![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Rafine rahatsızve deniz kıyısında dolaştım. Bir kayanın üzerine oturdum. Günü bekliyordum. Işık belirdiğinde, yukarıdan değil, saklanmış ve görünmek için sabahı beklermiş gibi, etraftaki kayalıklardan geldi. Maddenin bunca güzel, bunca gerçek dışı biçim değiştirmesi tüm uykusuzluklarımın başlangıcındaki acı düşünceleri bana unutturdu." Rahatsız aforizmacı E.M. Cioran'ın günlüğünden. Emil Cioran yüzyıl başında doğdu. Romanya'da. Beş yıl önce öldü. Paris'te. Öldüğünde kitapları ve mükemmel Fransızcasıyla yazdığı aforizmalarıyla tanınıyordu. Bir de uykusuzluğu ile. Son 50 yılını uykusuz geçirdiği rivayet edilir. Bu mutlak uykusuzluk değildi. Daha ziyade mutlak 'rahatsızlık'tı. Cioran "yatağa uygun yegâne kahramanlık biçimi uykusuzluktur" diyordu. Çok şey söylendi. Uykusuzluğu ile ilgili. Faşist gençliği öne sürüldü. Romanya'da Demir Muhafızlar için ateşli risaleler yazdığı anımsatıldı. Pişmanlık durumunun vicdandaki izlerine girildi. Mutlak rahatsızlığı yaşama biçimi haline getirdiği az vurgulandı. Kusursuz bir Fransızcayla yazdığı süzme metinlerin tam ortasına yerleştirdiği de. Yukarıdaki alıntıda ağustos güneşinin doğuşunu anlatıyor. Yazdığı sayısız defterden birinde. Talamanca Defteri'nde. Bu yıl kitap haline getirilen notlarda 25 günü yazmış. 31 Temmuz ile 24 Ağustos arasını. Talamanca'da İspanya'nın İbiza Adası'nda geçen bir yaz tatilini. Daha doğrusu bir türlü geçemeyen yaz tatilini. Akdeniz güneşinin beklendiği o vahşi saatlerde bile nöbettedir uykusuzluk. Zihin nöbetinde. Bir an içi geçse zihnini dürter yazar. Rumenliği kadar Fransız kültürünü yemiş yutmuş olmasıyla tanınır. Pascal'ı, Baudelaire'i, diğerlerini. İspanyol-Latin etkileri söylenmez. Oysa hiç ihanet etmemiştir İspanya'ya, kendi deyimiyle. Avilalı Teresa, Ortega y Gasset, M. Unamuno kaynakları arasında. Bir de tabii Borges. En sevgili kavramlarından ayrılma, gözü açılma, aklı başına gelme anlamına desenga–o'yu da İspanyol geleneğinden alır. İspanya'daki Avrupalı olmayan yan onu çeker. "Bir tür rafine sıkıntı, geri dönülmez bir sürgün duygusu" der. Der ama İspanya'ya kavuştuğunda da rahat durmaz. "İnsan iklim değiştirmemeli, sıkılmak pahasına kendine uygun olan iklimde kalmalı" der. 24 Ağustos'ta Paris'e dönerken tüm mutsuzluklarının kaynağında Akdeniz'den uzak kalmasının yattığını itiraf eder. Cioran'ın kitapları dilimizde yayımlanıyor. Metis Yayınları'nca. Siz de bir Cioran edinin Akdeniz'e gidemeseniz bile. Rüzgâr dindiğinde, gece yalnızken okuyun. Nasılsa rüzgâr yeniden başlar. "Rüzgârı dinlemek... (bizzat) şiirdir." email:sada@bilgi.edu.tr
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||