Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Ağustos 2000

Depremin kayıp yüzü

Resmi kayıtlarda kayıp sayısı iki olarak görünüyor, ama gerçekte durum hiç de öyle değil. Çoğunun akli dengesinin bozuk olduğu sanılan kayıpların yakınları arayışlarını sürdürüyor
Haber ResmiHATİCE YAŞAR/PINAR ÇELİK
İZMİT - Deprem onların yaşamlarını hiç ummadıkları bir anda karanlıklara gömdü. Hayatta kalmayı başardılar; ama yollarını kaybettiler. Varlıkları ile yoklukları yakınları için çözülemez bir bulmacayken belki de onların kimisi bir fuhuş batağında, kimisi organ mafyasının elinde, kimisi de uyuşturucu batağında. Aileleri ise perişan. Kaybolan evlatlarının, eşlerinin, torunlarının ardından hep gözyaşı dökmüşler. Ama vazgeçmemişler. Çünkü içlerindeki umut hiç kaybolmamış, hep bir gün bulacaklarına inanmışlar. Hâlâ da inanıyorlar...

Yavrum nerede?
Depremde oğlunu kaybeden Fatma Çil, felaketin oğlu Ahmet'i Değirmendere'de çalıştığı bir çay bahçesinde yakaladığını söylüyor. Hiç kaybolmayan umudunun nedenini ise "Bizim orada oturan
iki-üç kişi, onu gördüğünü söylüyor. Depremden 15 gün sonra da Gebze'de görülmüş. İhbar gelen yerlerin karakollarına bilgi verdik, ama cevap alamadık. Benim için yaşıyor olması önemli, onu aramaya devam edeceğim" diyor.

Gözde hâlâ yok
Nilgün Karamert de çocuğunu depremde kaybedenlerden. Depremden 12 saat sonra sağ çıkarılan anne ve 14 saat sonra kurtarılan baba Osman Karamert, ilk önce kızları Gözde'nin öldüğüne inandırmışlar kendilerini. Depremde beş katlı bir binanın en üst katında oturan Karamertler, yan taraftaki sekiz katlı binanın altına girmiş. Yan binaya o gece arkadaşlarına misafir olarak gelen bir teğmen enkazdan sağ olarak kurtulmayı başarmış ve Gözde'yi görmüş. Anne Nilgün Karamert, "Enkazdan kurtarıldıktan sonra uzun bir süre ben ve eşim hastanede yattık. Sonra internette Gözde'miz için kayıp ilanı verdik. İlanı gören bir komşumuz, deprem sabahı Gözde'yi bir teğmenle birlikte gördüğünü belirterek bize numarasını verdi. Teğmeni bulduk. Enkazdan çıktıktan sonra Gözde'yi görmüş ve iç kanama olabilir kaygısıyla Askeri Hastane'ye götürmüş. Ancak hastanenin acil bölümüne varamadan teğmen bayılmış. Ondan sonra da Gözde'ye ne olduğu bilinmiyor" diyerek kayboluş öyküsünü özetliyor. Kızını aramaktan vazgeçmeyeceğini söyleyen Karamert, eğer bulamazsa Askeri Deniz Hastanesi'ni mahkemeye vereceğini belirtiyor.

Çare dernekten
Depremzede ailelerin dertlerine çare olarak bulduğu yerler ise dernekler. Kocaeli'de 'Depremzede Çocuklara Yardım Derneği' adı altında kurulan dernek, zamanla sadece kayıp çocuklara değil kayıp yetişkinlere de hizmet vermeye başlamış. Dernek Başkanı Ali Kundakçı, "Kaybolan insanlarla ilgili resmi rakam iki, ama bize başvuru sayısı çok daha fazla. Bu dernek ilk önce anne ve babasını kaybeden çocuklara yardım için kuruldu, ama zamanla kayıp sayısı korkunç boyutlara ulaştı. Şimdiye kadar üç çocuğu bulup ailelerine teslim ettik. Belediyelerin kayıp masalarında kimse yok. Kayıp masası yazıyor, ancak insanlara yardımcı olacak kimse yok. Vatandaşlar yakınlarının kayıp olduğuna dair bir dilekçe bile alamıyorlar" diyor.
Kayıpların genelikle 0-17 yaşları arasında olduğunu belirten Kundakçı, "Bizim aradığımız insanlar tek bir yerde değil, her yerde. Sosyal Hizmetler müdürlüklerine soruyoruz. 'Sağ kurtulan çocukları nereye gönderdiniz' diye. 'Aç kalmasınlar diye dağıttık' diyorlar. Özellikle kaybolan bebekler bulunamıyor, çünkü iki-üç haftalık bebeğin nüfus kayıtları daha yapılmamış oluyor ne isim, ne resim. Büyük bir ihtimalle organ mafyasının eline düşüyorlar. Organ mafyası için yaş ne kadar küçükse o kadar iyi. Kaybolanların yüzde 80'inin şuuru yerinde değil. Bu yüzden bulmak güçleşiyor. Yetkililerden zaten muhatap bulamıyoruz. Ailelerin dengeleri son derecede bozuldu" diye konuşuyor.

Kayıplardan bazıları
Melise Kılıç (4): 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde İskele Caddesi Akdeniz 2 apartmanında dış duvarların patlaması sonucu dışarı fırladığı söyleniyor.
Serkan Yapıcı (20): Enkazdan yaralı olarak kurtuldu. Gölcük Askeri Hastanesi'ne, oradan da ambulansa verilip Poyraz Limanı'na götürüldü. "Helikopterle İstanbul GATA'ya götürün" denilen Yapıcı'dan haber yok.
Melek Ayber (22) : Yeni evli olduğu eşi Şeref Ayber'le birlikte kayıp. Kadıköy Emniyeti'nde görüldüğüne dair ihbar geldi.
Cemal Güleç (32): Yalova'daki depremden sonra haber alınamadı.
Burak Emre Üstün: Mehmet Üstün, 11 aylık torununu her yerde arıyor. Büyükçekmece Belediyesi'nden kovulan İsmail Bardakçı tarafından çalıntı olduğu bildirilen bir ambulansla hastaneye götürüldüğü belirtiliyor.
Hicran Emir (18): Gölcük'ten İstanbul Kasımpaşa Askeri Hastanesi'ne başından ağır yaralı olarak sevk edildi.
Gürkan Gür (29): Askerliğini yaparken oturduğu Değirmendere Kurtuluş sitesi A blok, depremde tamamen yıkıldı. Hücumbotla İstanbul'a getirildi. Hafızasını yitirmiş şekilde dolaştığı sanılıyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.