Eski arabalarda parça değiştirme ameliyesi gıcırtısız olmaz hdevrim@hurriyet.com.tr Yazar arkadaşlardan biri söylüyordu, Ahmet Sezer'in cumhurbaşkanlığı 100'üncü gününü idrak etti, diye. Onu hayli çetin bir yoklamadan geçirmeyi deneyenler arasında Meclis tecrübesi kırk yılı çoktan aşmış siyasetçi var.
Mümeyyiz rolü oynamaya kalkanların uğradığı hezimeti doğru değerlendirmeye çalışmalıyız. Çünkü bu aslında kişiler arası bir çekişme değil, siyasetimizin geldiği kötü nokta ile ilkeli davranış arasındaki farkı gözler önüne seren bir gelişmeydi.
Kulislerde değil, halkın gözü önünde cereyan etti. A&G araştırmasının sonuçlarına bakıyorum. Anket İstanbul, Ankara ve İzmir'de yapılmış. Son krizde kim haklıydı sualinin cevabı yüzde 73,7 oranında ÇCumhurbaşkanı!È Peki, hükûmet ne yapmalıydı? ÇKanun çıkarmalıydı,È diyenler yüzde 43,6. Ahmet Sezer'i haklı bulanlar içinde üniversite mezunlarının oranı yüzde 75'i geçiyor.
Siyasetle hiç ilişkisi olmamış üç aylık Cumhurbaşkanı'nın halk nezdindeki itibarını onun lehine kayda geçirmeden önce, siyasetçi kadrolarımızın, hem de Ecevit gibi bir siyaset ve devlet adamının şahsında düştüğü itibarsız durumun altını çizmeyi ihmal etmemeliyiz. Bu halin, yakın geleceğin genç siyasetçileri için bir işaret fişeği yerine geçmesini dileyelim.
Son 15 günde gazeteler ve gazetelerin köşe yazarları ne âlemdeydiler?
Onların hesabını da ben tutmaya alıştım.
- 9 ve 23 ağustos günleri arasında benim görebildiğim gazetelerde, Cumhurbaşkanı - Hükûmet anlaşmazlığını konu edinen 450 köşe yazısı yayımlandı. Bunlardan 281'i (kısaca söyleyelim) Sezer'den, 66'sı Ecevit'ten yanaydı; 103 yazının sahibi de ortalarda gezinmeyi tercih eden, "ne şiş yansın ne kebap" taifesinden.
- Sezer'in tutumunu destekleyen 281 yazıdan 82'si dinci gazetelerde yayımlandı. İki arada bir derede kalanlar arasında dinci gazetelerde yalnız bir yazı gördüm; Ecevit'e destek veren tek kişi yoktu içlerinde...
- Laik gazetelerde yönetici kadroların, ki içlerinde her gün fikrini söyleyenler de yer almaktadır; taraf tutmaktansa tarafsız bölgede gezinmeyi, zaman zaman hatta hükûmet cephesinde boy göstermeyi tercih ettikleri ilk bakışta fark ediliyordu. Basınoyunun Sezer kefesine kamuoyu kadar ağırlık koyamayışının ardında, bana sorarsanız kendi fikrini söylemekte diğer yazarlar kadar gözü pek olmayan ricalin dahli var, derim.
- Bilmek istersiniz diye ilave ediyorum. Bu 15 gün boyunca, anlaşmazlık sebebi olarak Sezer'i gösterenlerin başında, yazı sayısı hesabıyla Emin Çölaşan, Güngör Mengi, Rahmi Turan, Altemur Kılıç ve Oktay Ekşi yer aldılar.
("Yazı sayısı hesabı" demekten maksadım, 15 günlük sürede aynı kalemden çıkmış ve yayımlanmış yazı sayısıdır. En çok yazmış olanı en başa alarak sıraladım kalem erbabını.)
- Kusuru Ecevit'te bulanların, gene 15 gündeki yazı sayıları itibariyle başlıcaları da Cüneyt Arcayürek, Hakkı Devrim (kusura bakmayın sayı hesabı dedim bir kere, kendi adımı da söylüyorum), Derya Sazak, Mümtaz Soysal, Melih Aşık, Umur Talu, İsmet Berkan, Enis Berberoğlu, Etyen Mahçupyan, Metin Toker, Çetin Altan, Taha Akyol idiler.
- Tarafsız sahada kalmaya çalışanların başında, 15 günde 5 yazıyla Bilal Çetin geliyordu. Gazetelerin aynı zamanda Ankara temsilcisi olan yazarlar imsak ile hareket etmeyi yeğlemişlerdi, ki bu da yadırganacak bir hal ve davranış sayılamaz.
H
Ben, bir kanun hükmünde kararname vesilesiyle patlak veren anlaşmazlığın, bütünüyle talihsiz bir hadise olduğunu da düşünüyorum. Vakti gelenlerin gitmekte geciktiği ortamlarda, parça değiştirme ameliyelerinin biraz gıcırtı çıkarması olağan sayılmalıdır.Meslek lisesi "Medyada KHK tartışması" yanlış değerlendirmelere yol açabilecek bir haberdi (Hürriyet, 23 ağustos). Üzerinde ayrıca durulmaya değer, zira Hürriyet, tek yanlılardan farklı olarak bütün görüşleri yansıtabilen bir gazetedir.
Haberde Ecevit'ten yana yedi (Ertuğrul Özkök, Oktay Ekşi, Emin Çölaşan, Fatih Altaylı, Sedat Ergin, Mustafa Balbay, Sabahattin Önkibar) ve Sezer'den yana dördü dinci gazetelerden beş yazarın (Zeynep Atikkan, Mümtaz Soysal, Derya Sazak, Hasan Cemal, Mehmet Y. Yılmaz) adı verilmişti.
Protokol merakını görmezden gelin de, biz bu dökümün hesabını yapalım.
Hürriyet, dinciler de dahil yazarların yüzde 44'ü Ecevit'i, 56'sı Sezer'i destekliyor demeye getiriyor. Benim araştırmama göreyse (yoksa buna benzer şeyler yapanlara mı araştırmacı gazeteci deniyor? Desenize ben de farkında olmadan...) orta suların balıklarını hesap dışı tutarsak, Ecevitçiler yüzde 19, Sezerciler yüzde 81 görünüyor. Halk anketine daha yakın bir oran.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|