Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
26 Ağustos 2000

'Vizontele'de mucit var

Türkiye'nin 'en ileri geri zekâlısı' Profesör Zihni Sinir'in yaratıcısı İrfan Sayar, inanılmaz projelerini ilk defa 'Vizontele'de sinemaya uyarladı
Haber ResmiHIZIR TÜZEL
İSTANBUL - Her ne kadar 'Türkiye'de mucit yetişmiyor, ya da icatlar değerlendirilmiyor' dense de bizim de kendi çapımızda mucitlerimiz var. Örneğin, dünyanın en ileri geri zekâlısı Profesör Zihni Sinir'i tanırsınız. Kendisi, projelerini önce Gırgır, sonra da Hıbır isimli mizah dergilerinde sergiledi. Profesör Sinir, şimdi bu projelerini hayata geçiriyor.
Elbette ki, Zihni Sinir'in yaratıcısı İrfan Sayar'dan söz ediyorum. Güzel Sanatlar Akademisi 'Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü'nü bitiren Sayar, Zihni Sinir'i okul sıralarında icat etti ve onunla birlikte projeler oluşturmaya başladı.
İrfan Sayar'la Arnavutköy'de bir mahalle arasında açtığı 'PROCE' isimli dükkânında konuşuyoruz. Mekânda daha çok ahşap kullanılarak yapılmış bir sürü Zihni Sinir icadı, sağda solda mekanik tahta oyuncaklar var. Çocuklar ve çocuk ruhlular için bir cennet burası. Masal gibi bir yer...

İlk olma korkusu
İrfan Sayar, Yılmaz Erdoğan ve ekibinin Ağrı'da çektiği 'Vizontele' isimli filmde Zihni Sinir tarzı projelerini ilk kez hayata geçirmiş: "Kenter Tiyatrosu'nda sahne düzenlemeleri yapmıştım ama ilk kez bir filmde çalışıyorum, 'Vizontele'de Yılmaz Erdoğan'ın canlandırdığı bir radyo tamircisi var. Bu adam kendi çapında buluşlar yapan, ilginç bir karakter. Kendine ait bir atölyesi var. Orada yeni buluşlar üzerinde çalışmalar yapıyor. O karaktere uygun bir de bisikleti olması gerekiyordu. Bisikletin dizaynını yaptım. Bir radyo tamircisi bisikleti oldu. Yine atölyesindeki bir iki mekanizmayı hazırladım, radyoyu otamatik olarak açıp kapayan sistemler. Otomatik kapı gibi. Bunlar şimdiye kadar bir Türk filminde ilk kez kullanılacak efektler."
İrfan Sayar tüm bu projeleri, boş vakitlerini değerlendirmek amacıyla veya komiklik olsun diye hazırlamıyormuş: "Bunları hayal dünyasıyla pratik dünya arasındaki köprüyü sağlamak için yapıyorum diyebilirim. Günlük yaşamda bunların arasında boşluklar var. O yüzden hayata uygulanmış hazır, pratik kopyalar alarak yaşamımızı sürdürüyoruz. Oysa yeni bir şeyler keşfetmek isteği aslında herkesin içinde var. Bizim ülkemizde bir de yaratım korkusu var. Bir şeyi ilk kez yapma korkusu. Bu çok yaygın bir şey. Bu politikacılar için de geçerli. Bir olayla karşılaşıyor en iyi çözüm, istifa etmesi. Ama o böyle bir pozisyonda istifa eden ilk politikacı olacağı için bunu yapmak istemiyor."
Sayar, bu işe bu kadar kafa yormasının nedenini çocukluk yıllarına bağlıyor: "Benim ailem Manisa'da çiftçiydi. Yazın köye giderdik, köyde ağaçtan, çamurdan yapılmış bir sürü yeni oyuncak keşfediyordum. Sonra kente gelince bu kez yeni, gelişmiş oyuncakları keşfediyordum. Çocuklar zaten her zaman, hep keşif halindedir."

Elektronik mekaniği yendi
49 yaşındaki karikatürist İrfan Sayar, teknoloji geliştikçe insanların, mucit yanlarının giderek azaldığı görüşünde. Öyle artık eskisi gibi mahalle mucitleri yok. Ev içinde de kendine göre radyo, ütü, saat tamir edebilen, kurcalayıp bozabilen insanlar da azaldı. Teknoloji artık bu tip müdahalelere izin vermiyor çünkü: "Mekanik dünyayı keşfetmek zevkli bir şey, fantastik bir keşif yolculuğu gibi. İnsanların bulmaca çözme merakı gibi bir şey. Eskiden insan vakit geçirmek için kol saatini açıp şöyle bir bakar, orasını burasını temizleyip tekrar kapardı. Sökülüp tekrar toparlanabilen mekanik aletler vardı. Ama elektronik dünyayla birlikte birdenbire her şey bilinmezleşti. Aletler eskisi gibi mekanik kısımlar yerine çiplerden oluşuyor. Elektronik dünyası, 2001 filmindeki 'karataş' gibi birden karşımıza çıktı. Bu da insanlarda bir edilgenlik yaratıyor, bilinmeyene karşı korkular başlıyor, sonuç olarak mistik dünyaya yönelim başlıyor. Bilinmeyene karşı ya onu iyice keşfetmek için çok çalışır, çeşitli maceralara atılırsınız, ya da, yenilgiyi kabul edip, başka taraflara yönelirsiniz. Şu anda tüm dünyada işte böyle bir dönem yaşanıyor."


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.