Kim eşikten atladı!Kim Basinger, 'Rüyamdaki Afrika'da Afrika'nın zorluklarıyla mücadele ediyor. Bir zamanların 'seks sembolü' Basinger, görünüşü sayesinde önünde açılan birçok kapıya rağmen bugünkü
yerine yeteneğiyle geldiğini düşünüyor LOS ANGELES - Kim Basinger'ın hikâyesi tipik bir Hollywood hikâyesi, meşhur olmak isteyen çekingen kasaba kızının masalı. Ünlü olmak için Hollywood'a geliyor. Playboy'a poz veriyor. Bond kızı oluyor. '9.5 Hatfa' ile 'seks sembolü' unvanını iyiden iyiye sahipleniyor. Ardından bir iflas geliyor. Basinger'ın mali krizleri 1989 yılında, küçük bir kasabayı 20 milyon dolara satın almasıyla başlıyor. Birkaç yıl sonra da Main Line Pictures tarafından dava ediliyor, nedeni ise 'Helena'yı Sarmak'ta oynamayı kabul etmesi; ancak sonra vazgeçmesi. Davayı kaybetmesi güzel yıldızın 8.1 milyon dolarına mal oluyor. Ancak bütün bu zorluklara rağmen Kim Basinger, Holllywood'da bir yerlere gelebilmek için mücadelesini sürdürüyor. 'Hazır Giyim', 'Gerçek McCoy' ve 'Batman' gibi birçok filmde oynuyor. Ve ait olduğu yere gelebilmek için verdiği mücadale Alec Baldwin'le evlenmesi, bir kız çocuğu doğurması ve 1997'de 'Los Angeles Sırları'yla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazanmasıyla son buluyor.
Uzun zamandan beri ortalıklarda görünmeyen, uzun sarı saçlarını kestirerek 'seks sembolü' sıfatından da oldukça uzaklaşan Kim Basinger, yeni filmi 'Rüyamdaki Afrika'da çetin bir safariye çıkıyor. Filmin çekimleri için kocası ve kızıyla İtalya'dan Afrika'ya uzanan farklı bir yolculuğa çıkan Basinger, altı ay boyunca istediğini yaptı; yani 'medeniyetten uzakta kaldı.'
Afrika'ya gitmenizin nedeni sadece 'Rüyamdaki Afrika'nın çekimleri miydi?
Medeniyetten uzak kalmayı her zaman istemişimdir. Altı ay her şeyden uzak kalmak bizim için çok özel bir deneyim olacaktı. Ben bu sıra dışı yerde hem yaşamayı öğrenmeli, hem de işime gerçekten konsantre olamalıydım. Tatlı bir tehlikeydi; çünkü Afrika 'nın topraklarında her şey tehdit edici.
Çekimlerde Afrika'da bir nevi tatil yaptınız denilebilir mi?
Kesinlikle hayır! Haftanın yedi günü çalışıyordum. Ancak pek çok korkumu yenmem ve yeni deneyimler yaşamam açısından nefes kesici bir seyahatti. Örneğin yılanları tutmak, cipi sol elle kullanmak ve bunun ata binmek gibi bir şey olduğuna kendimi ikna etmek.
Bu yolculuk sizi değiştirdi mi?
Doğal olarak değiştirdi. Çalılıklarda az elektrik ve suyla yaşadık. İhtiyaçlarınızın hepsi karşılanamıyordu. Korkularımla dostça geçinmeyi öğrendim. Döneceğimiz gün yaklaştığında kocam, kızım ve ben bebekler gibi ağladık.
Hayvanları çok seven ve her fırsatta onların hakları için mücadele
eden birisiniz. Onları doğal ortamlarında gördüğünüzde ne hissettiniz?
Bildiğim şeylerin doğru olduğunu bir kere daha anladım. Çünkü hiçbir zaman onların zincirlere ya da kafeslere ait olduklarını düşünmedim. Onları kendi doğal ortamlarında, ait oldukları yerde görmek gerçekten çok güzeldi.
'Los Angeles Sırları'nda New York'ta yaşayan bir fahişeyi canlandırdınız ve bu rolle Oscar aldınız. Lynn karakterini bu kadar
özel ve başarılı yapan neydi?
Lynn sıradan bir fahişe değildi. O çok akıllıydı ve ne yaptığını çok iyi biliyordu. Karakterinde iki kişi barındırıyordu. Gündüzleri Veronica, geceleri ise Lynn oluyordu. Bu iki kadın adeta birbirlerinden tam anlamıyla bağımsızdılar. Bir bedende iki kadındılar...
'Seks sembolü' olarak başlayan kariyerinizde oldukça yol aldınız, sizce bu başarılarınızda görünüşünüzün etkisi ne kadar?
Hollywood'a gelen her genç kadın için güzellik büyük bir önem taşır. Çünkü kapıdan girmenizi sağlayan odur. Evet, görüntüm bana da pek çok kapı açtı, tabii yanlış kapılar da açtı. Kapıdan girdikten sonra eşikte kalma ya da evin tamamının sahibi olmak ise yeteneğinize kalmıştır. Sanıyorum ki ben eşiği çoktan geçtim. (Kültür Sanat)
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|