Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
26 Ağustos 2000

İki ustanın görkemli dönüşü

70'ler boyunca rock ortamını büyüleyen iki dev grubun beyin takımı birer solo albümle karşımızda. The Eagles'dan Don Hanley ve Supertramp'ten Roger Hodgson eski ruha sadık kalmakla birlikte yılları boş geçirmemişler
Haber ResmiORHAN KAHYAOĞLU
İSTANBUL - Yeni çıkan çok sayıda rock albümünü dinleyip, elden geçirirken, iki çalışma özellikle dikkat çekti. 1970'li yılların iki süper grubunun, iki 'beyin' müzisyeninin, uzun yıllar sonra çıkan yeni solo albümleriydi bunlar. Albümlerden ilki, country-rock türünün efsane grubu The Eagles'ın öncüsü Don Henley'nin 'Inside Job'u. Diğeri, o yılların ünlü Supertramp grubunun neredeyse her şeyi diyebileceğimiz Roger Hodgson'ın 'Open The Door'u. Bu iki şarkıcİ/müzisyen kendi müzik kulvarlarına, besteleriyle inanılmaz yenilikler taşımış isimler. Don Henley, The Eagles'ı Glen Frey'le 1971 yılında California'da kurarken; Hodgson, ünlü yol arkadaşı Rick Davies'le aynı yıl Londra'da Supertramp'i oluşturmuştu. İki grup da, 1970'ler boyu rock ortamını kıyasıya büyüledi. İki müzisyen sonraki on yılda solo çalışmalara yöneldiler. Bu on yıl, Henley, üç solo albüm çıkardı. Özellikle, 1989'da yayınladığı son çalışma 'The End Of The Innocence', yalnız ABD'de, 6 milyonun üstünde satış yaptı. Roger Hodgson'ınsa bu dönem yalnız iki solo albümü çıktı. 'In the Eye Of The Storm' (1985) ve 'Hai Hai' (1987). İşte bu iki müzisyen, son on yılda, müzikten hiç kopmadı. Ama bir türlü yeni solo albümlerine rastlamadık. Evet, on yılı aşkın süreden sonra, geçen haftalarda,
ikisinin de yeni albümleriyle tanıştık. Şarkılarına sinen bir politik çizgi yine dikkatleri çekti. Elimizdeki yeni albümlerde de, bu boyut belirgin olmaya devam ediyor. Ama, hiçbir zaman şarkının, müziğin önüne geçmeden.

Eskiyle yeni buluşuyor
Don Henley, ciddi bir çevreci. 1991'de oluşturduğu 'Wolden Woods Project'i, konser ve kampanyalarla büyütüp, anlamlı bir eğitim merkezine dönüştürdü. Arşiv ve araştırma merkezi
olarak 'Thoreau Institute' çıktı ortaya. 1994 Ocak'ında Los Angeles'taki bir depremle, özel yaptırdığı evi aşırı biçimde tahrip olmuştu. Ardından gelen evliliği ve The Eagles'ın tekrar buluşma ve turne/albüm serüveni, solo albümler yapmasını engelliyordu. 1995 yılında, Geffen firması 'Actuel Miles' adlı bir Henley 'Greatest Hits'i yayınladı.
Henley, elimizdeki yeni albüm 'Inside Job'u, müzisyen ve prodüktör San Lynch'le gerçekleştirmiş. Teknik anlamda, eskiyle yeni buluşuyor. Yani,
analog ve dijital formatlar şarkılarda bir arada kullanılıyor. Rock, folk ve country tarzının ilginç bir bileşimi ortaya çıkan. Duygusal açıdan parçalar arasında yoğun bir düşünsel bütünlük yakalamak mümkün. Her tür ikili ilişkilerin yanında, onun çevreci ve politik yanı dikkat çekiyor. 1960'ların ruhu, gerek baladlarda, gerek rock'n roll parçalarda belirgin. Sade, dingin, biraz da hüzünlü bir Don Henley'le albüm boyu baş başa kalıyoruz. Duygu dokusunda, biraz yaşlılık ibarelerine rastlanıyor.

Yoğun bir mistizm
Roger Hodgson'ın 'Open The Door' albümünde de aynı duygusal boyutla baş başayız. Ama, ortaya, yoğun bir mistisizmin çıktığı söylenebilir. Onun da, son yıllarda ilginç bir müzisyen/prodüktör yol arkadaşı var: Alan Simon. Hodgson, bu ilginç müzisyenle 'Excalibur' adlı deneysel bir projeyi albüme dönüştürmüştü. Uzun yıllar sonra çıkan bu yeni solo albümde Simon'un katkıları belirgin. Hodgson, Supertramp'in 1983 albümü 'Famous Last Words'den sonra gruptan ayrılsa da -ve bu grubun hemen tüm ünlü şarkılarının bestecisinin kendisi olduğunu düşünürsek- yeni solo albümde yoğun Supertramp kokuları olmasını yadırgamayacağız. Bu albümün değişik bir özelliği; Lut, harp, banjo, org gibi sayısız otantik enstrümanın şarkılarda yer alması. Albüme
adını veren 'Open The Door', yaklaşık on dakikalık, apayrı müzikal kaynaklardan verileri içinde taşyan değişik bir rock beste. Buna benzer değişik güzelliklere sıkça rastlıyoruz. Rock'ın özünden ve ruhundan ödün vermeden tabii.
Evet, geçen on yılı aşkın süreye rağmen, sanatçılar tarzlarına ilginç yenilikler eklemişler. 1960'ların, keza 1970'lerin ruhuna ısrarla sadık kalmışlar. Ama, ortaya çıkanın bir nostaljik hava olduğu söylenemez. Bugünün ruhu, kaosu, tedirginlikleri; ilişkisizlikler ve yabancılık öğesi tüm şarkılara sinmiş. Bu iki albümün, uzun yıllar zevkle dinleneceğini düşünüyoruz.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.