Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Ağustos 2000

Bir gün önce

Hollywood'un felaket filmlerinde de öyle değil midir? Hikâyeye 'bir gün öncesi'nden başlanır. İnsanların ne kadar mutlu yaşadıkları, ne kadar sıradan şeylerle uğraştıkları, geleceğe ne kadar güvenli gözlerle baktıkları anlatılır. Derken kıyamet kopar.
Ve 'bir gün sonrası'...
Bizim 'bir gün öncesi'ni merak edip 16 Ağustos 1999 tarihli Radikal'i indirdim arşivden. 'Bir gün sonrası'nın ipuçlarını aradım haberlerde, yorumlarda. Tabii ki yoktu. 16 Ağustos sıradan bir gündü. 17 Ağustos da sıradan bir gün olamaya hazırlanıyordu.
Af yasası tartışılıyordu. Başbakan Ecevit affın Meclis tatile girmeden çıkarılmasını istiyordu... FP'li Bülent Arınç, yasaklı Erbakan'ın bağımsız aday olarak seçimlere katılabileceğini söylemişti... Genelkurmay Başkanlığı bir bildiri yayımlayarak bazı generallerin emekliye ayrılmasının 28 Şubat'ın tasfiyesi olarak yorumlanmasını 'hıyanet' olarak nitelemişti...
Ana konular bunlardı. Hava sıcaklığıyla ilgili bir haber de vardı: 'Nemle birleşik sıcak beyni vuruyor.'
Türkiye'nin 16 Ağustos 1999 tarihindeki gündemi bunun doğru olduğunu gösteriyordu. Beyni uyuşmuş bir ülke vardı karşımızda.
Beyninden vurulmasına birkaç saat kaldığının farkında olmayan bir ülke!
*   *   *

Peki, 16 Ağustos 2000'de durum farklı mı? Gündem maddelerine bakılığında Türkiye'nin beyni sıcaktan pişmiş ayvaya dönmüş bir ülke olmaya devam ettiği sanılabilir.
Geçen yıl durup dururken af tartışmasıyla ülkeyi geren Ecevit bu kez Sezer'e karşı KHK manevralarıyla aynı şeyi yapıyor. Af hâlâ konuşuluyor. Emekliye ayrılan generallerle ilgili Genelkurmay bildirisinin benzeri yayımlanıyor. Erbakan'ın geleceği hâlâ sorun...
Bir yıl sonra ne değişti, kimler yerinden oldu? Sanki hala 'bir gün öncesi', sanki 17 Ağustos hiç yaşanmadı... Diyesi geliyor insanın...
Ama bir yanılsama bu...
Çünkü yaşandı 17 Ağustos. 16 Ağustos'a dönmek artık mümkün değil. 'Bir gün öncesi' kapının dışında kaldı.
O büyük felaket sırasındaki örgütsüzlük ve perişanlık bir anda sarsılarak uyanan beyinlere kazındı. Bilgisizlik, ilgisizlik ve beceriksizlik... Kuru şovenizmin, cıvık popülizmin maskeleri yırtılıp atıldı.
Çok şey yaşandı ve kaydedildi.
Siyasetin kırık plağa benzeyen gündemi bizi yanıltmasın: 17 Ağustos'un hesabı henüz seçim sandığında sorulmadı. Bazıları anlamak istemeyebilir; bugün 16 Ağustos ama 'bir gün öncesi'nin Türkiye'si değil bu. Hani dışarıdan bakıldığında eskisinden farksız görünen
otomobiller vardır. Ama erbabı görür görmez 'Bu araba darbe yemiş!' der. İşte öyle.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.