Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
20 Kasım 2000

Kadıköy'de Kasırga operasyonu

Trabzonspor önünde maça fırtına gibi giren, daha ilk yarıda üç farklı skoru yakalayan Fenerbahçe, ikinci yarısında da çok fırsat bulduğu oyunda cömert davrandı ve 5-2 galip geldi. Gecenin golleri Baliç, Andersson, Lazetiç (pen) ve Lange arasında paylaşıldı
Haber ResmiMEHMET DEMİRKOL
Dakika 23... Trabzonspor rakip sahaya yayılmış, Fenerbahçe savunmasında bir delik arıyor... Oyunu kontrol ediyor gibi görünüyorlar. Ama bir türlü rakip ceza alanına giremiyorlar.
Dakika 35... 12 dakika geçmiş, aynı durum devam ediyor. Trabzon'un pozisyonu yok ama topla sürekli onlar oynuyor. Hatta Fenerbahçe seyircisi de yanılıyor ve 2-0 önde olan takımını hafif hafif protesto etmeye başlıyor. Bu durumun açıklaması basit: Bordo-Mavili ekibin kadrosunda tam 6 orta saha oyuncusu var ve Gökdeniz'in katılımıyla 7 oluyorlar bu alanda... Sürekli topa hakimler. Giray Bulak'ın çıkardığı takım, oyun sistemi ve o anki skorun sonucu bu...
Bulak'ın düşüncesi, kalabalık ve hızlı bir orta sahayla Fenerbahçe'yi yıkmaktı çünkü Sarı-Lacivertliler bu ligin orta sahayı en az kullanan takımı olarak biliniyordu. Oyun kurucuları; santrfor Andersson... Fenerbahçe uzun toplarla çıkıyor ve orta sahayı hemen hemen hiç kullanmıyor. Bulak, bir bakıma Beşiktaş'ı yıktığı planı uygulamak istedi. Fenerbahçe'yi hiç seyretmemiş olmalı. Mustafa Denizli'nin öğrencileri, ilk iki golü bulana kadar, oyunu Trabzon sahasına yıktılar. Ogün ve Johnson, iki önemli görevi üstleniyordu. Hem Rapaiç'in arkasında duvar oluyor, hem de iki kanattaki Abdullah ve Yusuf'un kademesine giriyorlardı. Bu, oyunu orta alanda oynamayı hedefleyen Trabzon'un kalabalık hattını görevsizliğe itti. Trabzon savunma anlayışı da avantajı Fenerbahçe'ye getirdi. Geride sadece Nikolovski ve Andersson'u kontrol eden Güngör'ü bırakıp, Baliç ile Rapaiç'i orta saha adamlarına havale etmişlerdi. Bu oyuncuların rakiplerini tek hamlede durdurma istekleri de Fenerbahçe'ye iki erken gol getirdi.

Hakim ama kazançsız
23 ve 35. dakikalar arasındaki oyunun bir diğer önemli sebebi ise Rapaiç'in orta sahaya çekilmeyi tamamen bırakmasıydı. Fenerbahçe ileri ucu yorulunca, Ogün ve Johnson'un görevleri arttı ve bunu kaldıramamaya başladılar. Ancak Murat'ın Trabzon hücum hattında yalnız kalması, Karadeniz ekibinin oyunda hakim göründüğü bu bölümü kazançsız kapatmasına yol açtı. 36. dakikada Fenerbahçe'nin yine iki pasta pozisyona girdiğini gördük. Kazanılan serbest atış ve gol, Bordo-Mavili takımı moralman çökertti ve Fenerbahçe'nin Andersson merkezli akınlarıyla klasik oyununa dönmesine neden oldu.

Bulak'ın planını Baliç bozdu
İkinci yarıya Trabzon, Adana maçındaki skorun hayaliyle girdi. Ama 48'de Ramazan'ın çok uygun durumda auta gönderdiği kafa vuruşu, Fenerbahçe'nin uyanmasını sağladı. Burada Giray Bulak'ın sinsi planından da söz etmek gerekiyor. Devre arasında değişiklik yapmayan Bulak, 56 ve 57. dakikalarda Hami ve Lange'yi sahaya sürmekle, Fenerbahçe'nin alacağı tedbirleri tersyüz etmek istedi. Ve yine yazımızın başındaki bölümde anlattığımız oyun oynanmaya başladı. Bu bölümün Baliç ile Rapaiç'in dinlenme dakikalarına rastlaması ve Trabzon'un artık hücumcularla oynuyor olması, Rüştü'nün kalesinde pozisyonlar doğurdu. Golü de, bir taze kanla, Lange ile buldular.
Bu maçtan çıkacak ders, Trabzon'un hücumcuları oyuna girdikten sonra, savunmasında da daha kalabalık olmaya başlamasıydı. İşte bu noktada, Denizli'nin gerekli değişiklikleri biraz gecikerek yapması, Bulak'a bir hamle üstünlüğü getirdi. Yani, sinsi plan bir ölçüde tuttu. Ama 71. dakikada Trabzon savunmasının büyük hatasını gole çeviren Baliç, hem Denizli'yi kurtardı hem de Trabzon'un hazırladığı planı rafa kaldırdı.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.