Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
20 Kasım 2000

Meksika yapar da...

Uygulanan istikrar programına ilişkin geride bıraktığımız hafta içerisinde çıkan üç haber dikkat çekiciydi. İlk ikisini bugün ele alacak, sonuncusunu çarşamba günü tartışacağım.
Birincisi, 2001 yılında KİT fiyatlarına (gerekirse) hedeflenen enflasyonun üzerinde zam yapılabileceği duyuruldu. Gerçi bu haber biraz çelişkili biçimde basına yansıdı. Bu yüzde işin aslı da tam anlaşılamadı. Bu haber üzerine bazı yorumcular, KİT fiyatlamasında değişikliğe gidileceğini duyurdular. Onlara göre 'artık, hedeflenen enflasyon kadar artırılacaktı KİT fiyatları'. Oysa, 2000'inin başından itibaren zaten hedeflenen enflasyon kadar artırılıyordu KİT fiyatları.
Hatırlanacaktır, bu köşede bu konu üzerinde daha önce durmuştum. Çünkü, yıl içerisinde bazı etkili yorumcular, bu politika nedeniyle KİT açıklarının yükselmekte olduğundan şikâyet ediyorlardı; zaman geçerilmeksizin KİT fiyatları (hedeflenen enflasyonun üzerine çıksa da) artırılmalıydı.
Bu önermeye karşı çıktık. Çünkü bu tür bir politika, uygulanan istikrar programının ruhuna temelden aykırıydı. Kronik enflasyonlu ülkelerde enflasyonla mücadele için sadece bütçe fazlası vermek ve para musluklarını sıkmak yeterli olmuyordu. Enflasyondaki inatçılıkla mücadele etmek gerekiyordu. Bunun için, döviz kuru nasıl hedeflenen enflasyona göre artırılıyorsa, aynı politika KİT fiyatları için de geçerli olmalıydı. Bu politika sonucu ortaya çıkacak KİT açıkları bütçe içine alınmalıydı ve hesaplar buna göre yapılmalıydı.
2001'de aynı ilkenin geçerli olmaması için hiçbir neden yok. Hatta, bu ilkeye uyulması daha da önemli artık. Çünkü, döviz dengemiz giderek bozuluyor. Bu gidişatın önemli nedenlerinden bir tanesi de döviz kurundaki artışın enflasyonun çok altında kalması. Enflasyonu çok daha hızlı düşürmemiz gerekiyor.
Denilebilir ki, "Bazı KİT ürünlerinin, mesela, elektrik enerjisinin fiyat endeksleri içerisindeki payı çok fazla değil. Elektriğe yapılacak zam, dolayısıyla, enflasyonu çok fazla yükseltmez." Bu, doğru değil. Evet, endekste ağırlığı fazla değil enerji sektörünün. Ancak, enrjiye yapılacak zamların dolaylı etkisini gözden kaçırıyor bu bakış açısı. Elektriğe zam, mesela demir-çeliğe de zam demek. O da otomobilden, buzdolabına, düdüklü tencereye kadar zam anlamına geliyor.
İkinci haber ek vergilere ilişkindi. Basına yansıdığı kadarıyla, aylık geliri 400 milyon liranın üzerindeki kişilerden ek vergi alınacaktı. Bu köşede, uzun bir süredir, neredeyse ilk yazılarımdan beri, vergi artırıcı önlemlerin aciliyeti üzerine yazıyorum. Evet, vergi artırıcı önlemler hem bütçeyi daha da düzeltmek hem de cari işlemler hesabındaki kötü gidişe dur demek için mutlaka gerekiyor. Basit bir makro iktisadi çerçevede bakılınca bile, böyle bir politikanın kaçınılmazlığı apaçık ortaya çıkıyor.
Ancak, vergi artırıcı önlemlerin nasıl hayata geçirileceği de çok önemli. Bu önlemlerin toplumdaki adalet duygusunu daha da sarsmaması gerekiyor. Yoruma girmeden, daha önce de kullandığım birkaç rakam vereyim. Rakamlar, Meksika'dan ve zamanın Maliye Bakanı Aspe'nin 1992'de yayımlanan ve Meksika'da 1989'dan itibaren uygulanan başarılı istikrar programına ilişkin bir yazısından alınma. Bakın vergiye ilişkin ne yapmışlar:
Hem gelir hem de kurumlar vergisi oranını düşürmüşler. Ama, vergi tabanının genişletmişler.
3 yıllık bir süre içinde vergi verenlerin sayısını yüzde 76 oranında artırmışlar. Evet, dizgi hatası yok: Tam yüzde 76. Aynı dönemde milli gelir yüzde 7 oranında artarken, reel vergi artışı yüzde 21 olmuş. 1921-1988 arasında sadece iki tane vergi davası açılmışken, bu dönemde bu sayı 250'ye çıkmış!
Çarşambaya enflasyon hedeflerinin yenileneceği ve nokta hedef yerine, aralık şeklinde bir hedef seçileceği haberini ele alacağım.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.