Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
6 Kasım 2000

Yazık oluyor

Bir toplumda ciddiyet gerektiren konularda insanlar ne kadar çok "Yazıklar olsun!" diyorlarsa, o topluma o kadar çok "Yazık oluyor" demektir. Son zamanlarda Türkiye'de sporun halini bilenler "Yazıklar olsun!" sözünü sık sık telaffuz ediyor.
Yazılarımda zaman zaman kullandığım "Türkiye spor fukarasıdır" sözüne kızıp, beni arayanlar da, bu sözün hesabını verdiğimde "Yazıklar olsun!" diyor. Çünkü onlara, "Buyurun şu soruları araştırın" diyorum. Araştırıyorlar ve görüyorlar ki, yurdumuzu ve insanımızı spor yoksulu yapan sorumsuzlardan, inatla sürdürülen yanlış tutumlardan yalnız kendileri değil, asıl çocukları pay alıyor.
Bir ülkede, 03-24 yaş arasında yaklaşık 30 milyon genç insan için spor olanakları yaratılmadıysa;
Tesis yapınca sporun yayılıp, gelişeceğini sanan yetkililer varsa ve yapılan tesislerde antrenör, monitör, sağlık uzmanı vb. gerekli kadrolar yoksa;
Ulusun parasıyla, ulus için yapılmış trilyonluk tesisleri kimi spor kulüplerine 49 yıllığına kiralamayı marifet sayan yetkililer varsa ve bu tesislerde haftada yalnızca bir futbol karşılaşması yapılıyorsa;
Sporda en önemli altyapının, bilgisel altyapı olduğu unutuluyorsa;
Spor medyası insanların beynine spor adına sürekli futbol şırınga ediyorsa;
Futbol medyası spor adına ortaçağ karanlığında yaşıyorsa;
Türkiye'de futbol adına pek çok spor dalı ve o sporlarda kabiliyetli pek çok genç, medyanın bu tavrı nedeniyle harcanıyorsa;
1999 yılında Dünya Şampiyonu olmuş güreşçimiz Recai Gül, üniversitede okumak için geceleri barlarda fedailik yapmak zorunda kalabildiyse ve şimdi köyünde küskün yaşıyorsa;
Olimpiyat oyunlarında ilk kez bayan atletimiz, yarışarak elendikten sonra ağlayıp "Bana gerekli ilgi gösterilmedi" diyebiliyorsa;
Yetkililer, "Katılmanın esas olduğu" olimpiyatlara şu kadar madalya alacağız diye gidiyorlarsa;
Sporculara madalya için baskı yapılıyor, yurda dönüşte madalya alan sporculara VIP salonundan, diğerlerine normal kapıdan geçiş yaptırılıyorsa;
Olimpiyatlardaki başarısızlığımız için önemli bir yetkili "Nazara geldik" diyebiliyorsa;
Her türlü dil, din, ırk, ulus vb. özelliğin üzerinde olan sporda, hem de bir federasyon başkanının diliyle, irticadan söz ediliyorsa;
Milli Eğitim Bakanlığı spor yapan öğrencileri adeta cezalandıran kararlar alabiliyorsa;
Olimpizmden sorumlu olan bazı zevat hizmet etme yerine ikbal kavgası içindeyse...
Ve bu liste daha çok uzatılabiliyorsa; ne denir?
Elbette "Yazıklar olsun" denir. Ve elbette yurdumuza, insanımıza yazık olur.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.