![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Şair Nedim'in bayramı talkan@media.ankara.edu.trEkonomik bunalım, Avrupa Topluluğu, cezaevi olayları, af tartışmaları.. derken, öyle can sıkıcı bir gündem ki, bayram tatili ilaç gibi gelecek. İnsanlara kendi özel gündemlerine dönme fırsatı tanıyacak. Öğrencilerin şubat tatili gibi bir şey. Bence herkes bunun tadını çıkarmalı. "Bayram tatili çok uzun, ulusal ekonomiyi berbat ediyor," diye paradan başka bir şey düşünmeyen tiplerin yaptığı bozgunculuğa da kendinizi kaptırmayın. Hayatta çalışmak kadar, dinlenmek ve keyif yapmak da önemlidir. Yapabiliyorsanız tabii. "Eski bayramlar bir başka olurdu, aile büyüklerinin eli öpülür, hayır duası alınır, düşmanlar barışırdı. Şimdi insanların aklı fikri tatil kaçamağında. Nerdee o eski bayramlar," diye geçmişi şişirip duranlara da bakmayın siz. Söyledikleri ancak kısmen doğrudur. Bakın eski bayramlara ilişkin bir ses, şair Nedim üç yüzyıl öncesinin bayramlarını anlatıyor: "Sevdiğim cânım, yolunda hâke yek-san olduğum /ëddir çık nâz ile seyrana kurbân olduğum," (Sevdiğim, canım, yolunda toprakla bir olduğum./ Bayramdır, naz ile gezmeye çık, kurbân olduğum.) "Ey benim aşkında bülbül gibi nâlân olduğum/ëddir çık nâz ile seyrana kurbân olduğum." (Ey aşkı yüzünden bülbül gibi feryad edip inlediğim,/ Bayramdır, naz ile gezmeye çık, kurban olduğum.) Çapkın Nedim için, bayram günü, büyüklerin elini öpüp hayır dualarını almak için bir vesile değildir. Bayram, genç ve güzel kızların Kâğıthane Deresi'ne gezmeye çıktıkları, fırsatların bol olduğu bir gündür: "Anda seyr et kim ne fırsatlar girer cânâ ele/Gör ne dil-cülar, ne meh-rûlar, ne ahûlar gele." (Ey sevgili, orada izle ki ele ne fırsatlar geçer. Gör ne gönül çeken güzeller, ne ay yüzlüler, ne ceylanlar gelir.) "Tıfl-ı nâzım, sevdiğim, bir iki gün sabret hele/Seyr-i Sa'd-âbad'ı sen bir kerre id olsun da gör." (Nazlı yavrum, sevgilim, hele bir iki gün sabret,/Sen Sa'd-âbâd gezintisini bir kez de bayram olunca gör.) "Dur zuhûr etsin hele her gûşeden bir dil-rüba/ Kimi gitsin bâğâ doğru, kimi sahradan yana/Bak nedir dünyâda resm-i sohbeti zevk u saf‰/Seyr-i Sa'ad-âbâd'ı sen bir kerre id olsun da gör." (Dur bakalım, hele her köşeden bir gönül kapan güzel ortaya çıksın./Kimi bağa doğru, kimi kırdan yana gitsin, yürüsün de/Bu dünyada zevk ve safa sohbeti nasıl düzenlenirmiş, nasıl olurmuş, gör/Sen Sa'd-âbâd gezintisini bir kez de bayram olunca gör.) Söz Nedim'den açılmışken şu dizeleri anımsamadan geçmek caiz değildir: "Sinemi deldi bugün bir âfet-i çâr-pâreli/Gül yanaklı, gülgüli kerrakeli mor hâreli/Çifte benli, sim gerdenli, güneş ruhsareli/Gül yanaklı gülgüli kerrakeli, mor hâreli." Nedim'in, bazen özel bayramları da vardır: "Yeniden eski muhabbetleri tecdid edelim/Gel benim kaşı hilalim bize bir id edelim/Seni bir câm-ı musaffa ile hurşid edelim/Gel benim kaşı hilâlim bize bir id edelim." (Eski muhabbetleri yeniden tazeleyelim/Hilâl kaşlım, bize gel de bir bayram edelim/Seni saf bir kadehle güneş gibi parlak kılalım/Hilâl kaşlım, bize gel de bir bayram edelim.) Şimdi sormaz mı insan, şair Nedim günümüzde yaşasa bayramı nasıl geçirirdi acaba?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||