![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Pahalı değil, değerli futbolcu'Teknik direktör Şenol Güneş, Milli Takım'da prim tartışmalarını anlamsız buluyor: "Para bir ölçü ama her şey değil. Aslolan, kamuoyunun futbolcuya biçtiği manevi değerdir" HAKAN CANŞenol Güneş... Trabzon'da parlayıp yıllarca Milli Takım'ın kalesini koruduktan sonra antrenörlük kariyerinde Bordo-Mavili takımı zirveye taşımak için uğraş veren, 1996'da şampiyonluğu kılpayıyla Fenerbahçe'ye kaptıran teknik adam... Avrupa Şampiyonası'nın ardından Milli Takım'ın başına getirilince, yine eski defterleri açanlar ve onu eleştiri yağmuruna tutanlar oldu. Oysa Güneş, hafızalardan çıkmayan o şampiyonluğun Fenerbahçe'ye sonraki yılları kaybettirdiğine inanıyor. - Dört sene önce Trabzon'da Fenerbahçe'ye kaybettiniz ve Şenol Güneş'i eleştirmek isteyenler hâlâ bununla yatıp kalkıyor. Sizce ikincilik başarısızlık mıdır? - Önemli olan, ülkede insanların zihniyetini değiştirip bilgi sahibi olması. Başarının kriteri nedir? 20 sene futbol oynadım. O zaman da, 'Ne özelliği var?' diyorlardı benim için. Önemli olan, 'bir insanı nasıl kazanırım'ı aramaktır. Bir söz vardır; "Nereye gittiğimizi bileceğiz ama nerden geldiğimizi asla unutmayacağız." Sözünü ettiğiniz o şampiyonluk, Fenerbahçe'ye 4-5 yılını kaybettirdi. Skorlar birçok kulübü yanıltıyor. O dönemde Milli Takım'a altı futbolcu verdik. Onların yoğun temposu yüzünden çok zor günler yaşadık, ağzımı açıp tek kelime etmedim. Çünkü Milli Takım kulübün önündedir. Yerel başarı, uluslararası başarıya dönüşmüyorsa, hiç kıymeti yok. O dönem ben kendimi Fatih Terim'in yardımcısı olarak görüyor, kompleks de duymuyordum. - Eleştirilerden olumsuz etkilenmiyor musunuz? - Tabii ki etkilenmeler olacak. Ama ayakta kalmak lazım. Türkiye'de en büyük sıkıntı şu: Birileri olayları nasıl görmek istiyorsa öyle görüyorlar. Doğrusunun ne olduğunu öğrenmek istemiyorlar. Ünal antrenör oldu, hemen eleştiriler geldi. Ünal'ın kariyerinde de, kişiliğinde de hiçbir eksik yok. Ben oyuncularla diyalog kuruyorum ama bana söyleyemediklerini söyleyebilecekleri biri olsun istedim. Geçmişi unutmayalım - Türk futbol tarihinin en başarılı teknik adamları olarak Fatih Terim ve Mustafa Denizli gösteriliyor. Bu iki teknik adamın dışındaki kimsenin büyük başarılara ulaşamayacağı söyleniyor. Bir üçüncü teknik adam yok mu sizce? - Hiçbir çiçek vaktinden önce açmaz. Bu bir süreçtir ve bu süreci hep beraber yaşıyoruz. Terim de, Denizli de başarılı işler yapmışlardır. Ama unutmayalım, geçmişte antrenörler çok sıkıntılar çekti ve içinde bulundukları şartlara göre önemli işler yapanlar oldu. O zamanlar tesis yoktu, maddi imkanlar bu kadar geniş değildi. Şimdi herşey değişti. Tamam Terim ve Denizli iyi işler yaptı ama beni, Erdoğan'ı, Samet'i de başarısız sayamazsın. Terim ile Denizli'yi de putlaştırmamak lazım, putlaştırırsak kaybederiz. - İki senedir çok tartışılan bir prim konusu var... - Öyle bir sıkıntı ki, alan da memnun değil, veren de... Bu çocukların asıl işyeri kulüpler. Primler, Milli Takım'da sadece teşvik... Hakan Şükür'ü bugün hangi parayla tatmin edebilirsiniz? 100 bin dolarla mı, 500 bin dolarla mı? Benim futbolcum paralı değil, değerli olacak. Para bir ölçü ama kamuoyunun verdiği manevi değer nasıl ölçülecek? Ben, birlikte olduğum insanlarda zenginlik değil, zarafet arıyorum. Prim konusunda bulduğumuz çözüme gelince... Rakamlar önceden belirlenecek ve bir daha asla spekülasyon konusu olmayacak. - Milli Takım'da bazı futbolcuların yıprandığı, misyonunu tamamladığı ileri sürülüyor... - Misyonunu tamamlayan bir tane bile futbolcum yok. Hedeflerimiz büyük, neredeyse yarım asır sonra Dünya Kupası finallerine katılmak istiyoruz. Bu bir anlamda ilk olacak. 1954'e katılmamızı küçümsemiyorum ama kura atışı sonunda finallere gidebilmiştik. - Terim'in de, Denizli'nin de ilkleri var. Siz sadece finallere kalmayı hedef olarak koydunuz. 'Dünya Kupası'nda çeyrek final istiyorum' diyemez miydiniz? - Merdivenin ilk basamağına basmadan, en üst kata çıkamazsınız. Benim hedefim en üst kat. Önce grupta 10 maçı da kazanmak istiyorum. Ama herşey olabilir 24 puanı geçersek, final vizesi alırız diye düşünüyorum. - Milli Takım'a yeni oyuncular aldınız. Onlardan beklentileriniz nedir? - Bundan sonra da alacağım ve hepsinden zaman içinde yararlanacağım. Yalnız Milli Takım'a gelmek, herşeyi halletmek demek değildir. Genç arkadaşlar şehirlerine döndükleri zaman, oynasalar da oynamasalar da, Milli Takım futbolcusu gibi davranmak zorunda. - Hakem-futbolcu ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz? - Futbolcularıma her zaman aynı şeyi söylüyorum: "Sahada zaten rakibiniz var. Yeni bir rakip üretmeyin."
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||