![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Onlar şampiyon, biz Fransız1998 Dünya Kupası sahibi ve son Avrupa Şampiyonu Fransa karşısında hiçbir varlık gösteremeyen Milli Takımımız, İnönü Stadı'nı dört farklı yenilgiyle terk etti. Rahat bir tempoda oynayan konuk ekibin golleri Trezeguet, Wiltord, Micoud ve Robert'den MEHMET DEMİRKOLZidane soldan kalabalık savunmamızın arasına giriyor... Topla birkaç metre gittikten sonra meşin yuvarlağı sola atıyor... Trezeguet bomboş. Ama ofsayt... Dakika 13... Bu pozisyonun aynısından dört tane görmüşüz kalemizde o dakikaya kadar... Daha ilginç olanı, Zidane'ın ayağından organize edilen ilk akın bu... İlk pozisyonların tamamı, Micoud ve Candela kaynaklı. Fransızlar, Dünya Kupası'ndan sonra, şerefine Zafer Takı'nın üzerine "Merci Zizou" yazdıkları Cezayirli olmadan bile, Avrupa'nın iyi takımlarından birini darmadağın ettiler. Bu, bizim anladığımız yıldız-takım ilişkisinin çok dışında bir tablo. Demek ki, dünya şampiyonu böyle olunuyor. Maçtan önce Şenol Güneş, "Kendi oyunumuzu oynayacağız" demişti. Öyle yapmaya da çalıştı. Bu ülkenin oyuncu karakterine daha uygun bir sistemi uygulatmaya uğraştı. Ancak Hakan Şükür fenomeni ortaya çıktığından beri, kazanılan başarıların tam tersi bir sistemdi bu... Dörtlü savunmanın önünde ünlü Galatasaray pres üçlüsü ve Fatih ile Ahmet Dursun'un arkasında Muzzy... Ama tutmadı. Hakan tipine göre oyun kurmaya alışkın savunma ve orta saha, ilk 15 dakikada neredeyse hiçbir şey yapamadı. Buna, birbiriyle oynamayı bilmeyen ileri üçlümüzün uyumsuzluğu eklenince, Fransa'nın akılalmaz presiyle birlikte sahamızdan çıkamaz hale geldik. Presçilerimiz de kopuk ve yararsızdı. Ders gibi bir gol
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||