Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
26 Ağustos 2000

'Balalayka' akortsuz gibi

Ali Özgentürk'ün yönettiği 'Balalayka'nın Batum'da başlayıp Kuşadası'nda devam eden çekimleri bir hayli zorlu geçiyor. Cem Davran, senaryoda yapılan hayati değişikliklerden hiç memnun değil
Haber ResmiERKAN AKTUĞ
KUŞADASI - Kemal Sunal'ın çekimlerine gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirip yaşamını yitirdiği 'Balalayka'nın akıbetini merak ediyorduk. Tabii ki ölenle ölünmüyor, hayat devam ediyor: 'Show must go on'. Ama bu 'Balalayka' başka... Batum'da başlayan çekimleri Kuşadası'nda devam eden 'Balalayka', artık o film değil. Çünkü yönetmen Ali Özgentürk'ün sözleriyle Sunal, oyunculuğunun kalitesi bir yana bu toplumun görsel hafızasına yerleşmiş birisi: "Bu filmdeki oyuncu değişimi, kaba anlamda Amerikan sinemasındaki oyuncu değişimine benzemez. Dolayısıyla Sunal üzerinden yazılmış bir metinden yola çıktığınızda değişiklik kaçınılmaz. Burada Uğur Yücel'le çekilmiş bir başka film söz konusu olan. Kıyaslamak son derece yanlış."

'İlk senaryo daha güzeldi'
Özgentürk'ün sözlerine hak vermemek mümkün değil elbet. Ama filmin başrol oyuncusu Cem Davran bu değişiklikten rahatsız. 24 yıllık bir oyuncu olarak, rahatsızlığını röportaj riyakârlığına girmeden, yönetmenin yanında açık yüreklilikle anlatıyor: "Çekilen benim okuduğum senaryo değil. Bunun sanatsal gerekçeleri de vardır elbet. Çekilirken genelde birtakım şeyler değişir sinemada, ama bunlar hayati değişiklikler. Gün be gün değişti. Bunu tercih eder ya da etmezsiniz. Ben tercih etmem. Memnunum diyemem; dersem ben, ben olmam. İlk senaryoyu daha çok sevmiştim." Davran'a memnun olmadığı halde niye hâlâ sette olduğunu sorduğumuzda "10 gün kala film bırakılmaz da ondan" cevabını alıyoruz. Bir aktör olarak üzerine düşeni en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, sonucu merakla beklediğini, düşüncelerinde yanılmayı en çok kendisinin istediğini, aralarında gerginlik olmamasına karşın Özgentürk'ün anlaşabildiği bir yönetmen olmadığını da ekliyor sözlerine.
Daha önce bana bu rol teklif edilseydi kabul etmezdim diyen, ama yarım kalan bir oyunu bitirmek gerektiğini düşündüğü için 'Balalayka'ya alelacele dahil olan Uğur Yücel ise 'evet' dedikten sonra her türlü değişikliğe açık olduğunu belirtiyor. "Cem Davran'ın oynadığı rol teklif edilmişti. Kabul etmemiştim. Ama yarıda kalmış bir oyunu bitirmek gerekiyordu, birinin yapması gerekiyordu. İnsan duygularıyla gidiyor bir yere doğru. Bu anlamda duygularım ayağa kalkmamıştı senaryoyu okuduğum zaman. Senaryonun yapısı üzerine konuşmak istemem. Benimle ilgili bir değişiklik olduğunu zannetmiyorum. Filmin dramatik kurgusunu biraz daha sağlamlaştırmak için yapılmış değişiklikler... Benim seçimim değildi. Rahatsız başladım filme, ama Allah'tan oynadığım da rahatsız bir adam. Çok zorlanmadım."
'Balalayka'nın görüntü yönetmeni Mirsad Heroviç ise senaryonun değil de planların bir anda değişmesinin yarattığı sıkıntı hariç halinden memnun. Türkiye'nin teknik ekip ve ekipman bakımından çok iyi durumda olduğunu söyleyen Heroviç, Bosna'da çekeceği bir filme asistanı Aydoğan Yıldız'ı götürmeyi planlıyor.

Aksilikler üst üste geldi
Önceki gün filmin sponsoru Efes Pilsen'in organizasyonuyla Kuşadası'ndaki setine konuk olduğumuz 'Balalayka'nın yolculuğunun hayli meşakkatli geçtiği ortada: Sunal'ın beklenmedik ölümü, teknik ekibin Batum'da 15 gün yönetmen ve oyuncuları bekleyişi, kiralanan otobüsün şoförünün seti terk etmesi, teknik ekibinin en az üçte birinin seti terk etmesi, bazı oyuncuların senaryonun sürekli değişmesinden duydukları rahatsızlık ve yaklaşık iki ayda sadece 26 iş günü çekim... 70 kişilik ekibin 'artık bitse de kurtulsak' dediğini duyar gibiyiz. Ama Ozan Güven, Atılay Uluışık ve Ercan Yazgan'ın da rol aldığı 'Balalayka'nın güzel Rus oyuncusu Yekaterine Rednikova'nın şu sözlerini de unutmamak gerek: "Sanatçı baştan zoru seçmiştir. Onun işi zordan başlar; daha zor, çok zor, en zor şeklinde devam eder."


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.