Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
9 Eylül 2000

Holdingler ve yabancı sermaye

ekatircioglu@radikal.com.tr
Belki de siz de bütün ekonomilerin Türkiye'deki gibi 'holding'ler biçiminde örgütlenmiş olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Yani holdingleri, zengin bir ailenin adına bağlanan çeşitli şirketlerle en azından bir bankanın oluşturduğu bir örgütlenme biçimi olarak her yerde görülen tipik bir kurum gibi düşünüyor olabilirsiniz. Böyle düşünmekte haklı da sayılırsınız. Çünkü Türkiye'de var olan büyük şirketlerin hemen tümü böyle örgütlenmiş ya da en azından böyle örgütlenmeye çalışmakta. Hatta 'laik' kesimin beğenmediği ve aralarına da almak istemedikleri şu 'islami' ya da 'yeşil sermaye' bile 'holding'leşmeye çalışmıyor mu?
Ama bu 'holding' tarzı örgütlenmeler bütün dünyada görülen tipik örgütlenmeler değil. Örneğin Anglo-Sakson dünyada bu türden şirket örgütlenmeleri pek çok. Var olanların ya da benzeyenlerin esaslı farkı ise 'aile şirketi' olmamaları, hisseleri borsada işlem gören halka açık şirketler olmaları. Bizdeki 'holding'lere en benzeyen örgütlenmeler ise daha çok Uzakdoğu'da, yani Japonya ve Kore'de görülmekte. Japonların 'keiretsu'ları ile Korelilerin 'chaebol'leri neredeyse bizim 'holding'lerin aynıları. Sanırım İşbankası hariç Türkiye'deki bütün holding şirketleri bir 'aile'nin kontrolünde olan içinde de genellikle bir bankanın yer aldığı çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketlerden oluşmakta. İşbankası'nın ise tarihsel nedenlerle farklı bir örgütlenme modeli var. Bu tür örgütlenme modelleri doğal olarak farklı ülkelerde farklı biçimlerde gelişmiş. O ülkelerin kapitalist gelişme süreçlerindeki farklılıkları da yansıtan bu örgütlenme biçimleri kuşkusuz zaman içinde de değişmiş. Ülkemizde 'değişim' sürecinin gerektirdiği reformların yapıldığı şu günlerde bu örgütlenme yapısını da tartışmakta büyük yarar var. Çünkü holding tarzı örgütlenme zaman içinde ülkenin gelişmesinde önemli katkılar sağlamış olabilir ama şimdi artık bir 'ayakbağı' gibi durmakta. Bu bana göre üç nedenle böyle.
Birincisi, holdinglerin 'aile' şirketi özelliklerinin sürmesi sermaye piyasasının gelişmesini önlüyor. Bilindiği gibi bu şirketler ya hiç borsada işlem görmüyorlar ya da küçük bir oranda halka açılmışlar. Bu ise sermaye birikimini frenliyor. İkincisi, holdinglerin kendi bankalarının olması hem mal piyasalarında bir 'pazar gücü' elde etmelerini, hem de bir çeşit 'giriş engeli' yaratabilmelerini mümkün kılarak rekabetçi bir piyasa yapısını önlüyor. Üçüncüsü ise 'yabancı sermayenin' gelmesini engelleyerek ekonomik gelişmenin önünü tıkıyor. Özellikle bu sonuncusu üzerinde pek durulmadığından bir-iki saptama yapmak istiyorum. Bir ülkeye yabancı sermayenin gelmemesinin, o ülkenin hukuksal altyapısından, uygulanan para politikalarına kadar çeşitli nedenleri olduğu söylenebilir. Bu nedenle de 'neden yabancı sermaye gelmiyor?' sorusuna çeşitli bakımlardan cevaplar verilebilir. Ama bu nedenler arasında biri var ki yukarıda tartışmaya çalıştığım işdünyasının örgütlenme tarzıyla ilgili ve nedense Türkiye'de hiç konu olmuyor.
Sanayinin örgütlenme biçiminin dikey ve yatay bütünleşmelerini tamamlamış, banka sahibi 'holdingler' tarzında örgütlenmiş olması yabancı sermayenin Türkiye'ye girmesi üzerine caydırıcı etki yapıyor. Bu iki nedenle böyle. Birincisi holdinglerin sahip oldukları bayilik ve servis sistemleri yabancı sermayenin iç pazara ulaşmasını ve orada tutunabilmesini önlüyor. İkincisi, holdinglerin güçlü bankaların yanı sıra çeşitli şirketlerde iştirak sahibi olmaları yabancıların 'şirket satın almaları'nı güçleştiriyor. Bu iki neden de sanırım yabancı sermayenin Türkiye'yi neden ilginç bulmadığını büyük ölçüde açıklıyor. Yapısal reform derken aslında bunları da düşünmek de yarar var.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.