![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kendi yapmadığını başkasından istemek AB, Kopenhag kıstasları çerçevesinde azınlıklar konusunda aday ülkelerin bazı adımlar atmasını istiyor. AB ülke ve kurumları, PKK terörizmiyle mücadelemizi insan hakları ihlallerinin ötesinde, sorunun barışçı ya da siyasi çözümü yönünden de eleştirmişti. Bu nedenle diğer 12 adaya kıyasla bizden talepleri daha ciddi olabilir.AB'nin bu eleştiri ve taleplerine öylesine alıştık ki, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde azınlıklar konusuna yapılacak atfın doğal karşılanacağına kuşku yok. Oysa altı ülke tarafından AT'nin kuruluşunda ve daha sonraki genişlemelerinde azınlıklar hiçbir zaman bir önşart olarak muamele görmedi. Aksi halde Kuzey İrlanda ve Bask etnik ya da dini çatışmalarını barışçı yollardan çözümleyemediklerinden İngiltere, İrlanda ve İspanya ile, Batı Trakya Türk toplumunun ahdi haklarını yıllarca ihlal eden Yunanistan üye olamayabilirlerdi. Bugün AB'ye girecek olsalardı, bu yılların üye ülkelerinin bile bazı eksikleri bulunabilirdi. Bu demek değil ki AB üyeleri zaman içinde azınlıklar konusunda ilerleme kaydetmediler. AB bütünleşme süreci; etnik çatışmaların önemini hem devletler hem de etnik gruplar açısından, kısmen de olsa, azaltıyor, üye ülkeler arasındaki işbirliği terörizmi sınırlıyor, kültürel haklar verilirken bölünme korkusu nispeten az oluyor. Bu bakımlardan etnik sorunları üyelik sırasında çözümlemek, önce çözüp sonra üye olmaktan çok daha kolay. Nitekim üye Yunanistan'ın azınlıklara karşı tutumu da eskisine oranla giderek daha olumlu bir nitelik kazandı. Hukuk açısından bakıldığında, Avrupa Birliği Antlaşması 6(1) maddesinde, birliğin, tüm üye ülkelerin ortak özelliği olan, serbesti, demokrasi, insan hak ve özgürlüklerine saygı ve hukuk devleti ilkeleri üzerine kurulduğu belirtiliyor. 49. madde ise bu ilkelere saygı gösteren her Avrupa ülkesinin Birlik üyesi olmak için başvurabileceğini söylüyor. Görüleceği üzere bu ilkeler arasında azınlıklara ilişkin bir hüküm yok. Konuya ilişkin tek hüküm, o da dolaylı biçimde, ırk ve etnik menşe farkından kaynaklanan ayrımcılıkla mücadele edilmesini öngören Amsterdam Antlaşması 13. maddede yer alıyor. Tabii AGİT çerçevesinde azınlıklarla ilgili olarak kabul edilen metinlere AB ülkeleri de taraf. Ama bu metinler bağlayıcı değil. Avrupa Konseyi içinde 1995'te oluşturulan 'Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi'ne bazı AB ülkeleri henüz taraf olmadılar. Kaldı ki 'ulusal azınlık' kavramı konusunda da aralarında görüş birliği yok. AB üyelerindeki azınlıklara ilişkin sorunlar ilgili üye ülkelerin iç işlerine giriyor. AB kurumları bu sorunlara karışamıyor. Ayrıca AB içinde azınlıklara ilişkin konularda uyum ve yeknesaklığın sağlanması için standartlar da oluşturulmuyor. Kısaca azınlıklar AB'nin iç gündeminde yer almıyor. Buna karşılık son genişleme dolayısıyla 1993'te oluşturulan Kopenhag kıstasları AB iç gündeminde bulunmayan 'azınlıklara saygı ve azınlıkların korunması' hususlarını içeriyor. Bu bağlamda Macaristan'ın Slovakya ve Romanya'daki azınlıklarına ilişkin anlaşmalar imzalandı. Yine bu bağlamda Roma (Çingeneler) konusu bir çok aday ülkede azınlık hakları olarak izleniyor. AB'nin uluslararası forumlarda azınlık haklarını savunduğu da bir gerçek. Yani bu konuda dış gündemi ve ortak bir politikası var. İlginç olan AB ülkelerindeki göçmen işçilerin azınlık kavramı dışında kalmaları ve yurttaşlarla birlik üyesi diğer ülkelerin işçilerine tanınan bazı haklardan yararlanamamaları. Özellikle göçmenlerin kültürel hakları üye ülkelerin asimilasyon / entegrasyon politikaları arasında sıkışmış durumda. Din eğitimi için bile Hıristiyan bir ülkeye uygun model geliştirmek gerekiyor. Bu göçmen işçilerden Müslüman kökenli olanlar ayrıca ırkçılıkla da karşı karşıyalar. Yani korunmaya ve saygıya muhtaçlar. KOB, AB'nin Türk asıllı göçmenlere veremediği 'azınlık haklarını' bizim ülkemizde tanımamızı AB üyeliği için şart koşarsa, karşılığında neyi isteyeceğimizi bilmeliyiz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||