Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Eylül 2000

Şairin bürokrasiyle umutsuz savaşı

Şiirleriyle tanıdığımız Mayakovski, yıllarca sinema emekçiliği de yapmış, birçok senaryoya imza atmış bir isim. Şairin, filme çekilmemiş
'Ne Var Ne Yok?' adlı senaryosu Samih Rifat çevirisiyle
ilk kez Türkçede
Haber ResmiERDAL DOĞAN
İSTANBUL - Rus şiirinin fütürist şairi Vladimir Mayakovski'nin yeni çıkan 'Ne Var Ne Yok?' adlı kitabı, bu şairin bize yalnızca şiirle kalmayıp, şiir kadar sinemaya da mesai harcadığını gösteren bir yapıt, filmi çekilmemiş bir senaryo. Birçok senaryoya imzasını atan Mayakovski, 'Ne Var Ne Yok?'ta bir şairin bir gün içinde yaşadıklarını anlatıyor. Üstelik o şair kendisinden başkası değil.
Mayakovski'nin, deyim yerindeyse üstüne titrediği bir senaryodur 'Ne Var Ne Yok?'. Onun için 'bir ilke yapıtı'dır. Çünkü dönemin dünya sinemasında yeni anlatım teknikleri denenmekte ve Sovyet sineması bu yeniliklerin uzağında durmaktadır. Bu uzaklığı, defalarca elden geçirdiği senaryosuyla aşmak ister Mayakovski. 'Altına Hücum'da Chaplin'in tavuğa dönüşmesi, 'Parisli Kız'da geçen trenin gölgesi onda büyük bir hayranlık uyandırır.
'Yabancı sinemanın başarılı örnekleri' olarak kabul ettiği bu filmlerin etkisiyle 'Ne Var Ne Yok?'u yazar Mayakovski. Ama yazdığı gibi de kalır. Sovyet film yapım ve işletimini yürüten bir kurum olan Sovkino, senaryonun çekimine tutarsız gerekçelerle onay vermez. Sovkino, bürokrasi denilen şeyin ta kendisidir ve bir engeldir. Tıpkı senaryoda şairin karşılaştığı engellerden biri gibi. Doğrusu rastlantı da sayılabilecek bir şeydir Mayakovski'nin yaşadığı; senaryoda şairin başına gelenler adeta tekrarlanır. Sanatçıyla yapıtı arasına giren bir başkasıdır ve bu başkası aynı zamanda sanatçının yapıtına dair son kararı verecek olan anlamsız bir mekanizmadır.

Tüm inisiyatif sanatçıya
Mayakovski, yaşadığı bu deneyimin ardından, Sovyet sinemasının içine girdiği olumsuzlukları eleştiren bir metin kaleme alır; 'Yetişin'. Kitapta da yer alan metin, hem Mayakovski'nin neden bu senaryoyu yazdığını, hem de nasıl bir haksızlığa uğradığını anlatır. Sorular sorar, yanıtlar verir. İşte, yanıtını içinde taşıyan bir soru: "Neden sanat ve kültür işlerinin kararlarında muhasebecinin oy hakkı vardır da sanat ve kültür emekçilerine, kendi hesap işlerinde danışılmaz bile?"
Ne var ne yok, ya da nasıl yaşıyorsunuz, hayatla aranız nasıl?.. Mayakovski, son derece basit görünen bu soruların yanıtını vermeye çalışır senaryosunda. Ama işlerin, aslında pek de yolunda gitmediğini görür, gösterir. Tarih 1926'dır. Hayatı değiştirmeye olan inancının zayıflamaya başladığı bir tarihtir belki de bu. Çünkü intihar eden arkadaşı Yesenin'in ardından "Yaşamda bir şey çok kolaydır, ölmek. Bu yaşamı yeniden oluşturmaksa çok daha zor" diye yazdıktan beş yıl sonra, Mayakovski de silahını kafasına dayar ve tetiği çeker. Ama sinema emekçileri için söyledikleri hep hafızalarda kalır: "Yönetim kurulları geçip gider, sanat kalır."
Ne Var Ne Yok?/Vladimir Mayakovski/Çev. Samih Rifat/Sel Yayıncılık/67 sayfa


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.