Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Kasım 2000

Manisa'ya adalet geldi

Manisa Terörle Mücadele Şubesi'nde gözaltına aldıkları çoğu lise öğrencisi Manisalı 14 gence işkence yaptıkları gerekçesiyle yargılanan 10 polis toplam 85 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı
Haber ResmiCELAL BAŞLANGIÇ
MANİSA -Türkiye'de zaman zaman hayat mizahı aşıyor. Yine öyle oldu. 'Silahlı çete
üyesi' olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan çoğu lise öğrencisi 14 Manisalı gence işkence yaptıkları için 10 polise 1580 gün süren yargılama sonucu toplam 85 yıl hapis cezası verildi. Polislerin sorguladıkları gençlerden 10'unu İzmir DGM toplam 76 yıl 3 ay hapse mahkûm etmiş; işin ilginci Yargıtay'ın bu kararı bozmasından sonra mahkeme Manisa Ağır Ceza'da süren işkence davasının sonucunun beklenmesini kararlaştırdı.

Polis cezada öne geçti
Yani 'gizli örgüt üyesi' olmaktan 'yakalanan' gençlerden 10'una verilen ceza, onları sorgulayan polislerin aldığı cezadan daha az oldu.
6 Haziran 1996'da başlayan ve o günden bu yana iki kez Yargıtay'a giden davada daha önce beraat kararı veren yerel mahkemenin yapacağı fazla bir şey yoktu. Çünkü iki kez verdiği beraat kararı Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu tarafından bozulan Manisa Ağır Ceza Mahkemesi dosyadaki şekil eksikliğini tamamladıktan sonra, Yargıtay kararında belirtildiği biçimde cezayı verecekti. Ancak bunu tam 11 aydır yapamıyordu. Çünkü sanık polisleri bulmak kolay olmuyordu.
Manisa Ağır Ceza Mahkemesi bulunamayan son polis memuru Atilla Gürbüz'ün ifadesi önceki gün talimatla gönderilerek dosyaya girdi ve bu hafta başında dosyadaki tüm eksiklikler tamamlandı. Davanın böyle kritik bir noktaya gelmesine karşın dünkü duruşmada ne Manisalı gençler, ne yakınları, ne pek çok duruşmayı izleyen sivil toplum örgütleri, ne de sanık polislerin yakınları vardı. Dört buçuk yıllık süreç içersinde yapılan toplam 24 duruşmanın en sakinlerinden biri yaşanıyordu dün.
Sanıklardan yalnızca başkomiser Halil Emir, polis memurları Levent Özvez, Musa Geçer gelmişti. Manisalı gençlerin avukatlarından Pelin Erda, Yargıtay kararı doğrultusunda 10 polisin TCK'nın 343. maddesi gereğince cezalandırılmasını ve bu cezanın işkence yaptığı mağdur sayısıyla çarpılmasını; alacakları ceza göz önünde tutularak CMUK'a göre tutuklanmalarını istedi.
Duruşma savcısı da polislere Yargıtay kararı doğrultusunda mahkûmiyet verilmesini istedi. Sanık polislerin avukatları ise soruşturmanın genişletilmesini, yeni bir savunma süresinin verilmesini istedi. Mahkeme heyeti bu istemi kabul etmeyince sanık polislerin avukatları Emin Uz, Telat Tekkılıç ve Zeynel Balkız mahkemeden çekildi. Verilen aradan sonra artık karar açıklanacaktı. Karar aşamasında gazeteciler ve izleyiciler mahkeme salonuna alınmadı. Karar açıklanmaan önce yeni avukat tutabilmek için polisler yeniden süre istedi. Ancak bu istek de kabul edilmedi ve sonuçta Manisa Ağır Ceza Mahkemesi sanık polislere TCK'nın 343. maddesinde öngörülen hapis cezasının en azını uygulayarak işkence gören her mağdur için polislere birer yıl hapis cezası verdi.

'Bu şarkı bitmez!'
TCK'nın 59. maddesine dayanarak yaptığı indirim sonucu da işkence yaptıkları her genç için polisler onar ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza işkence yaptıkları mağdur sayısıyla çarpılınca başkomiser Halil Emir 130 ay, komiser Atilla Gürbüz 100 ay, polis memurları Levent Özvez 120 ay, Engin Erdoğan 110 ay, Fevzi Aydoğ 110 ay, Musa Geçer 100 ay, M. Emin Dal 110 oy, Turgut Özcan 70 ay, Ramazan Kolat 110 ay, Turgut Demirel 60 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildi. Böylece 10 polise 5 yılla 10 yıl 10 ay arasında değişen hapis cezası verilmiş oldu. Duruşma sonucu adliye önünde duruşma dosyasındaki belgelerle bir basın toplantısı yapan, polis memurlarından Emir, Özvez ve Geçer, "Yalan yanlış raporlarla mahkûm edildik. Savunma hakkımız elimizden alındı" diyor ve ekliyordu: "Bu şarkı burada bitmez."
Galiba herkes biliyodu 'bu şarkının burada bitmeyeceğini'. Ama ne de olsa burası Türkiye'ydi ve gerçek mizahı zaman zaman aşıyordu.

'Bu işyerinde işkence var'mış!
Yaşları 14 ile 29 arasında değişen, biri ortaokul, yedisi lise, üçü üniversite öğrencisi; biri öğretmen, diğeri garson; yedisi 18 yaşın altında 16 genç 26-31 Aralık 1995 tarihleri arasında gözaltına alındı. Gençlerin Manisa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde işkence gördükleri iddiası Türkiye ve dünyanın gözünü olay üzerine çevirdi. Hatta dönemin SHP Milletvekili Sabri Ergül Manisa Emniyet Müdürlüğü kapısına 'Bu işyerinde işkence vardır' yazılı bir tabela bile astı.
İzmir DGM'de yargılanan gençler 'yasadışı örgüte üye olmak' ve 'yardım ve yataklık' suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Gençlerin DGM'de yargılamaları sürerken suç duyurusu üzerine Manisa Emniyet Müdürlüğü'nde görevli biri başkomiser, biri komiser, toplam 10 polis hakkında işkence suçlamasıyla dava açıldı. İlk duruşma 26 Haziran 1996'da yapıldı. 11 Mart 1998'de Manisa Ağır Ceza Mahkemesi 'yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği' gerekçesiyle beraat kararı verdi. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 12 Ekim 1998'de sanıkların işkence yaptıklarının dosyadaki delillerle sabit olduğu gerekçesiyle bozdu. Mahkeme 27 Ocak 1999'da beraat kararında yine direndi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 15 Haziran 1999'da yerel mahkemenin direnme hükmünün bozulmasına karar verdi. Dört buçuk yıl süren ve dün 24. duruşmasında mahkeme sanık polisleri mahkûm etti.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.