Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
9 Eylül 2000

Trajik ve komik

talkan@media.ankara.edu.tr
Önce neden 'gay' sözcüğünü böyle kolayca kabul ettik, kırk yıllık dostumuzmuş gibi hemen kullanmaya başladık, onu anlamak zor. 'Eşcinsel' veya (zaten yerleşmiş olan) 'homoseksüel' varken, neden 'gay'?
'Gay'in asıl anlamı 'neşeli'dir. Ama izmir'de karaya ayak basamayan 'gay'lerin pek neşesi kalmadı sanırım. Gene de adamlar efendiliklerini bozmadılar, İstanbul'a çıkarken ters bir laf etmediler.
Hermann Hesse, "Sözcükler birer maskeden ibarettir," diyordu, "gerçek anlamları gizlerler. Onların altına bakabilmek gerekir."
Davranışlar da çoğu kez birer maske değil midir? Asıl niyetlerimizi, gerçek eğilimlerimizi gizleyen birer maske. 'Gerçek biz'i görebilmek için o maskenin altına bakmakla yarar var.
Dün, Sivas olayları davasının gerekçeli kararı yayımlandı. "Dua okuyarak insan yaktılar,"
dendi, "Türk-İslam tarihinin en vahim olayıdır," dendi. Hepsine katılıyorum. Dehşet verici bir olaydı ve mutlaka en ağır biçimde
cezalandırılması gerekiyordu.
Sivas'ta neden insanları yaktılar? 'Bizden' olmadığı için. 'Bizim' değerlerimize, dünya görüşümüze ters düştüğü için. 'Bizi kışkırttıkları' için... Gözlerini kırpmadan yaktılar. Feci bir olaydı.
İzmir'de kovup İstanbul'da kırmızı halı sererek karşıladığımız 'eşcinsel turistler' olayı ise öyle feci bir şey değildi. Hatta eğlenceli yanları vardı. Eşcinsel turistler polis koruması altında dolaşmışlar. "Bizim erkeklerden mi koruyorlar acaba," diyenler oldu.
MHP'li Gül durumu veciz bir şekilde ifade
etti: "Bizdeki eşcinseller zaten bize yetiyor, bir de ithal mi edelim? Bırakacakları birkaç kuruşun hiç önemi yok!"
İşi salt para ve turizm açısından görürseniz, elbette haklısınız. Hele hele milli değerlerimizin, ahlakımızın korunması, saf Türk ırkının gen yapısının muhafaza edilmesi gibi dertlerimiz varsa, zaten hiç turist sokmamak gerekir. (Bir ara Refah Partisi bu görüşü savunmamış mıydı? Nedense iktidara gelince görüş değiştirmişlerdi.)
Ama işin bir de 'demokrasi ve insan hakları' boyutu var. Kapısını çalıp durduğumuz Batı dünyasının önümüze sürdüğü bir boyut. 'Bizden' olmayanların da haklarının ve özel yaşamlarının olduğu, kimsenin dokunamayacağı bir özerk alanlarının bulunduğu boyut.
İşte bu noktada, birbiriyle hiç ilgisi yokmuş gibi duran trajik Sivas olaylarıyla, bir fars havasında geçen traji-komik 'eşcinsel turist' öyküsü arasında çok yakın bir ilişki varmış gibime geliyor.
İkisi de bize özgü, inandırıcı gözükmeyen,
gerçek yüzümüzü gizleyen söz ve davranışlarla bezenmiş olaylar. Ama aralarında öyle bir
kültürel-davranışsal-zihinsel bağ var ki,
gülünecek gibi duran olay, aynı aktörlerle başka
bir bağlamda büyük bir trajediye dönüşecek potansiyeli taşımaktadır.
Bu kültürel yapımız değişmedikçe demokratikleşmeyi sağlamak mümkün olmaz.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.