Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
9 Eylül 2000

Gore mu, Bush mu?

ismet.berkan@radikal.com.tr
Amerikalılar, Başkan Yardımcısı Al Gore'un başkan adayı olacağını son dört yıldır biliyorlardı. Bilinmeyen Cumhuriyetçi Parti'nin adayının kim olacağıydı. Son iki yıldır onu da biliyorlar.
Kasım ayında yapılacak seçim için iki aday en azından iki yıldır hazırlanıyorlar. Bu iki yıl boyunca çok sayıda kritik sınavdan geçtiler. Eğer George W. Bush, inandırıcı ve umut verici olmasaydı
100 milyon dolardan fazla bağış toplayabilir miydi kampanyası için? Elbette aynı şey Al Gore için de geçerli.
Biz ülkemizde bugün seçim yapmaya karar verip 45 ile 60 gün içinde sandık başına gidiyoruz. 1999 seçimi için bir farklılık yaptık, altı ay önceden tarihi belirledik, ondan da şikâyetçi olduk. Ama ondan önceki
seçimler hep 'baskın seçim' tarzında oldu.
Dediğim gibi Amerika'da seçim kampanyası iki yıldır devam ediyor, taraflar iki yıldır politikalarını hazırlıyor ve seçmenlere anlatıyorlar. Elbette her seçimde olduğu gibi burada da son haftalar ve
günler en kritik dönem. Kampanyaların şiddeti giderek artıyor, tartışmaların şiddeti de.
Ancak Türkiye ile ABD'nin farkı şurada: Konuşulan şeyler hayali vaatler değil somut konular. Taraflar bütçe tasarılarını açıklıyorlar. Nereye ne harcamayı düşündüklerini söylüyorlar. İki konu kritik önemde:
Eğitim ve sağlık sigortası sistemi.
Al Gore sağlık sigortası sistemine 10 yıl içinde 253 milyar dolar (yanlış okumadınız, yazıyla ikiyüzelliüç milyar dolar) ayırmayı öneriyor. Bush ise bazı yöntem farklılıklarıyla 157 milyar dolar ayıracak sağlık sigortasına.
Rakamı ilk açıklayan Gore oldu. Bush, Türkiye'deki örnekleri gibi hareket edip 'Ne veriyorsa iki katı' da diyebilirdi ama demedi, 157 milyon dolarda durdu. Çünkü bu rakam onun siyasi seçiminin de bir sonucu.
Ayrıca, kaynağı olmayan bir parayİ/açıklamak vaat etmek buralarda öyle her baba yiğidin harcı değil. Sıkıysa kafadan bir rakam uydurun, bakın başınıza neler geliyor.
Son yapılan anketler Gore ile Bush'un başabaş olduklarını gösteriyor. CNN/USA TODAY/Gallup tarafından her gün yapılan ankete göre genç seçmenler Bush'u, yaşlılar Gore'u tercih ediyor. Erkekler Bush'u, kadınlar Gore'u.
Bazı analistlere göre bu tercih farkı, Gore'un 'istikrar' ve 'güvenlik' kavramlarının üstünde çok durmasından, Bush'unsa sürekli 'rekabet'ten söz etmesinden kaynaklanıyor. Yaşlılar ve kadınlar 'güvenlik' istiyor, gençlerse 'rekabet' bu analize göre. Belki de bu analizlere güvendiğinden olacak, Bush söylemine bazı 'post-
feminist' eklemeler yapmaya başladı, kadınların toplumdaki yerini öne çıkarmaya başladı.
Kendinizi bir Amerikalı seçmen yerine koyun ve düşünün: Ne yapacağını önceden söyleyen, ayrıntılı planlar açıklayan iki adaydan birini tercih edeceksiniz. Önceden bileceksiniz ki, tercih ettiğiniz aday 4 yıl boyunca iktidara sahip olacak, parlamento içi oyunlarla yerinden edilemeyecek, transferler söz konusu olmayacak.
Sonra da Türkiye'ye dönün ve kendinizi seçim atmosferinde varsayın. Oy vermeye giderken kime oy verirseniz verin tek başına iktidara gelemeyeceğini biliyorsunuz. O yüzden kampanya boyunca
söylediklerine de çok fazla dikkat etmemişsiniz,
onlar da zaten pek bir şey söylememişler.
Amerika'da yapay krizler üretmeyen bir sistemin nasıl tıkır tıkır işlediğini görüyoruz. Türkiye'de ise yarattığı yapay krizlerden başını kaldırıp gerçek meselelere elini uzatamayan bir zavallılığı.
Aradaki fark da burada.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.