![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kör adamın kumarı (2) ismet.berkan@radikal.com.trBütün dünya Barentz Denizi'nde ve sadece 107 metrede batan, içindeki 118 denizciyle birlikte bir tabuta dönüşen Kursk denizaltısının başına gelenleri dehşet içinde izliyor.Bugün size bir başka batan denizaltı hikâyesi aktaracağım. Yıl 1968. Mayısın 27'si. ABD'nin başkenti Washington yakınlarında, Norfolk'ta bulunan denizaltı üssünde karamsar bir hava hâkim. Görevden dönmesi beklenen USS Scorpion (SSN 589) saatlerdir ortalıkta yoktur. Yapılan telsiz çağrılarına kimse cevap vermemektedir. Birkaç saat sonra denizaltı resmen kayıp ilan edilir. O saatlerde Pentagon'da denizaltının nasıl bulunacağı üzerine çalışılmaktadır bile. İlk bakılan yer, Amerika'nın Atlantik ve Pasifik'te oluşturduğu SOSUS adı verilen deniz dibi dinleme ağıdır. Bu ağ, Sovyet denizaltılarının geçişinden haberdar olabilmek amacıyla oluşturulmuştur ve halen her gün de geliştirilerek çalışmaya devam etmektedir. Ancak 1968'in o 27 Mayıs gününde SOSUS dinleme sistemi, Scorpion'un geçmesi gereken rota üstünde hiçbir şey kaydetmemiştir. Daha doğrusu o rota SOSUS'a çok uzaktır. Scorpion, Akdeniz'deki görevini bitirmiş, Cebelitarık'tan geçerek Atlantik'e girmiştir. Her şey yolunda gözükmektedir. Son kurulan telsiz bağlantısında kaptan, varış günü olarak 27 Mayıs'ı bildirmiştir. Ama sonra denizaltı hedefine varamamıştır. Denizaltı mühendisi ve bilim adamı John Craven, çeşitli denizaltı araştırma kuruluşlarının Scorpion'un kaybolduğu günlere ilişkin sualtı dinleme kayıtlarını incelerken bir patlama sesi ve onu izleyen bir seri patlamaya rastlamıştır. Biraz daha incelendiğinde bu seslerin Scorpion'un kaybını açıklayabileceğine inanır ve çalışmaya başlar. Craven'ın teorisine göre Scorpion'un torpido odasında bir patlama olmuş ve sonunda da denizaltı batmıştır. Ses kayıtları çok şeyi anlatmaktadır. Denizaltı önce hızlı bir dönüş yapmış, ardından da patlama sesleri gelmiştir. Amerikan denizaltıcılık jargonunda fırlatılmadan patlamaya kalkan ya da fırlatıldıktan hemen sonra kendi gemisine yönelen torpidolara 'hot run' adı verilmektedir. Bu tür 'hot run' vakalarında standart prosedür hızla iskele yönüne dönmek. Belli ki Scorpion'un kaptanı da çaresizce bu manevrayı denemiş ama başarılı olamamıştı. Hikâye çok uzun ama ben özetlemeye çalışayım: Craven'ın teorisine pek inanılmadı. Ama o ısrarla çalıştı, Scorpion'un daha önceki komutan yardımcısını simülatöre oturttu ve umduğu sonucu aldı. Teorisi doğruydu. Sonra bir dizi matematikçiyle birlikte geminin nerede olabileceğine dair olasılık hesapları yaptı. (Bu hesaplar ve yöntem daha sonra kitap haline geldi, bugün başta ABD olmak üzere çoğu ülkenin sahil koruma teşkilatlarınca 'optimum arama ve kurtarma'da rehber olarak kullanılıyor.) Aylar sonra Scorpion tam da Craven ve arkadaşlarının gösterdikleri bölgede bulundu. Amerikan donanması torpido odasında bir patlamayı hiçbir zaman kabul etmedi. Denizaltı battığı derinlikten hiçbir zaman çıkarılmadı ama bir dizi film çekildi. Yıllar ve yıllar sonra donanmanın bizdeki adıyla 'ordonat' bölümünden biri ortaya çıktı ve Scorpion'da da kullanılan torpidolarla ilgili, kazadan hemen önce bir uyarı genelgesi yayımladıklarını hatırladı. Mark 37 tipi torpidoların aküleri, aşırı titreşimde kendiliğinden patlayabiliyor ve bu da çok büyük yangınlara neden olabiliyordu. Gerçek hiçbir zaman bilinemedi ama Scorpion'dakiler, o güne kadar yaşanmış en büyük denizaltı kazasında sadece 3 dakika içinde hayatlarını kaybettiler. Kursk denizaltısında ise durum daha trajikti. Hiç değilse bazıları kazadan sonra da hayatta kaldı, 'Gelin bizi kurtarın' diyerek denizaltının duvarlarına vurarak Mors mesajları verdi. Ama maalesef onlar da kurtulamadı. Soğuk Savaş, kurbanlar almaya devam ediyordu yani.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||