Sağlam delil, iyi kararHukuka uygun olmayan yollardan elde edilen delilerin bir hükme esas alınmasıyla devlet kendi hukuka aykırı bir davranışından menfaat elde etmiş olur; bu da halkın adalete saygısını azaltır Doç. Dr. VAHİT BIÇAKÇI
Hakikate ulaşılması, ceza yargılamasının önemli bir amacıdır; ancak 'hakikat' her ne pahasına olursa olsun ulaşılması gereken bir amaç değildir. Hakikate ulaşmak için mümkün olan her yolun denenmesi meşru bir yöntem olmayıp, hakikate hukukun sınırları içinde kalınarak ulaşılmaya çalışılmalıdır.
Hukuka aykırı elde edilen delillerin mahkemelerce kullanılması halkın hukuka saygısını azaltır. Şöyle ki, hukuku uygulamakla görevli kişilerin davranışları vatandaşlar için bir model oluşturmaktadır. Kamu makamları ve vatandaşlar hukuka itaat noktasında aynı standartlara tabi olmalıdırlar. Hukuka aykırı davrananlar, kamu makamları da dahil, bu fiillerinden menfaat temin etmemelidirler. Hukuka aykırı elde edilen delilleri hükme esas alarak, devlet kendi hukuka aykırı davranışından menfaat sağlamaktadır. Bu durumda topluma muhtemelen şu mesaj verilecektir: Hukuku uygulamakla görevli kişiler, kamu makamları, özel suçluları yakalamak için suç işleyebilirler. Bu mesaj halkın hukuka saygısını, muhtemelen, azaltacaktır.Mahkemeler kabul etmemeli Hukuka aykırı elde edilen delillerin mahkemelerce kabul edilmesi hukuka aykırılığı meşrulaştıracaktır. Delil elde ederken kamu makamlarının kayıtsız hareket edemeyeceği, delil toplama faaliyetinin bazı kurallar çerçevesinde yürütülmesi gereği herkes tarafından kabul edilmektedir. Hukuka aykırı delillerin mahkemelerce kabulü, mahkemelerin hukuka aykırı tavırlara müsamaha gösterdiği şeklinde algılanacak, bu durum hukuka aykırılığı bir anlamda meşrulaştıracaktır. Vatandaşlar delil toplama faaliyeti esnasında, kolluğun bazı davranışlara başvurmasının gerçekte yasaklanmadığı inancına kapılabileceklerdir.
Hukuka aykırı elde edilen delillerin mahkemelerde kullanılması mahkemelerin hukuka aykırı fiile ortak olmasına yol açacaktır. Mahkemeler delilin hukuka aykırı elde edildiğini öğrendikleri halde bu delili hükme esas alırlarsa bu tavır açıkça mahkemeleri hukuka aykırılığa ortak edecektir.
Toplumun, mahkemeleri meşru adalet dağıtıcıları olarak görmesi, yargılama sisteminin moral açıdan meşru olduğuna inancının boyutuna bağlıdır. Sistemin meşruluğu yargının bağımsızlığı, yolsuzluklardan uzaklığı gibi birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörler arasında hukuka aykırı delillere karşı yargının takındığı tavır da sayılmalıdır. Hukuka aykırı delil elde edilmesine göz yuman, bunları teşvik eden bir sistem kendi normlarına vatandaşlarının uymasını bekleyemez. Kararları halkı etkiler Yargı kararları insan davranışları üzerinde belli bir etkiye sahiptir. Hukuk sistemlerinin fonksiyonlarından biri de, vatandaşların hukuk normlarını kendi davranışları içerisinde benimsemelerini teşvik etmek olmalıdır. Yargılamanın amacı, sadece hakikatin keşfi olmayıp aynı zamanda vatandaşların davranışlarını etkileyecek mesajlar vermek olmalıdır. Hukuka aykırı delillerin hükme esas alınması ile topluma verilen temel mesaj, kamu makamlarının kendisini sınırlayan hukuk kuralları ile bağlı olmadığı ve dilediği gibi hareket edebileceği mesajı olacaktır.
Hukuka aykırı deliller mahkemeler tarafından kullanılacak olursa bu durumun kolluğu tembelliğe iteceği söylenebilir. Demokratik toplumda kolluk görevini usul kuralları çerçevesinde icra etmelidir. Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemelerce kabul edilirse, kamu makamlarının usul kurallarına uygun davranma hususunda motivasyonunu azaltacağından, kolluğu tembelliğe itici bir etki yapabilecektir. Adil yargılanma hakkı Hukuka aykırı biçimde elde edilen delillerin güvenilir olmadığı, dolayısıyla, amacı hakikate ulaşmak olan yargılama faaliyetinde kullanılamayacağı ifade edilebilir. Sanığın adil yargılanma hakkı, delillerin güvenilir olmaması durumunda mahkûmiyet kararı verilmemesini gerektirir; güvenilir olmayan delil büyük bir ihtimalle yanlış mahkûmiyet kararına yol açacaktır. Yanlış mahkûmiyet kararı verme riskini azaltmak için güvenilir olmayan delillerin hükme esas alınmaması gerekir.
Hukuka aykırı elde edilen delillerin değerlendirme dışı kalması gereği, temel hak ve hürriyetlerin korunması için gereklidir. Bireylere tanıdığı hakları ciddiye alan bir hukuk sistemi, haklarının ihlali neticesi karşılaşabileceği risklere karşı bireyleri korumalıdır. Hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmaması, haklarının ihlali neticesi karşılaşabileceği dezavantajlara karşı kişileri korumaktır. Hukuka aykırı elde edilen delil ret edildiğinde hakları ihlal edilen bireyler sanki ihlaller hiç olmamış gibi bir konumda olacaktır. Kamu makamlarının disiplini için Hukuka aykırı elde edilen delillerin değerlendirme dışı bırakılarak kamu makamlarının disiplin altına alınması sağlanabilir. Şöyle ki, hukuka aykırı elde edilen deliller hükme esas alınmayarak kamu makamlarının delil elde etme faaliyeti esnasında kuralları ihlal etmekten caydırılmaları sağlanmaktadır. Hukuka aykırı elde edilmiş bulunan delillerin reddi, kamu makamlarını hukuka aykırı yollara başvurmaktan caydıracak, hatta bu yollara başvurmamasını teşvik edecek, dolayısıyla toplum, daha az hukuka aykırılık yaşamak şeklinde, genel olarak fayda görmüş olacaktır.
Bu noktada, bir kamu görevlisini elde ettiği delili mahkemeye sunmaktan mahrum etmek, delil elde etmek için hukuka aykırı yollara başvurarak gösterdiği çabanın boşuna olduğu mesajını vermek olacaktır. Bu mesaj, gelecekte daha dikkatli olması, normlara itaat etmesi hususunda hukuka aykırı davranan kolluğu ikna edici olacaktır.
Hukuka aykırı elde edilen delilin kabul görmemesi, hukuka aykırı davranışı fiilen icra eden kamu görevlisi dışındaki diğer kamu görevlilerini de normları ihlal etmekten alıkoyabilir. Hukuka aykırı delillerin değerlendirme dışı bırakılması, toplumun bu tür tavırları onaylamadığını açıkça ortaya koyarak, kamu görevlilerinde normlara uyma yönünde bir davranış modeli gelişmesine de katkıda bulunabilecektir. Ayrıca, yine hukuka aykırı elde edilen delillerin reddi, hukuk normları içinde kalan kolluk mensuplarının bu davranışlarını, normları dikkate almadan çalışan kolluk mensuplarına karşı haklı çıkarmalarını sağlar. Yargının haysiyeti Hukuka aykırı elde edilen delillerin değerlendirme dışı bırakılmasının diğer bir nedeni, yargının haysiyetinin korunmasıdır. Bu argüman 'yargılamanın bölünmezliği' varsayımına dayanır. Delil toplayan ve delilleri değerlendiren devletin organları arasındaki görev dağılımının katı sınırlamalar çerçevesinde anlaşılmaması gerekir. Delillerin toplanması ile değerlendirmesi arasında çok sıkı bir bağ olduğunu kabul eden bu argümana göre, mahkemeler delillerin nasıl elde edildiği sorununa eğilmekle yükümlüdürler.
Hukuka aykırı elde edilen delilleri kabul eden mahkemeler bu aykırılıklara örtülü olarak destek vermekte ve hukuka aykırı davranışa bir anlamda ortak olmaktadırlar. Hukuka aykırı bir davranış sergilendiğinde bu fiili yapan kamu görevlisinin bir kusuru söz konudur, mahkemeler veya devlet -kusursuzdur. Fakat hukuka aykırılığı öğrendikten sonra mahkemeler bu delilleri kabul ederse hukuka aykırı tavrı onaylamanın tüm şartları gerçekleşmiş olur. Fiile ortak olmayı reddetmek Kuşkusuz devletin veya mahkemelerin hukuka aykırı fiile ortak olmaları veya bu fiile göz yummaları veya görmezden gelmeleri yanlıştır. Hukuka aykırı elde edilen delilleri reddederek mahkemeler bu fiili meşrulaştırmayı, fiile ortak olmayı reddetmiş olurlar.
Diğer bir husus ise, kendi hukuk normlarına bağlı olmayan bir devletin vatandaşlarından hukuk normlarına itaat etmesini beklemesi çelişkili bir durum olacaktır. Mahkemelerin hukuka saygılı olduklarını göstermek, kendi haysiyetlerini korumak için hukuka aykırı elde edilen delilleri kabul etmemek dışında bir seçeneği olmasa gerektir. Bu deliller reddedildiğinde kamu makamları hukuk sınırları içinde kalan devletle, kamu makamları hukuk dışı davranan devlet arasında avantajlı bir durum söz konusu olmayacaktır.
Yrd. Doç. Dr. Vahit Bıçakçı:
Ceza Hukuku Öğretim Üyesi
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|