Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Ağustos 2000

Değişimin önünü açmak için

gsak@radikal.com.tr
Pazar günü Radikal Borsa'da emeklilik fonlarına ilişkin olarak bir tesbit yaptık. Emeklilik fonları ile birlikte hem sermaye piyasalarına istikrarlı fon aktarımını sağlamak mümkün olabilecek, hem de 'aktif hissedarlar'ın ortaya çıkmasını sağlayacak tedbirleri alırsak, kural hâkimiyeti açısından da önemli bir adım atabileceğiz. Yalnızca piyasaların bir kerelik niceliksel büyümesini değil, aynı zamanda niteliksel bir değişim sürecine girmesini de sağlamak ilke olarak mümkün. Üstelik bu niteliksel değişim araç çeşitlendirmesi açısından da gözlemlenebilecek. Bu konuyu yakında özellikle daha ayrıntılı olarak irdeleyeceğiz. Ancak tüm bu olumlu değişikliklerin gerçekleşebilmesi bireysel emeklilik sistemi için tasarlanacak vergi rejimi ile yakından alakalı. Vergileme rejiminin tasarımı, bu yeni kurumun finansal sistemimize nasıl yerleşeceğini ve piyasalarımızda yol açabileceği değişimin boyutlarını doğrudan belirleyecek.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, emeklilik fonlarında vergilemeye ilişkin tasarının genel hatlarına,
20 Temmuz tarihinde bu köşede değinmiştik. Hatırlayın, üç yazılık bir dizinin son yazısıydı. Orada hazırlanan tasarının esas olarak uluslararası kriterlere uygun olduğunun altını çizmiştik. Bireysel emeklilik sisteminde üç aşama bulunuyor: Katılım, yatırım ve ödeme aşamaları. İlk aşamada primler ödeniyor ve bir hesapta toplanıyor. İkinci aşamada, bireysel hesaplarda toplanan para finansal piyasalarda işletilerek nemalandırılıyor. Üçüncü aşamada ise emekliliğe hak kazanan katılımcı, parasını ya toplu olarak, ya da aylık maaş olarak geri alıyor. Uluslararası uygulamada genellikle bu aşamalardan biri vergiye tabi tutuluyor. Maliye Bakanlığı da buna uygun olarak, vergilemenin son aşamada yapılmasını içeren bir tasarı hazırlamış bulunuyor. Pek güzel, ancak daha kısa vadeli yatırım alternatifleri içinde benzer bir vergi düzenlemesinin olmasının, emeklilik fonları gibi doğrudan 'yaşlılık aylığı'na yönelik uzun vadeli tasarrufları caydırabileceğini daha önce vurguladık. Bu çerçevede, uzun vadeli tasarrufları özendirmek için, örneğin, başlangıçtaki katılım aşamasında, gelir vergisi tabanından indirilebilecek prim toplamı tutarı asgari ücretin yarısı gibi bir kısıtlamadan kurtarılarak, vergi hukukçusu Prof. Dr. Ahmet Kırman'ın önerdiği gibi yıl içinde elde edilen gelirin yüzde 30'una yükseltilebilir. Ancak bugün tasarı ile ilgili iki hatırlatma yapalım, müsaadenizle.
Öncelikle bireysel emeklilik sisteminin işgücü piyasasında bir araç haline gelmesini teşvik edebilmek için, şirketlerin çalışanları için yatırdığı primlerin de kurumlar vergisi tabanından düşülebilmesi, üzerinde durulabilecek bir öneri gibi görünüyor. Böylece bizim ülkemizde de, geçen pazar Radikal Borsa'da vurguladığımız gibi, 'işçi - hissedarlar' olabilir. Sendikaların toplu sözleşme görüşmelerine getirebilecekleri bir yeni aracın önü açılabilir. Çalışanların da özel emeklilik sistemine katılması temin edilebilir. İkinci olarak ise, tasarıda son aşamadaki vergileme rejiminin biraz daha ayrıntılı olarak düzenlenmesinde fayda olabilir. Mevcut Bireysel Emeklilik Kanun Tasarısı'na göre sondaki ayrılma veya 'ödeme' aşamasında iki biçimde sistemden çıkmak mümkün, toplu veya aylık ödeme yöntemleri ile. Ancak bir Emeklilik Şirketi'nden toplu olarak biriktirdiği tutarı ve nemasını alan bir yatırımcı, elindeki toplu tutarı daha iyi maddi koşullarla bir başka Emeklilik Şirketi'ne vererek, bunun aylık ödemeye çevrilmesini isteyebilir. Yani bir başka şirketten 'annuite' satın alabilir. Böyle bir durumda vergileme rejiminin bu iki işlemi, tek bir işlem gibi görmesi ve ona uygun olarak vergilemesi gerekiyor. Topladığı tutarı bir başka şirketten aylık ödemeye dönüştürmek isteyen katılımcının vergi yükünün artmaması önem taşıyor. Aksi takdirde, 'annuite' piyasasında rekabeti engelleyen, bu piyasanın gelişme sürecini olumsuz etkileyecek bir vergi düzenlemesi ortaya çıkabilir. Konuya tasarıda açıklık getirilmesinin önümüzdeki dönem için önem taşıdığına inanıyoruz.
İlgililerin tümüne saygıyla duyurulur.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.