Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Eylül 2000

Endonezya

Geçenlerde Endonezya'da iki hafta süren bir kültür gezisine katıldık. Endonezya bir Güneydoğu Asya ülkesi. 1997 yılına kadar Güneydoğu Asya ekonomik mucizelerin yaşandığı bir bölge idi. 'Asya Kaplanları' diye adlandırılan ülkeler hızla kalkınıyor, ekonomik bir güç haline geliyordu. 1997 yılında Güneydoğu Asya'da çok önemli bir ekonomik kriz yaşandı. 1990-1996 yılları arasında yılda yüzde 6 hızla büyüyen Endonezya ekonomisi bu krizden en çok etkilenen ülke oldu. Yaşanan kriz, ekonomik nedenlerle açıklanamıyordu. O günden bugüne, krizi açıklamak için pek çok teori geliştirildi. Hesapsız gayrimenkul yatırımları yapıldığı ileri sürüldü, paranın aşırı değerlendiği tezi ortaya atıldı. Ama en doğrusunu Nobel Ödülü sahibi iktisatçı Merton Miller söyledi: Amerika, Suharto'dan vazgeçmişti. Amerika bölgede hâkimiyetini sürdürecek bir düzen arıyordu. O günden bugüne Endonezya, IMF reçeteleriyle ekonomisini toparlamaya çalışıyor.
Endonezya, Güneydoğu Asya'da, yüzölçümü Türkiye'nin, yaklaşık 2.5 misli olan bir adalar ülkesi. 13 bin 677 ada üzerinde kurulu. En batısından en doğusuna olan uzaklık 5 bin km., en kuzeyinden en güneyine olan uzaklık ise 2 bin km. Endonezya'nın nüfusu 210 milyon. Endonezya'da 300'ü aşkın etnik grup, 500'ü aşkın dili konuşuyor. Yani, Endonezya, Güneydoğu Asya'nın önemli, kültür ve doğa bakımından çok zengin bir ülkesi. Endonezya 1949 yılında bağımsızlığına kavuşana kadar 300 yıl Hollanda tarafından sömürülmüş, farklı bir biçimde hâlâ sömürülüyor. Bu nedenlerden görülmeye değer, incelenmeye değer bir ülke.
Endonezya ekvatorun üzerinden geçtiği bir ülke. Tabii kaynaklar ve iklim açısından Allah, Endonezya'ya inanılmaz derecede cömert davranmış. Endonezya'da dört mevsim yok: Yalnızca yağışlı ve kurak iki mevsim var. Dağlardan coşku ile inen sularla, tarlalarda peş peşe mahsul alınabiliyor. Pirinç temel gıda maddesi. Bir tarlada pirinç ekimi yapılırken, bir tarlada hasadı yapılabiliyor. Ülkenin en büyük ama en fakir adası Sumatra'da zengin petrol ve doğalgaz kaynakları var. Sumatra Adası yüzyıllarca dünyaya kauçuk, palmiye, kahve, tarçın ve karanfil üretmiş. Kauçuk ve palmiye ormanları gözünüzün alabildiğine uzanıyor. Medan'dan 75 km. uzaklıkta Bukit Lawang'da Orangutan Maymunları Rehabilitasyon Merkezi'ne giderken saatlerce palm yağı çiftlikleri içinden geçiyorsunuz. Evet, saatlerce, çünkü Sumatra'da mesafeler uzun ve kısa mesafeler dahi uzadıkça uzuyor. Yol şartları çok kötü. O kauçuk ve palm yağının yarattığı zenginlik buralara pek bir şey bırakmamış. Palm yağı ve kauçuk çiftliklerinin bir kısmı devletin, bir kısmı ise yabancı şirketlerinmiş. Yolu uzatan nedenlerden biri de palm yağı fabrikasına hevenk hevenk palm yağı meyvelerini götüren kamyonlar. Yol üzerinde bir İngiliz şirketinin palm yağı fabrikası var. Yabancılar, ucuza kullandıkları Endonezyalı işçilerle, sahip oldukları tarlalarda palm meyvesi, sahip oldukları fabrikalarda palm yağı üreterek kendi ülkelerinde bunları katma değeri yüksek hijyenik ve kozmetik ürünlere çevirebiliyorlar. Böylece, doğanın nimetlerinden yararlananlar Endonezyalılar değil, yabancı şirketler oluyor. Bir zamanlar sömürü 'koloni' düzeni çerçevesinde yürütülürken, bugün serbest ticaret ilkeleri çerçevesinde yürütülüyor. Yabancıların sömürmesini haklı gösteren de devlet şirketlerinin durumu: Yabancı şirketler kâr ederken, devletin şirketleri zarar ediyormuş: Yani orada da devlet şirketleri 'arpalık' görevi yapıyormuş. Doğal kaynakların ve tabiatın bu derece zengin olduğu ülkede kişi başına milli gelir, 1998 yılında sadece 680 dolar. Gelir dağılımı ise çok bozuk.
1997 ekonomik krizi ve krizin sosyal patlamalara neden olması Endonezya'da, özellikle Sumatra'da turizmi çok kötü etkilemiş. Sumatra'nın o cennet gibi Toba Gölü, göl üzerindeki Samosir Adası ve yağmur ormanlarındaki turistik tesisler bomboş. Herkes 1997 öncesi yılların geri dönmesini bekliyor. Ama maalesef Endonezya IMF reçeteleri altında kıvranıyor. Bali Adası'ndaki rehberimiz gelecekten ümitli. 18 Ağustos 2000 yılında Maliye Bakanı olan Rizal Ramli, IMF karşıtı tutumuyla bilinen bir kişiymiş. Halk kendisinden IMF karşıtı, ulusal ekonomik politikalar uygulamasını bekliyormuş. Endonezya çok güzel ülke. Ümit de güzel şey. Fakat sömürü düzeninden kurtulmak kolay değil.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.