![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Euro'ya destek kararlılığı? Cuma günü, G-7 Hazine bakanları ve Merkez Bankası guvernörleri toplantısı öncesinde, Euro'yu desteklemek üzere yapılan geniş katılımlı müdahale daha uzun süre tartışılacak gibi görünüyor. Cuma günü kısa bir basın açıklamasının ardından, beş kademe olarak gerçekleşen müdahalede Euro, dolara karşı yüzde 4.8 oranında değer kazanarak 0.9014 cent düzeyine kadar çıkmış, fakat daha sonra gelen satışlar sebebiyle kazanımların yüzde 61'ini geri vererek, 0.8760 düzeyine gerilemişti. Şimdi piyasalar söz konusu müdahalenin kalıcı bir değişiklik yaratıp yaratmayacağını tartışıyor.Müdahale başarılı mı, sorusunun yanıtı, kesinlikle evet. Zamanlama, kararlılık, beklenmedik ölçüde geniş katılım bu sonuçta önemli rol oynadı. Piyasaların haftayı açıldığı seviyeden oldukça yüksek bir düzeyde kapatması sağlandı. Ancak tüm olumsuz beklentiler kırılıp, tasfiye edildi mi, sorusunun yanıtı ise kesinlikle hayır. Euro değer kaybettikçe, kendini yıpratan bir kısır döngüye girmişti. Beklentilerin kırılabilmesi için cuma günü sergilenen kararlılığın somut bir hedef ortaya konularak gerektiğinde tekrarlanması gerekir. Zira piyasalar er geç bu kararlılığı test ederek merkez bankalarını zorlayacak, eğer benzer tepki gelmez ise güven bunalımı artacak, çok daha büyük kayıplar kaçınılmaz olacak. Bu ihtimali dikkate alan G-7'ler, Prag toplantısında gerektiğinde Euro'yu desteklemek konusunda işbirliği kararı aldılar. Buraya kadar her şey kararlılık mesajı veriyor; etkili bir müdahaleye ek olarak G-7 deklarasyonunda konu gündeme getirilerek, piyasalara meydan okunuyor. Ancak belirsizlik yaratıp, kafa karıştıran unsurların da varlığını kabul etmek gerekir. 1995 yılından bugüne kadar ABD'nin tercihi, güçlü dolar lehine idi. Zira ekonomisindeki talep kökenli enflasyon baskısını ucuz ithalat yoluyla dengelemek ancak güçlü dolar sayesinde mümkün olabilirdi. Yeni bir stratejinin olmadığı ve iç talep baskısı devam ettiğine göre, ABD'nin dolar konusunda bir değişikliğe gitmesi olası değil. Zaten Hazine Sekreteri de cuma günkü müdahale sonrasında bu durumu net bir şekilde ifade etti. Müdahaleye katılım ile güçlü dolar politikasına devam konusunda çelişki olmadığını vurguladı. Bu aşamada yeni sorulara yanıt aramak gerekiyor. Bugüne kadar gerçekleşen ortak müdahalelere ABD adına Federal Rezerv katılırdı, bu kez neden ABD Hazinesi devreye girdi? Euro'daki son düşüş, petrol fiyatlarındaki yükselişle ilişkilendirildiği için mi, böyle bir farklılık gündeme geldi? Petrol fiyatı makul düzeylere gerilese bile Euro değer kaybetmeye devam ederse, ABD'nin tavrı ne olacak? Avrupalı merkez bankalar pek çok kez Euro'nun düşüşüne dur demek istemişler, fakat ortak müdahale konusunda ABD'yi ikna edememiş, ortak kararlılığın G-7 deklarasyonuna yansımasını sağlayamamışlardı. Bu sebeple ABD'nin yeni tavrı, piyasalar açısından büyük bir sürpriz. Ancak bu sürprizi başkalarının da izleme olasılığı oldukça yüksek... Zira piyasalar görüntüdeki ortak kararlılığın tartışmalı olduğunun farkında! Zaafiyet er geç test edilecek. Rusya krizi sonrasında doların önce nasıl düşüp, sonra nasıl toparladığını hatırlamakta yarar var... Sadece petrol, Rusya krizinin yerini almış durumda...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||