Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
8 Ağustos 2000

Mimaride bireysel üslup

Yirmi birinci yüzyılda ulusal bir mimariden söz edilebilir mi? Genç mimarlara göre hayır. Çünkü küreselleşme, müşteri tercihleri ve rekabet gibi unsurlar mimaride bireysel bir dil dayatıyor
Haber ResmiEVRİM ALTUĞ
İSTANBUL - İtalya'da düzenlenen Venedik Bienali'nin 29 Ekim'e dek sürecek bu yılki Mimarlık bölümünün teması, 'Şehir: Daha Az Estetik, Daha Çok Etik' olarak belirlendi. Ülkemizde mimarlığa kitlesel seviyede gösterilen ilgi ve ciddiyet ise, özellikle 17 Ağustos tarihinin ibret verici etkisi ve medya desteğiyle acı bir ivme kazanarak güncelliğini bugüne kadar korudu. Arkitekt, Domus M., Mimarlık Dekorasyon, Tasarım, Yapı ve Arrademento Mimarlık dergileri, Tepe Mimarlık Kültürü Merkezi'nin XXI dergisi ve web sitesi ile yoğunlaşan girişimleri, kamuoyunda mimariye duyulan ilgi ve öğrenme arzusunun giderilmesine yönelik nitelikli çabalar olarak halen takip ediliyor. Koleksiyon'un 'Türkiye'de Mimarlık 2000' başlığıyla çıkardığı Mimarlık Yıllığı ise bu girişimlerin son halkası oldu. Tüm bunlara ciddi bir ek olarak, Kabalcı Yayınevi geçtiğimiz günler içinde Leland M. Roth'un 'Mimarlığın Öyküsü' adlı eserini piyasaya çıkardı. Kitap, bu süreci bilimsel bir kaynakla zenginleştirdi. Radikal, bu gelişmelerin izinden giderek yaşları 30 ile 40 arasında değişen genç Türk mimarlarına yönelttiği sorularla 21. yüzyılda mimarimizin durumunu tartıştı. Gördük ki mimaride ortak bir dilden çok bireysel üsluplardan söz etmek olası. Özgün bir dilin oluşmasının önündeki en büyük engel de müşteriler.
21. yüzyılda ulusal mimariye yer var mı?
Gökhan Avcıoğlu: Ülkemiz mimarlığı, çok içe dönük ve geçmiş mirası çok kuvvetli olduğu için ağır bir baskı altında. Mimarlıkta hiçbir zaman başlama vuruşunu bir mimar yapmaz. Projeleri ısmarlayan kurumlardan devlete, özel sektörden kişisel kaynaklara varan bu zincir, ancak para ve kültürün doğru bir zemine oturmasıyla oluşturulabilir.
Can Çinici: Ulusal Mimari artık zorlama ve sığ bir kavram. Artık yalnızca 'İstanbul' ve 'Bodrum' gibi yerel mimari anlayışlarından bahsedilebilir. Mimarlık bugün inşa tekniklerinden kişisel yaklaşımlara dek birçok alanda birey olma yolunda. Dünyayla bütünleşen mimarlığın, bir yandan da kapsama alanı küçüldü.
Sema Eser: Hazmedilmiş bir Mimari Eğitim ve bilinçli politikalar olmaksızın, Rant kaygılarıyla yapılanan bir ülkede gösterilen çabalar yapay sonuçlar doğurmakta ve elbette ulusal mimariden söz edilememekte.
Murat Kader: Yasa ve kısıtlamalar ve meslek odalarıyla uğraş alanlarının yanlış yerlerde kullanılması gibi nedenlerle ulusal mimari olgusu oluşmamıştır. Halen göçer toplum olgusuyla hareket eden bir toplumuz.
Nevzat Sayın: Dünya hem globalleşmeyle birlikte bir beklenti içinde, öte yandan özerklik taleplerinin ardı arkası kesilmiyor. Diğer yandan kendine özgü olma halinin en azgın döneminden geçiyoruz. Ulusallıktan değilse bile, yerellikten söz edebiliriz. Postmodernliğin sersemliğini yeni yeni atlatıyoruz.
Han Tümertekin: Geleneğin yükünü üzerinden atabilmiş, hiçbirşeye borçlu olmayan bağımsız mimarlar ortaya çıkmaya başladı. Bugün mimarlıkta imzalar yavaş yavaş birer referans haline gelmeye başladı. 17 Ağustos, mimarlığın anlaşılabilmesi ve yeniden değerlendirilmesi adına çok önemli bir fırsat olmasına karşın yeterince iyi değerlendirilemedi.
Kerem Yazgan: Parça parça fikir ve anlayışların hâkim olduğu ülkemizde ancak Dünyada görülmeyen, Türklere ait birtakım davranış tarzlarından söz edilebilir. yoksa bir dil, veya üslup söz konusu değil. Müşteri tavırları ve bir binayı bitiremeyeceğinizi anladığınız an bunlara örnektir. Ben Türkiye'deki mimarlığa ilişkin 'bitmemiş proje' teorisi geliştirdim. Çünkü bitmiş bina teorisiyle yola çıktığınızda asla o binayı bitiremezsiniz. İsterseniz
ödüllü bir uygulama projesi olsun, bu değişmiyor. Sizden çok kısa sürede çok şey isteniyor. Fiyat olarak da mimarlara onda bir yirmide birlik meblağlar sunuluyor. Bunlar söz ettiğim davranışları ortaya koyuyor.

Günümüz mimarisi ne kadar geleneksel?
Emre Arolat: Gelenekten öğreneceğimiz şeyler tabii ki var. Bugünün mimarisinde icatların olmadığı kanısındayım. Neticede konvansiyonu kullanarak birtakım şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ama bunlar kolay algılanır ve okunur taraflara sahip yapıştırma niteliğinde değil de, işlerin felsefi ve düşünsel yanlarından faydalanmak kaydıyla doğru bir zemin kazanabilir. Aksi örnekleri sıkça mevcut.
Can Çinici: Mimarlığın daha yeni yeni başladığını hissediyorum. Ustalarımız, babalarımız bir şeylere 'ilk kez' kalkışanlar oldu. Bizim için bundan sonra bir süreklilik söz konusu. Gelenek kurmak çok önemli. Büyükler bunu başaramadı. 'Binalaşma' dışında daha kapsamlı, küresel mimarlık geleneği ile uyumlu bir fikir yapısı kuruluyor yavaş yavaş. Türkiye'de mimarlığın kendisine yer bulabilmesi ve başarısı bana göre tesadüfidir.
Sema Eser: Günümüz mimarisi, yapılan uygulamalar kastediliyorsa, gelenek ve gelecek arasında sıkışmıştır. Teoride yenilikçi çözümler ararken, pratikte geleneksel uygulamalardan kopamamıştır.
Murat Kader: Konsept çalışmalarından çok uzak, ancak detay ve malzeme kullanımında yaklaşmalar görmekteyiz. Geleneksel mimariyi anlamayan, üzerinde çalışmayan bir anlayış, geleneksel mimariyi takip ettiğini söyler durumdadır. Taklit ve akıntılar ile bu başarılamaz.
Nevzat Sayın: Bu noktada ciddi kopmalar söz konusu. Belli travmalar atlatıldıktan sonra, diğer kurum ve alanlardaki tüm gelişmelere rağmen inşaat sektörü hep yerinde sayıyormuş gibi görünüyor. Kimlikse ayrı bir parametre. Kimlik sorununu ortaya çıkaran boşluklar iyi bir ustanın işinde zaten yer almaz. Güven kelimesini süreklilik ve tutarlılık olarak algılamak gerekiyor.
Kerem Yazgan: Geçmişteki mesleki birlikteliğin yerini küreselleşmenin getirdiği rekabet aldı. Artık yabancı sermayenin tehdidi söz konusu. Yaşça büyük olanlar da, geçmişte çok az mezun verildiği için bugünün bilindik isimlerine dönüşmüş durumdalar. Mezuniyet artışı da bir başarı anlamına gelmiyor. Üstelik depremle gelen yaptırımlar sebebiyle gençlerin de mimar olabilmesi zorlaştırıldı. Bir bakıma mimarlık, son yönetmelikle elimine edildi. Konvansiyonel fikirler şu an için eylemsel olmasa da fikirsel bazda kırılıyor.
Ayrıntılı bilgi için:

Mimar/Mühendisler Grubu: www.mmg.org.tr
Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası Birliği: www.mimarist.org
Tepe Mimarlık Kültür Merkezi: www.tepe21.com
Koleksiyon Yayınları:www.koleksiyon.com.tr


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.