Parayı ödeyene af varAdalet Bakanı Türk, 23 Nisan 1999'dan önce suç işleyenlerin af kapsamında yer alacağını açıkladı. Böylece devleti hortumlayanlar da parayı vermek koşuluyla aftan yararlanabilecek Tuncay ÖZKAN
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ile dün öğleden sonra yaptığım görüşmede bana net bir şekilde hazırlık çalışmaları devam eden affın kapsam tarihini söyledi: 23 Nisan 1999. Bu şu anlama geliyor. 23 Nisan 1999'dan önce suç işleyenler af kapsamının içindeler. Ancak, bu tarihten sonra suç işleyenlerle ilgili olarak af tasarısı herhangi bir düzenleme getirmiyor. Bakana göre, bu tarihten sonrası için yapılacak düzenlemeler suçu teşvik anlamına geleceğinden bundan kaçınmak da gerekiyor. Ama ilginç bir tarih 23 Nisan 1999. Bu tarihten önce 22 Aralık 1999 tarihinde el konulan İnter Bank ve Cavit Çağlar, Ege Bank ve Murat Demirel, Es Bank ve Zeytinoğlu,Yurt Bank ve Ali Balkaner,Yaşar Bank ve Selçuk Yaşar, Sümer Bank ve Hayyam Garipoğlu, Bank Ekspres ve Korkmaz Yiğit ile ondan önce banka batıranların tamamı şartlı olarak aftan yararlanabilecekler. Devleti soyanlar, rüşvet
alanlar, vergi kaçıranlar, zimmetine para geçirenler kısacası bütün ekonomik suçları gerçekleştirenler bu aftan yararlanacaklar.Ekonomik suçlarda geçerli Türk, affın kimleri ve hangi tarihe kadar işlenen suçları kapsayacağı noktasında bana şu bilgileri verdi: "Terörle Mücadale Kanunu'nun geçici dördüncü maddesinin
c bendi 1991 yılından önce işlenen ekonomik suçlarla ilgili kimlerin aftan yararlanacağını belirtiyor. Bu yürürlükteki bir yasa. Bunun ekonomik suçlarda da geçerli olmasından başka bir şey değil bugünkü uygulama. Bununla sağlanmak istenen şey şu.
Ekonomik suçlarda önemli olan şey parayı geri alabilmek. Burada yapılacak olan şey istenilen parayı faiziyle ve bütün alacak haklarıyla birlikte getirip devlete ödeyen kişiye 'Tamam seni affediyoruz' denilecek. Çünkü ekonomik suçlarda amaç, kaçırılan parayı geri alabilmek. Bu noktada 1991 yılında çıkarılan affı da hatırlatmak istiyorum. Orada da amaç vergi ve diğer ekonomik suçlarda kaçırılan paraları faiz ve diğer alacaklarla tahsil etmek olmuştur. Burada da amaç bu paraların tahsil edilebilmesidir.
Ama şunu belirtmek isterim ki bizim elimizde bulunan af yasa tasarısında en
önemli unsur 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen suçların af kapsamı içinde olmasıdır. Bu tarihten sonra işlenen suçlar kapsam dışındadır. Çünkü af yasaları hazırlanırken affın ilk dile getiriliş tarihi geçerli sayılır. Eğer böyle yapılmazsa af büyük ölçüde zedelenir. Çünkü o zaman suça teşvik edilmiş olur. Ben af yasa tasarısında ilan
edilmiş 23 Nisan 1999 tarihinin daha ileriye çekileceğini sanmıyorum. Taslakta bizim ilan ettiğimiz tarih de 23 Nisan 1999'dur. Bu noktadan sonra işlenen suçlar af kapsamının dışında olacaktır. Dolayısıyla bugün kamuoyunun gündeminde bulunan bankaların içini boşaltma ve diğer ekonomik suçlarla ilgili af kapsamı noktasında herhangi bir şey söylemem mümkün değil. Çünkü affın kapsayacağı suçların son tarihi 23 Nisan 1999.Bu tarih şimdi belirlenen bir şey değil. İlk açıklamada belirlenen tarihtir."
Adalet Bakanı Türk'e bu af yasasından bankaların içini boşaltanların da yararlanacağını, bunu içine sindirip sindiremediğini sordum. Bana, bu noktada pragmatik düşünmenin en doğrusu olduğunu söyledi. Türk'e göre "Ekonomik suçlarda amaç kaybedilen paranın tekrar kazanılması. Bu noktada en iyi çözüm şartlı af. Parayı öder, aftan yararlanır. Devlet kendisine karşı işlenen bu tür suçlarda daha önce de böyle yapmış. Kayıpları geri almanın burada en önemli nokta olduğunu düşünüyorum." Kırcı konusunda ayrılık Bu durumda 1991'den sonra batan bütün bankalar Türkiye Öğretmenler Bankası, TYT Bank, Türkin Vest, Bank Ekspres, Ege Bank, Yurt Bank, Es Bank, Yaşar Bank, İnter Bank, Sümer Bank dahil olmak üzere bütün rüşvet, zimmet, irtikap, vergi, harç, resim borçları nedeniyle ceza alanlar devlete istenilen paraları ödedikten sonra aftan yararlanabilecekler. Burada esas alınan yasa Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4. maddesinin c bendindeki suçlar.
Türk, liderlere sunulan af yasa taslağıyla ilgili MHP ve diğer partiler arasında yaşanan çete suçlarındaki af kapsamı noktasında henüz uzlaşma sağlanamadığını, bu konudaki görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Bu, şu anlama geliyor. Haluk Kırcı
ile ilgili MHP ve diğer partiler arasındaki görüş ayrılığı demek ki devam ediyor. Adalet Bakanı Türk, bu konuda MHP'nin sunulan taslakla ilgili düşüncelerini kendilerine ilettiğini, ancak bunların daha sonra ele alınarak görüşüleceğini de belirtti. Hukuk yara alacak Ekonomik suçlarda paraları geri almadan insanların cezaevlerinde tutulmasının bir anlamı yok. İlk bakışta bu doğru bir mantık gibi geliyor. Ama bunun suç ve suçluyla mücadelede en kötü yöntemlerden biri olduğuna inanıyorum. Hem paralar geri alınmalı, hem de suçlular cezalandırılmalı. Aksi durumda kamu vicdanını bırakın bir kenara hukuk bundan yarasız nasıl çıkar? Soyalım yaşayalım, kıyıda köşede bıraktıklarımız bizi idare eder diyerek bundan sonra soyguna kalkacaklar ve bu güne kadar soyanlarla bu af mantığıyla nasıl mücadele edilir?Böyle bir af çıkar mı sizce?
Bu arada hatırlatayım, bankacıları kurtaracak düzenleme şartlı af önerisi kabul edilirse yaşama geçirilebilecek.
Türk, Meclis'e sevk ettiği ve F tipi cezaevleri uygulamasına geçebilmek için çok
önemli gördüğü yasa tasarılarının da af kadar önemli olduğunu sık sık vurguluyor. Türk'ün istediği değişiklikler, F tipi cezaevlerinde sivil hakem heyetlerinin bulunmasını, infaz hâkimliklerinin oluşturulmasını, F tipi cezaevlerinde kalacak mahkûmların cezaevindeki sosyal yaşamlarını düzenleyecek pek çok yasa maddesini içeriyor. Bunların Meclis'te yasalaşması, kanayan yara haline dönüşen cezaevi sorununun çözümünde çok önemli bir aşama olacak. Meclis'te yeni maraton Adalet Bakanı Türk, bugünden itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni bir maratona başlıyor. Bakanlığın bütçesi ele alınacak. Buradan Meclis'teki bütün partilerin milletvekillerine seslenmek istiyorum. Bakan Türk, çok söyledi ama milletvekillerinin bakanlığın bütçeden aldığı pay noktasındaki hassasiyeti çok iyi kavraması gerekiyor. Ben buradan adeta bir kampanyaya dönüşmesini istediğim görüşlerimi bütün milletvekillerine, parti yöneticilerine ve kamuoyuna aktarmak istiyorum. Türkiye'de hukukun üstünlüğü için Adalet'e para verelim. Türkiye'de suç ve suçluyla mücadele için adalete para verelim. Türkiye'de rejimi tehdit eden boyutlara ulaşan cezaevi sorununu çözebilmek için Adalet'e para verelim. Türkiye'de yıllarca süren yargılamalardan, hatalı kararlardan, satın alınabilen adliye çalışanlarından ve adaletten kurtulmak için adalete para verelim. Ben diyorum ki, adaletimizin, hukukumuzun ve hukuk adamlarının içine düştükleri çıkmazı aşmaları için onlara yardım elimizi uzatalım. Bütçe görüşmeleri Meclis'in ve milletin yardım elinin Adalet'e uzatılacağı en önemli yer. Gelin başka yerlerden keselim, Adalet'e para verelim. Daha geç olmadan, hukukumuzu mafyanın, kirli ilişkilerin, çürümüşlüğün bataklığından çekip çıkartalım, hukukçularımıza ve adalet kurumlarımıza inanalım, inancımızı onlara bütçeden aktaracağımız yeni kaynaklarla gösterelim, Adalet'e bütçeden daha fazla pay verelim.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|