Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Eylül 2000

Börtü böcek stratejisi!

Terminix'in Genel Müdür Yardımcısı Cenk Çıtak, 'Her haşerenin psikolojisi ve algılama yeteneği farklıdır. Biz haşerelerin nüfuslarını kontrol altında tutmaya çalışıyoruz' diyor
Haber ResmiMELİS DABAĞOĞLU
İSTANBUL - Service Master Tüketici Hizmetleri şirketinin bir alt kuruluşu olarak hizmet veren Terminix'de, 'böcek ilaçlama'nın lafı dahi geçmiyor. Şirket içinde böyle bir tanım sanki hiç yokmuş gibi davranılıyor. Çünkü onların yaptığı işin tam olarak karşılığı 'Haşere ve kemirgen kontrolü'ymüş. Çünkü bu firma, müşterisinin istediği mekânda, haşereyi sadece yok etmiyor, üremesini engelliyor, yeri geldiğinde göç ettirmekle yetiniyor. Üstelik periyodik olarak bölgede asayişin berkemal olup olmadığını da denetliyor.

Böceklerin zaferi
Akdeniz Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kani Işık, yeryüzü ekosistemi üzerinde yaşayan ve tanımı yapılmış tür sayısının 1.6 milyon civarında olduğunu belirtiyor. Ancak ekosistemdeki değişikliklere bağlı olarak kimi canlı türlerinin nesilleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalırken bakteri ve böcek tür sayısı ve popülasyonu gittikçe artıyor. Virüsler, bakteriler ve böcekler 'biyotik potansiyeli en yüksek grup' olarak nitelendiriliyor. Yani, pek çok bakteri ve böcek türü bu özellikleriyle çevredeki hızlı değişime paralel olarak kuşaktan kuşağa hızlı uyum esnekliği göstererek hızla yeni ırklar ve türler oluşturabiliyor. Hal böyle olunca insanların yeni komşularıyla geçinebilmek için alışıldık yöntemlerin dışında yöntemler araması gerekiyor.
1927 yılında ABD'de kurulan Terminix firması, Türkiye'ye 1996 yılında gelmiş. 'Biz başkayız' diyen Terminix'çiler, profesyonelce yaptıkları bu işle, kendilerinden çok farklı anlayışla çalışan 'Böcek İlaçlama' şirketleriyle rekabet etmekten şikâyetçi...
Terminix Genel Müdür Yardımcısı Cenk Çıtak, yaptıkları işi adeta bir tıp profesörü edasıyla anlatıyor bize. "Artık 'hayalet avcısı' gibi giyinip, evleri boşalttıktan sonra tarım ilacıyla ilaçlama devri kapanıyor" diyor.
Terminix'in en önemli özelliği kullandığı ilaçlar. Yurt dışından getirtilen bu ilaçlar, yutulsa bile insan sağlığını tehdit etmiyor. Çoğu kez ilaçlama ev halkı evde, hatta masa başında yemek yerken bile yapılabiliyor. Çıtak, "İlaçlar ve kullanılan diğer aletler, tamamen haşerenin yapısına gö-re değişiyor. Çünkü her haşerenin ya
da kemirgenin psikolojisi ve algılama yeteneği farklıdır" diyor. O, bu işin eğitimini ABD'de almış. İstanbul'daki bütün elemanları da, şirket bünyesinde eğitim aldıktan sonra servise çıkıyor. Elemanlar ABD'deki merkez tarafından sürekli kontrol ediliyor.

Müşteriye de iş düşüyor
"Artık ilaçlar ve kullanılan teknoloji çok değişti. Bizim eğitimli elemanlarımız nerede, neyi, nasıl yapacaklarını çok iyi biliyor. Ayrıca insanları da bilgilendiriyorlar. Çünkü hangi haşerenin insana ne kadar ve nasıl zarar vereceğini biliyorlar" diyen Cenk Çıtak, kesin sonuç alınması için müşterinin de olaya profesyonel bakması gerektiğini belirtiyor.
"Örneğin; bir apartmanda karınca sorunu var. Kişi bana sadece bunu yok etmemi söyleyip çekilirse olmaz! Benim de şartlarım var. Mesela, en basitinden bahçedeki çimenlerin boyu, standart uzunlukta olacak. Çimenler binaya değiyorsa değmeyecek, araya bir metre beton dökülecek".
Terminix'de her konunun farklı elemanı var. Örneğin eğitimciler, elemanları eğitiyor. Satış sorumluları, problemli yere gidip sorunun türünü ve çözüm şeklini tespit edip ev halkını bilgilendiriyor. En son çare kimyevi yöntemlerle 'sorunu yok etmek'.

Ne yapacağım bu çubuğu?
Terminix çalışanlarından Tunay Turaman ise başlarından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: Bir glikoz fabrikasıydı müşterimiz. Glikoz fabrikalarında genellikle arı ya da karınca sorunu olur. Teorik olarak, arıların akşam 5-6 gibi yuvalarına döndükleri bilinir. Biz de bu saatlerde uygulama yapardık. Bu fabrikada da teknik ekiple birlikte arı arıyorduk. Bir logara tek tük arıların girip çıktığını gördük. Ben 'Bu logarı açalım' dedim. Açtık ve hayatımda hiç görmediğim bir şeyle karşılaştım. Belki bir buçuk metre kare çapında bir koza vardı logarın içinde. Eşek arısı kozasıydı bu. O sırada üzerimde arı kıyafeti yoktu. Ben de hazırlanmaya gittim. Oradaki arkadaşa da hiçbir şekilde müdahale etmeden beklemesini söyleyerek gittim. Arı kıyafetini giydim, malzemeleri hazırladım geldim. Ve tam oraya doğru yaklaşırken, bıraktığım arkadaşım bana doğru koşarak geldiğini gördüm ve bana kaç, kaç diye bağırıyordu. Ben kafayı uzatıp köşeden bakınca inanılmaz bir şey gördüm. O arkadaş demir bir çubuğu kozanın içine batırmış ve oynamış! Tabii içerideki bütün arılar havalanmış ve çizgi filmlerdeki gibi inanılmaz bir arı kitlesi oluşmuştu. O arkadaşı üç yerinden sokmuşlar ve hastaneye kaldırıldı. Ben tekrar kozaya yöneldim
ve bir kutu ilacı tamamen kozanın üzerine boşaltıp üzerini kapattım.
Terminix tel: (0212) 286 66 06


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.