kürtçülük' beklememek gerekir. Ama gerek kurucuların çoğunluğu, gerek partinin
programında yer alacak bazı hususlar herhalde gerçek hedeflerin işaretleri olacak.
Kürt kökenli siyasetçilerin çalışmalarında belirgin olan husus; yakın geçmişten ders alındığının görülmüş olması ve dünya ile Türkiye'de demokratikleşme eğiliminin hızlanmasından doğan beklentinin artması.
Bunun yanında; dış dünyadan bekledikleri siyasi destek de var.
Şiddetle varılamayan amaçlara; demokrasi ve siyaset ile dünya özgürlük normlarına uyma eğilimine dayanarak varılacağını düşünüyorlar.
Görevleri ve uzmanlık dalları Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü korumak olanlar gelişmeleri herhalde yakından izliyorlar.
Yasal çerçeveler içindeki gelişmeler ve bunların ardında var olabilecek amaçlar bu çevrelerin hiç yabancısı olduğu konular değil.
Bütün gözlemlerden sonra bir değerlendirme yapmak gerekirse; belli bir hedefe doğru ilerlemek isteyen, bir grup Kürt kökenli vatandaşın siyasi hareketi belirgin bir zemine oturmuş görünüyor.
Başarılı olup, saptadıkları hedeflere varmaları için, bir yandan yasalarda değişiklikler yapılması, diğer yandan kanunları uygulayan yargıçların yaklaşımlarının değişmesi gerek.
Bunlar hemen ve kolay gerçekleşecek hususlar değil.
Ama Türkiye'deki demokratikleşmeye zarar vermeden, önünde engeller yaratmadan sürdürülecek bir siyasi harekete kim ne diyebilir?
Yeter ki Anayasa'nın temel maddeleri arasındaki 'bölünmez bütünlük' savunmasının sorumluluğunu üstlenmiş olan kurumlar ve onların yanındaki kamuoyu ile çatışmadan hareket sürdürülsün.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.