Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
23 Temmuz 2000

Bir başka tahkim

mahfie@garanti.com.tr
Tahkim, Anayasa değişikliği ile gündeme geldi. Oradaki anlamı hakeme başvurma. Tahkimin bir anlamı da sağlamlaştırma. Konsolidasyon adı da verilen bir borç erteleme yöntemi. Buna göre borçlu, alacaklıyla masaya oturup bir anlaşma yapıyor ve borcunun vadesini uzatıyor. Bu uzatma genelde faizlerin yükseltilmesiyle sağlanıyor. Türkiye uygulamasında ertelemeden farklı olarak borç - alacak ilişkisinin parasal bir ilişki yerine karşılıklı silme işlemiyle yürütülmesi ya da hesaplaşma anlamındaki işleme tabi tutulmasına da tahkim deniyor.
Geçmişimizde pek çok tahkim işlemi var. Bunların en kapsamlılarından birisi 1961 yılında, diğeri de 1985 yılında yapılmıştı. Yapılan işlem özetle şöyle: Diyelim ki KİT'ler arasında yer alan A'nın B'ye, B'nin de vergi dairesine borcu var. Hazine, her iki KİT'in de sahibi olduğu için onlara sermaye borcu var. Bu durumda Hazine'nin A'ya sermaye ödemesi yapması; A'nın o parayla B'ye olan borcunu kapatması; B'nin de bu parayla vergi dairesine olan vergi borcunu ödemesi gerekiyor. Böyle bir ilişkide Hazine'nin parasal bir ödeme yapmasına gerek yok. Bu paranın borçlusu da, nihai alacaklısı da Hazine olduğu için borcun ve alacağın karşılıklı olarak silinmesi yeterli. Eğer B'nin vergi dairesine borcu yoksa o zaman bu ilişki yürütülemiyor. Ya da yürütülebilmesi için paranın Hazine tarafından gerçekten ödenmesi gerekiyor. Bu tür bir işlemde sisteme sokulan para, sonuçta Hazine'ye dönmeyeceği için, reel bir gider yapılmış oluyor. O nedenle bu işlemi yapabilmek için ek kaynağa gereksinim var.
Parasal bir hareket ya da reel bir gider yaratmasa bile bu tür piyasa ilişkilerini bozucu tahkimlere karşı çıkmak gerekli. Çünkü bunlar, kötü alışkanlıkların sürmesine yol açan af kanunları gibi çalışıyor. Bir kez borcunu tahkim yöntemiyle ödeyen kamu iktisadi teşebbüsü, gelecekte de tahkim yapılacağını düşünerek, borç ödememeyi ya da borcunu ekonomik bir veri olarak görmemeyi adet haline getiriyor. Bütün bu kötülüklerine karşılık bu aşamada, en azından parasal gelir - gider yaratmayacak bir tahkim yapılmasının zorunluluğunu kabul ediyoruz. Madem ki yeni bir programla yola çıkıldı, madem ki her şeye yeniden başlayacak noktadayız, o halde bu tür yapay borç - alacak ilişkilerinin programı bozmasına izin vermemek gerekiyor. Yani son kez olmak üzere bir tahkim yapıp bu birikintiyi temizlemekte yarar var.İlk altı aya ilişkin bütçe sonuçlarının son derecede olumlu olduğu, faiz dışı fazlanın 4.8 katrilyon liraya ulaştığı bir noktada tahkimi yeniden ve son kez olmak üzere ele almak, ilk bakışta, programı bozacak gibi görünse de aslında programın geleceğini sağlamlaştırmaya yarayacak. Üstelik bu tür bir temizlik, ileride özelleştirme kapsamına girecek olan, kamu iktisadi teşebbüslerinin üzerindeki yapay yükleri de kaldırarak, gereksiz görünüm bozukluklarını düzeltecek.
Kamu iktisadi teşebbüslerinin sorunları masaya yatırılırken bu konuyu dikkate almak gerekiyor.
mahfie@garanti.com.tr


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.