![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Hack'lıyız, kazanacağız! 17 Ağustos 1999'la birlikte Türkiye'de çok şeyin değişeceği sanıldı. O büyük lanet deprem, sihirli değnek olup sukabaklarını görkemli ve cevval arabalara dönüştürecekti. Başlangıçta öyle de oldu... En azından sivil toplum örgütleri ve yönetilenler cephesinde, isyan denmese bile hoşnutsuzluk kıpırtıları başladı. Sesler yükseltildi, sorular soruldu. Ve yönetenler ilk şoku atlattıktan sonra doğal reflekslerine döndüler. Savunma ve giderek saldırı! Acizliklerini ve işbilmezliklerini, hamasi demeçlerle, 'devleti yıpratmanın faydası yok' cümleleriyle kapatmaya çalıştılar. Sonunda, bana göre bu depremin simge görüntülerinden birisi yansıdı ekranlara. Soru sormaya cesaret eden (!) depremzede genç kızın ağzını kapatmaya çalışan, tokatlayan, anarşistlikle suçlayan ve 'alın bunu' diye emirler yağdıran Bolu Valisi... Yönetilenler de zaman geçtikçe kendi doğal reflekslerine döndüler. Deprem öykülerine ve enkaz görüntülerine alıştılar. Giderek kendi zeminlerini merak ettiler. En yakın fay hattından ne kadar uzakta olduklarıyla endişelendiler ya da rahatladılar. Deprem uzmanlarını ve yerbilimcilerini meşhur edip televizyonlara reyting sağladılar... Bundan sonra ne yapılmalı sorusundan çok, bir dahaki depremin nerde ve ne büyüklükte olacağının derdine düştüler. Eh, yönetenlerin de arayıp bulamadığı bir şeydi bu durum ve iç rahatlığıyla eski balkabağı günlerine döndüler... Depremi unutturmamaya çalışmak ve yönetilen haklarını kullanmak da gene depremzedelerin kendilerine kaldı. Bir internet sitesinden söz etmek istiyorum. www.17agustos.net adlı bu sayfayı Erdoğan Koparal hazırlamış. Erdoğan Koparal 17 Ağustos depreminde Yalova Yüksel Sitesi'nde eşini ve kızını kaybetmiş bir depremzede. Bu sayfada kendi acılarından bahsetmek yerine yönetenlere sesleniyor. Aynen şunları yazmış... "Sandım ki, bu olay herkesi çok etkileyecek ve insanlığımızı hatırlatıp gerçekten insan gibi davranılacak ve böyle davranmayanlar da cezalandırılacak. 28.12.1999 tarihine kadar olanları izleyip hiçbir şey değişmeyince birtakım yazılar yazıp bazı insanları uyandırmaya çalıştım. Ama ne yazık ki bu ülke insanlarının ve özellikle devletinin çok duyarsız olduğunu gördüm. Önce ölü sayısından başlayarak yalan söylemeye başlayan yöneticiler, daha sonra ise kendi kurumları ve bazılarının şahsen içinde bulundukları ortaklıklar olduğu için susmayı tercih ettiler. Şimdi ise depremde konutları yıkılan müteahhitlere yeni ihaleler veriyorlar. Bizler sustukça bunlar aynı oyunları oynayacak ve biz yıllarca seyredeceğiz ve 2000 küsur yılında başka bir depremde yüz binlerce insan daha ölecek. Ve sebep 'Allahtan geldi' mi olacak..." Daha sonra ise Yüksel Sitesi'nin bir fotoğrafı var sayfada. Çevredeki binalar ayakta kaldığı halde yerle bir olmuş blokların fotoğrafı... Erdoğan Koparal konuyu Avrupa mahkemelerine taşıyacağını söyledikten sonra Yüksel İnşaat'ın sahipleri Süleyman Servet Sazak, Güven Sazak, Emin Sazak gibi isimlere bazı sorular yöneltiyor. İnşaatların fay hattı ve dere yatağı üzerine neden yapıldığı ve ne gibi malzemeler kullanıldığı hakkında... Ve bu web sitesi hakkında duyduğum çok ilginç bir başka durum daha var. Deniliyor ki bu internet sayfası şimdiye kadar bilinmeyen ellerce iki kez 'hack' edilmiş. Yani kullanılamaz ve bakılamaz hale getirilmiş... Bu köşenin asıl konusu sinema olduğuna ve sinema sayfasında bulunduğuna göre insan şunu düşünmeden edemiyor. Bir 'Pelikan Dosyası' ya da 'Başkanın Adamları' filmlerinin Türkiye versiyonları ile mi karşı karşıyayız?.. Evet, yarın 17 Ağustos 2000... Depremin birinci yıldönümü. Bazı sivil hareketlerin ve protestoların olacağı söyleniyor. Kendi adıma umutlanmalı mıyım bilmiyorum. www.17agustos.net sayfasını şu ana kadar kaç kişinin ziyaret ettiğine bakıyorum. 9500 kişi... Dokuzbinbeşyüz... Bir arkadaşımın sorusuyla bitiriyorum... "Enkaz altında kalan kaç ölüye bilgisayar başında yaşayan kaç ziyaretçi düşüyor, matematik bilen birileri hesaplasın!" canbarslan@turk.net
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||