Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
26 Ağustos 2000

Rafine rahatsız

"Sabah saat 4'e doğru kalktım
ve deniz kıyısında dolaştım.
Bir kayanın üzerine oturdum.
Günü bekliyordum. Işık belirdiğinde,
yukarıdan değil, saklanmış ve
görünmek için sabahı beklermiş gibi,
etraftaki kayalıklardan geldi. Maddenin
bunca güzel, bunca gerçek dışı biçim
değiştirmesi tüm uykusuzluklarımın
başlangıcındaki acı düşünceleri bana
unutturdu." Rahatsız aforizmacı E.M.
Cioran'ın günlüğünden.


Emil Cioran yüzyıl başında doğdu.
Romanya'da. Beş yıl önce öldü.
Paris'te. Öldüğünde kitapları ve
mükemmel Fransızcasıyla yazdığı
aforizmalarıyla tanınıyordu. Bir de
uykusuzluğu ile. Son 50 yılını
uykusuz geçirdiği rivayet edilir. Bu
mutlak uykusuzluk değildi. Daha
ziyade mutlak 'rahatsızlık'tı. Cioran
"yatağa uygun yegâne kahramanlık
biçimi uykusuzluktur" diyordu. Çok
şey söylendi. Uykusuzluğu ile ilgili.
Faşist gençliği öne sürüldü. Romanya'da
Demir Muhafızlar için ateşli risaleler
yazdığı anımsatıldı. Pişmanlık durumunun
vicdandaki izlerine girildi. Mutlak
rahatsızlığı yaşama biçimi haline
getirdiği az vurgulandı. Kusursuz bir
Fransızcayla yazdığı süzme metinlerin
tam ortasına yerleştirdiği de.


Yukarıdaki alıntıda ağustos güneşinin
doğuşunu anlatıyor. Yazdığı sayısız
defterden birinde. Talamanca Defteri'nde.
Bu yıl kitap haline getirilen
notlarda 25 günü yazmış. 31 Temmuz
ile 24 Ağustos arasını. Talamanca'da
İspanya'nın İbiza Adası'nda geçen
bir yaz tatilini. Daha doğrusu bir
türlü geçemeyen yaz tatilini. Akdeniz
güneşinin beklendiği o vahşi saatlerde
bile nöbettedir uykusuzluk. Zihin
nöbetinde. Bir an içi geçse zihnini
dürter yazar.


Rumenliği kadar Fransız kültürünü
yemiş yutmuş olmasıyla tanınır.
Pascal'ı, Baudelaire'i, diğerlerini.
İspanyol-Latin etkileri söylenmez.
Oysa hiç ihanet etmemiştir İspanya'ya,
kendi deyimiyle. Avilalı Teresa, Ortega
y Gasset, M. Unamuno kaynakları
arasında. Bir de tabii Borges. En
sevgili kavramlarından ayrılma, gözü
açılma, aklı başına gelme anlamına
desenga–o'yu da İspanyol geleneğinden
alır. İspanya'daki Avrupalı olmayan
yan onu çeker. "Bir tür rafine
sıkıntı, geri dönülmez bir sürgün
duygusu" der. Der ama İspanya'ya
kavuştuğunda da rahat durmaz.
"İnsan iklim değiştirmemeli, sıkılmak
pahasına kendine uygun olan iklimde
kalmalı" der. 24 Ağustos'ta Paris'e
dönerken tüm mutsuzluklarının
kaynağında Akdeniz'den uzak kalmasının
yattığını itiraf eder.


Cioran'ın kitapları dilimizde yayımlanıyor.
Metis Yayınları'nca. Siz de bir Cioran
edinin Akdeniz'e gidemeseniz bile.
Rüzgâr dindiğinde, gece yalnızken
okuyun. Nasılsa rüzgâr yeniden
başlar. "Rüzgârı dinlemek...
(bizzat) şiirdir."
email:sada@bilgi.edu.tr


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.