Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
23 Temmuz 2000

Dış konjonktür zorluyor

İstikrar programında içeride bir sıkıntı olmadığını belirten Erçel, 'AB ve ABD'de enflasyonun yüksek çıkması, petrol, bağlı ürünleri ve dolardaki yükselmeler bize yardımcı olmuyor' dedi
Haber ResmiÇEŞME - Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel uluslarası konjonktürden yakındı. Ekonomik programın uygulanması konusunda içeride herhangi bir sorunun yaşanmadığını belirten Erçel, uluslarası piyasalarda yaşanan birtakım gelişmelerin programın uygulanmasında yardımcı olmadığını söyledi. Erçel, "AB'de enflasyon yüzde 1 olarak tahmin edilirken yüzde 2.4 çıktı. Yine ABD'de de enflasyon yüksek gerçekleşti. Petrol fiyatı ve buna bağlı olarak diğer temel hammaddelerin fiyatları ve dolar yükseldi" dedi. Ancak Erçel, Avrupa'daki ekonomik büyümenin ise uluslararası konjonktürde olumlu bir etken olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Özelleştirmeler rahatlattı
2000 yılındaki 7.5 milyar dolarlık özelleştirme hedefinin yüzde 70.3'lük bölümünün, bugüne kadar gerçekleştirildiğini belirten Erçel, programın uygulanmasında bunun büyük rahatlık sağladığını ifade etti. Erçel, enflasyonla mücadele konusunda başarılı olmuş ülkelerden Arjantin, Meksika ve Brezilya'da Türkiye'dekine benzer programlar uygulandığını hatırlatarak, "Kur politikasının uygulanması konusunda onlardan çok daha iyi durumdayız. Ödemeler dengesinde en önemli unsur kur politikasıdır. Onda bir bozukluk yoksa soru işaretleri koyacak bir şey de yoktur. Ama sürekli önlemler alarak gitmek gerekir" dedi.

AB'yle birlikte reyting artacak
Ege Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin Çeşme'de düzenlediği toplantıya katılan Erçel, ekonomik programın ilk altı aylık sonuçlarını değerlendirdi. Programın temel amacının enflasyonu düşürmek olduğunu belirten Erçel, "Nihai amaç, tüketici enflasyonunu 2000'de yüzde 25, 2001'de yüzde 12, 2002'de de yüzde 7'ye düşürmektir. Para-kur politikası, enflasyonla mücadelenin temelini oluşturuyor. Bunu destekleyen önlemler de alınıyor" dedi.
Erçel, Avrupa Birliği'ne (AB) tam üye olduğunda Türkiye'nin reyting sorununun kalmayacağını, AB ile birlikte Türkiye'nin reytinginin de 3A veya 2A olacağını söyledi. Enflasyon oranı düştüğünde Maastricht kriterlerinin tutturulacağını, Türkiye ekonomisinin AB'nin beşinci önemli ekonomisi haline geleceğini kaydeden Erçel, şöyle devam etti:
"Enflasyonla mücadelede toplumsal uzlaşma son derece önemli. Programın kredibilitesinin yüksek olması önemli. AB'ye üye olmanın hem güzellikleri, hem de sanatsal yönleri var. Döviz kurlarını düzenleme konusunda sanatsal denilebilecek çalışmalarımız var. Tüketici fiyatları endeksi mevsimsel değişmelerden arındırıldığında, çok süratle iniyor. Yüzde 80'lerden 20-30'lara gidiyor. Hem üretimi artıracağız, hem enflasyonu düşüreceğiz. Başlarda, 'İkisi bir arada olur mu?' denildi, ama oluyor. Sanayi üretiminde yüzde 8 artış var. Program 5.5'lik büyümeyi öngörmüştü." Kamu finansman dengesinin sağlanmasının önemine işaret eden Erçel, ilk altı ayda bütçe gelirlerinin yüzde 106 arttığını, faiz dışı kamu harcamalarının yüzde 5.1 düştüğünü ifade etti. Erçel, "16 yıldır görülmeyen bir olay olmuş" diye konuştu.

'Ücretlere eğilmek lazım'
Programın uygulanması sırasında alınan sonuçlardan bazılarının beklendiği şekilde, bazıların ise beklenilenden daha
iyi olduğunu belirten Erçel, "Gelirler ve ücretler politikasına daha fazla eğilmemiz lazım. Ama en önemlisi bu program, yüksek kredibiliteyle başladı. Bu bizim için enflasyonun yüzde 7'lere düşürülmesinde en önemli unsur olacaktır" diye konuştu.
Erçel, bütçe açığının 2002'de tamamen ortadan kalkacağını, özel sektörün kâr marjı düşse de devletin elini yatırım kaynaklarından çekmesiyle finansman ve dolayısıyla yatırım kaynaklarının artacağını savundu. Gazi Erçel, özelleştirmenin çağın gereği olduğunu dile getirerek, "Özelleştireceksiniz, bunun başka yolu yok" dedi.

'Hiç, başardık demedim'
Programda çok iyi sonuçlar alınmasına rağmen hiçbir zaman 'Başardık' demediğini ifade eden Erçel, "Bu devamlı bir mücadeledir. Türkiye 1. sınıf ülke olmak istiyorsa, hem gücünü kullanmalı, hem fikir üretmelidir. Kamu sektörünün de özel sektörün de hem sorumlulukları, hem avantajları var.
İkisi birbirini destekliyor, beklentileri iyi yöne götürmekte işin sanatsal yönünü oluşturuyor" dedi. Erçel, devletin insanına iş sağlamak zorunda olduğuna dikkat çekti. Kamunun görevlerinin başında, sağlıklı makro-ekonomik politikalar uygulamanın ve enflasyonla mücadele etmenin bulunduğunu anlatan Erçel, bunlar bir araya geldiğinde istihdam ve yatırım olanaklarının da artmış olacağını dile getirdi. Toplantıya, İzmir milletvekilleri Süha Tanık, Güler Arslan, Rahmi Sezgin ve ESİAD üyesi işadamları katıldı. (aa)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.