Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
8 Ağustos 2000

Fotoğraf yasağı

Galatasaray UEFA Kupası'nı kazandı diye Taksim Meydanı'nda gösteriler yapan bir taraftarın fotoğrafının dergi ya da gazetelerde yayımlanmasının, yayımlayanlara büyük para cezalarına mal olacağını düşünebiliyor musunuz?
İşte bu şimdi Fransa'da medyanın büyük korkusu.
Foto-jurnalizm denen gazetecilik türünün doğup büyüdüğü Fransa, şimdi 'insan haklarına saygı' adı altında kişilerin, onları hele pek iyi durumda göstermeyen fotoğraflarının, yayımlanmasını yasaklayan bir yasa çıkardı.
Bu yasa 30 yılda kurup büyüttüğü ve dünya devleri arasına soktuğu 'Sipapress' isimli ajansın sahibi Gökşin Sipahioğlu'nu da çok endişelendiriyor.
"Türkiye'de de meslektaşlar doğrusu çok ileri gidiyorlar. Biliyorum. Neredeyse kişilerin yatak odalarına kadar girmek ve fotoğraflar çekmek istiyorlar. Bu da fazla. Türkiye'de Papa ve İngiliz Kraliçesi'nin ziyaretlerini hatırlıyorum. Fotoğrafçıların öyle davranışları da kabul edilemez. Ama şimdi Fransa'da getirilen yasa herkesi çok korkutuyor. Bu yasaya göre ellerde kelepçe gösteren tutuklu resimleri bile çekilemez. Teröristlerin saldırısına uğrayanlar, eğer muvafakatlarını vermezlerse, fotoğraflarını çekip yayımlayamazsınız" diyor.
Geçen günkü; Fransız cezaevleriyle ilgili yazımda da belirttiğim gibi; burada 'insan hakları' bakımından birçok alanda durumlarının çok kötü olduğunu düşünüyorlar. Bu imajlarını düzeltmek için de adımlar atıyorlar.
Görevin büyüğü Fransız Adalet Bakanı Bayan Elisabeth Guigou'ya düşüyor.
Kısa süre önce bu konuda hazırladığı bir yasayı parlamentodan geçirdi. Yasa gelecek sene uygulanmaya başlanacak. Ama korkusu daha şimdiden her tarafı sardı.
"Yayımcılar çok korkuyor; en ilginç fotoğrafları bile sansürleme eğilimine giriyorlar. L'Express, Paris Match gibi büyük dergiler kapaklarında bu endişelerini en açık şekilde ortaya koydular.
"Durumu okurlarına anlatıyorlar. Yasa yürürlüğe girdiğinde büyük ceza yememek için şimdiden alışıyorlar" diyor Sipahioğlu.
Ama Sipapress fotoğrafçıları çalışmalarını normal yapıyorlar. Yeni yasa ile ilgili kontrol fotoeditörlerin masalarında oluyor.
Yasaya aykırı bulunacak fotoğraf yayımlandığı takdirde dava açılırsa davacılar sadece fotoğrafı yayımlayanlara değil, çekilmesini sağlayanlara kadar gidebilecekler.
Endişenin nedeni hakkında bir şey söylemek mümkün değil. Çünkü tabiatıyla Fransa'da da bizde olduğu gibi yasalar karşısında herkes, aksi ispatlanıncaya kadar, masum kabul ediliyor. Bunun için de kendisini suçlu gibi gösteren eli kelepçeli fotoğrafı neden yayımlansın?
Bunu anlamak kolay da, meydanlarda on binlerce insanla birlikte gösteri yapan biri ortaya çıkıp da, 'Fotoğrafımı neden yayımlıyorsunuz?
Bu benim özel yaşamım' nasıl diyebilir? Bunu anlamak zor.
Bir de daha uç konular var.
Çırılçıplak fotoğrafları çıksın da şöhret kazansın diye düşünüp otel odasındaki pencere önünde soyunmuş gözüken 'sanatçı'lar ne yapacak?
Fotoğrafları yayımlandığında "Bunlar gizlice isteğim dışında çekildi. Çekenler cezalandırılsın mı?" diyecekler. Suskun kalsalar, o zaman da oyun peşinde oldukları anlaşılmayacak mı?
Bunlar tamamıyla sanal sorular. Çünkü Fransa'daki yasaya benzer bir yasanın Türkiye'ye gelmesi için kim bilir daha ne kadar zaman geçmesi lazım.
"İnsan hakları ile ilgili durumumuz hiç iç
açıcı değil" diyen Fransa nerede; bu bozukluğu ortadan kaldırmak için doğrusu pek fazla gayret etmeyen Türkiye nerede?
Gökşin, Fransa Adalet Bakanı'na; "Böyle yasa Avrupa'nın hiçbir ülkesinde yok" demiş.
Bayan Guigou'nun yanıtı ise şöyle olmuş;
"Bir kere uygulama başlasın, görelim. Gerekirse hafifletiriz."


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.