Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
26 Ağustos 2000

Niçin naylon fatura?

Bugün naylon fatura yüzde 17'lik oranda 5-8 puan arasında bir maliyet getirmektedir. Naylon faturaları gereksiz hale getirmenin yolu, oran indirimi ve beyan döneminin üç aya çekilmesidir
SELAMİ ŞENGÜL
Türkiye, büyük ölçüde Katma Değer Vergisi Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra, naylon ve sahte fatura
ile tanıştı. Bu tür belgeler, hayali ihracatla birlikte anılır oldu. Fakat, ücretlilere vergi iadesinde gördük ki, bunu yapan sadece,
işadamları değil. Ücretliler de yapıyor. İşçisi, memuru, işvereni yaparsa, naylon fatura sektörünün hızla gelişeceği, kıyısından köşesinden herkesin bu işe bulaşacağı açık.
Peki, neden bu sektör ortaya çıktı? Mevcut mevzuatın ve alınan kararların bunda hiç mi payı yok? KDV'nin uygulanmasıyla ortaya çıkan ve gelişen bu sektörü var eden temel unsur, başka nedenler yanında, bu kanun ve uygulaması ile ilgili hukuki düzenmelerden kaynaklanmaktadır. Katma Değer Vergisi, yapısı itibarıyla peşinen ve sıfır faizle Hazine'ye kredi açılması sonucunu veren bir vergidir. Örneğin, işletme 100 liralık mal almışsa, 17 liralık KDV'yi peşin olarak ödemektedir. Satış yapılıp, KDV'si tahsil edilene kadar, bu verginin yükü işletmede kalmaktadır. Yüksek enflasyonun yaşadığı bu ülkede hem işletme sermayesini azaltan, hem de kredi borcunu ödenemez hale getiren bu vergiden kaçınmanın yollarının aranacağı açıktır.
Naylon faturacılığı teşvik eden ikinci unsur, kanunda üç ayda bir bu verginin ödeneceği öngörülmesine rağmen, bakanlığın aylık olarak vergi ödemesi yapılmasını kararlaştırmasıdır.
Kredi ile alınan ve kredi ile satılan mallara ait tahakkuk eden ve tahsil edilen vergilerin birbirine denk gelmemesi, ayrıca krediler nedeniyle yeni kredi teminindeki güçlük veya imkânsızlıklar, işletmeleri naylon veya sahte faturaya itmiştir.

Yaz boz tahtası KDV
KDV'nin yürürlüğe girdiği 1985 ile 1999 arasındaki on beş yıllık dönemde, kanun ve uygulama 102 kez değiştirilmiştir. Yani, ortalama yılda bir buçuk kez değişiklik olmuştur. Kanunun tatbikatını idare de mükellef de yapamaz duruma düşmüştür. Sık kural değişimi beraberinde kuralsızlığı getirmiştir.
Değişikliklerin ağırlıklı yönü oran artırımlarıdır. Oran artırımları sonucunda KDV ile Hazine'ye açılan kredi miktarı artırıldığı gibi işletmelerin işletme sermayesine darbe vurulmuş, ithal malların kaçak yollardan Türkiye'ye girişi teşvik edilmiştir. Zira, belgeli bir adet mal ithal edilirken, yüz tanesi kaçak yoldan sokulmuştur. Kaçak girenler için düzenlenecek belgelerin sahte veya naylon olacağı açıktır. Bu tür ithal malları içeren ihracatın da naylon faturalarla maliyeti oluşacaktır. Hayali ithalat ile hayali ihracat iç içedir. Nedense, hayali ihracata takılıp kalınmaktadır.
Peki oran yükseltme ve üç ay yerine aylık
ödeme KDV gelirlerini artırmış mıdır? Bu soruya verilecek cevap "hayır"dır. "Bir Hurafe Kayıt Dışı Ekonomi" isimli kitabımızda da açıklandığı üzere, 1985-91 döneminde, KDV'nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 30 civarındadır. Bu oran bugün de, aynı rakam etrafındadır. KDV'nin payı, aynı iken, ücretlilere yapılan iade, aynı dönemde sekiz kat artmış, ihracatta KDV iadesinin kurumlar vergisine oranı 1986'da yüzde 22 iken 1994'te yüzde 35 olmuştur. Oysa aynı dönemde, kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı düşmüştür.
İhracatta KDV iadesi bir teşvik değil, ödenmiş olan KDV'nin ihracatta rekabet eşitliği sağlamak amacıyla, ihracat maliyetindeki daha önce ödenmiş olan KDV'nin geri alınmasıdır.
Diğer nedenler (gümrük, kamu ihaleleri, tasarruf genelgeleri, denetimsiz kamu harcamaları vb.) yanında, mevzuattan kaynaklanan naylon ve sahte fatura uygulamasının önlenmesi, KDV oranlarının düşürülmesi ve beyan döneminin üç aya çekilmesi ile azalacaktır. Bugün naylon fatura yüzde 17'lik
orandan 5-8 puan arasında maliyet getirmektedir. Oran indirimi ile naylon fatura talebi gereksiz hale gelecektir. Beyan döneminin üç aya çekilmesi ile, iade edilecek KDV miktarı bu süre içindeki yurtiçi satışlarla dengeleneceği için iade talebi ve miktarı düşecektir. Çözüm, oran indirimi ve beyan döneminin üç aya çekilmesinden geçmektedir.
Selami Şengül: Yeminli Mali Müşavir


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.