Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
20 Kasım 2000

Ya onun hakları?

Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü. Ancak her 100 çocuktan 85'i güvenli gelecekten yoksun. Babası işkencede ölen küçük Erdem de onlardan biri
Haber ResmiHATİCE YAŞAR
İSTANBUL - Daha beş yaşında. Babaannesi ve büyükbabasının yanında dirseğini masaya dayamış, yüzünü örtüyor. Bugüne damgasını vuran Dünya Çocuk Hakları Günü'nden haberi bile yok Erdem'in. Ara sıra ağlayan babaannesine sarılarak gözyaşlarını siliyor. Ne babasının işkencede öldüğünden, ne de annesinin başka biriyle evlenip kaçtığından söz edildi ona. O da, dünyadaki her 100 çocuktan mutsuz olan 85'lik dilimin içinde. Aile, güvenli bir gelecek, parasız eğitim görmek gibi her çocuğun sahip olması gereken haklardan yoksun.

Hukuk savaşı başlatıldı
Erdem Duran, 1994'te Gazi Polis Karakolu'nda işkenceyle öldürülen 26 yaşındaki simitçi Bayram Duran'ın oğlu. Duran gözaltında öldüğünde, Erdem annesinin karnında ve dört aylıktı. Ne Erdem babasını, ne de babası Erdem'i görebildi. Ardından zor günler başladı onun için. Babasızlığın ardından bir de annesiz kaldı. Güç bela geçimini sağlayan babaanne ve büyükbabasının yanına yerleştirildi. Erdem'in hiç göremediği babası için hukuk savaşı başlatan aile, umduğu sonucu bulamadı.

İlk darbe savcıdan
İlk önce savcıdan darbe yediler. Çünkü savcılık, ölüm olayından hemen sonra Bayram Duran'ın 'eceliyle öldüğüne' hükmederek, takipsizlik kararı verdi. Yapılan itiraz sonucunda, biri karakol amiri olmak üzere yedi polis hakkında kamu davası açıldı. Aileye bir darbe de, davanın güvenlik gerekçesiyle Denizli'ye sürgün edilmesiyle vuruldu. Aile dava sonuçlanana kadar hiçbir duruşmaya katılamadı. Altı yıl süren dava, geçtiğimiz günlerde karara bağlandı ve Bayram Duran'ın ailesi bir kez daha yıkıldı. Polislerden üçü beraat ederken, dördü 2 yıl 9 ay 10 gün hapisle cezalandırıldı. Üstelik bu olay nedeniyle hiçbir polis memuruna görevden men cezası da verilmedi.
Duran ailesinin en büyük mağduru beş yaşındaki Erdem. Çünkü babaanne ve büyükbabası, 'Bir gün bize bir şey olursa ona kim bakacak' telaşında. Kaybettikleri oğullarının ailede çalışan tek çocuk olması, onları sıkıntıya soktu. Gelecek yıl okula başlayacak olan Erdem'in masrafının nasıl karşılanacağını kara kara düşünüyorlar. "Peki amcaları?" diye sorulduğunda babaanne Ayşe Duran, "Herkes kendi kapısından sorumlu" diyerek Erdem'e kimsenin sahip çıkamayacağı endişesini dile getiriyor.

Son çare AİHM
Erdem, babaannesi ve büyükbabasının dediklerinden bir şey anlıyor mu bilinmez; zaman zaman oyun oynuyor ve ağlayan babaannenin gözyaşlarını siliyor. Şimdi, Erdem ve babaanne ile büyükbabası için geriye tek bir seçenek kaldı. O da idare hakkında açılacak tazminat davasından sonuç alınmasına bağlı. Buradan elde edilecek tazminatla Erdem'in geleceği hazırlanabilir.
Büyükbaba Ali Duran, devlet güçlerine güvenlerinin kalmadığını söylerken, Türkiye'de bulamadıkları adaleti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) arayacaklarını dile getiriyor.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.