![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Şahlar ve şahbazlar mine.saulnier@free.frNemezistan'dan bir arkadaşım geldi. Arkadaşımın yalancısıyım vallahi, meğer böyle bir ülke varmış, orada yaşıyor. Nemezistan ya da Nemezenya diye anılabiliyor. Coğrafi bilgisizliğim çakılmasın diye doğrudan soramadım, karineyle anladığım kadarıyla aşağıdan Patagonya'nın, yukarıdan ABD'nin komşusu gibi duruyor. Arkadaşımla arkadaş olalıberi, bana Nemezistan ya da Nemezenya'nın siyasal durumunu anlatır durur. Ben de ilgiyle gibi dinlerim. Ama bu gelişinde anlattıkları bana başka bir ülkeyi öylesine anımsattı ki, kulak kesildim. Nemezenya'nın yaşlı başbakanı Beluga Cumbo öyle hastaymış ki, ayakta güçlükle duruyor, dili dolanıyor, hatta sivri diller, başarılı başbakan yardımcısı Hispano Osaka omuz vermese yıkılacağını söylüyorlarmış. Arkadaşımın niyeti vallahi billahi dedikodu etmek değil ama, 'esas oğlan'ın başbakan değil başbakan yardımcısı olduğunu anlatmak için bir de fıkra icat etmiş Nemezenyalılar: Başbakana Viagra verilince, yardımcısı Hispano Osaka ayağa kalkıyormuş. Taş ölçeyim. Tövbe tövbe, dedim arkadaşıma. "Milletin ağzı Nemezistan bütçesi değil ki büzesin!" dedi bana içini çekerek. Çok üzülüyor, çok arkadaşım, Nemezenyalı Başbakan Beluga'nın durumuna. "Sana ne?" diyecek oldum. "Aaa, olur mu? O bize Nemezistan'ın birinci partisinin iki numaralı lideri Ezzeddin Onu'nun mirası," dedi. Peki, dedim, ne zaman kuruldu bu Nemezenya partisi? Seksen sene kadar olmuş. Şaşırdım. Ayol, diyecek oldum, bir partinin seksen senede yetiştirdiği üçüncü lider hâlâ politika mı yapıyor? "Ohoo," dedi, "o partiden sonra kurduğu ikinci partinin başında ve başbakan seçildi üstelik!" Bizim ülkemizde hep aranıp bir türlü bulunamadığı için, Nemezenlerin sahip olduğu istikrar gözlerimi yaşarttı doğrusu. Ama arkadaşım, koltukta ölmeye kararlı liderlerin Nemezenya'da yaygın olduğunu, fakat nedense ülkeyi istikrarlı bir politikaya kavuşturamadıklarını anlattı. Yani Nemezistan ya da Nemezenya'da, tüm politikacılar istikrarlı, politikalar değilmiş. Hiç bizimkilere benzemiyorlar diye düşünürken, arkadaşım ağlamaya başladı. İki hıçkırık arasında, "Beluga ölürse, ne olacak bu memleketin hali?" diye dövünüyordu. Nemezenya güya cumhur demokrasi ama, aklıma nedense Irak ya da Suriye tipi çözüm geldi, oğluna bırakır herhal, dedim arkadaşıma. Meğer çocuğu yokmuş. Arkadaşımın ağlaması kesilmiyordu. Ben de duygulanıp Nemezenya'yı kurtarmanın çarelerini aramaya başladım harıl harıl. Hani başbakan yardımcısı Hispano Osaka vardı ya, dedim, belki o geçer partinin başına. Başını "Olmaz!" diye sallayan arkadaşım, iki hıçkırık arasında: "Karısı..." diyebildi. Nemezenya'nın birinci partisinin hasta liderine bir şeycikler olursa, meğer karısı geçecekmiş yerine. Zaten parti örgütü hanıma bağlıymış. Ne var ki hanım da bey kadar yaşlıymış. Arkadaşım, başbakana bir şeycikler olursa ne olur diye değil, başbakana bir şeycikler olduktan sonra hanımına da çok geçmeden bir şeycikler olur, diye ağlıyormuş meğerse. Canım sıkılmıştı iyice. "Ay içim bayıldı, yeter!" dedim. "Başka parti yok mu bu ülkede, biri batarsa başka parti kurtarır Nemezenya'yı, hıçkırma artık!" "Ama karı koca onlar olmazsa Nemezenya'da kuşlar kurda yem olur!" diye inledi arkadaşım. İçimden, "Siz de kuşları bu iki ihtiyara emanet etmeseydiniz," demek geçti, sesimi çıkarmadım. İftiharla kendi ülkemi, ülkemdeki çoğul cumhuriyetçi azınlık demokrasi istikrarını düşündüm. Ne de olsa bizim ellerde bizim kuşlar, sağlam kafese konulmuşlardı.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||