Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
29 Aralık 2000

Yazı böyle bitti

Hatırlayın, milenyum heyecanıyla girmiştik 2000'e. Her şey için yeni bir başlangıç: Bin yıl.
İnsanlığın yaratıcı dehasından, erişilmedik, çözülmedik sır bırakmama çabasından onur duyabilir, yarınlara daha bir güvenle bakabiliriz:
Gen şifrelerimiz çözülüyor, ölümsüzlüğe adım atılıyor. Bir yanıyla onur-güven, bir yanıyla ürküntü: Şifreler kimin elinde?
'Binyıl' sözcük olarak büyülü yine de, her şey için. Biz burada ilk yılını açlık grevleri, ölüm oruçları, alevler içinde 'hayata dönüş' operasyonlarıyla.. geride bıraksak da binyılın büyüsü var. Bedenimizin, kimliğimizin, genlerimizin, hücrelerimizin şifresi çözülüyor. Ve hücreye çekiliyoruz.
Hayatın ve zamanın gerçekleriyle, cilveleriyle oynaşıyoruz.
*   *   *

Yazı, bu oyunun en özel, en renkli hali 1 Ocak 2000'de yine bu sayfada 'Yazarın Yüzyıllık Koşusu'na bakmıştık, hatırlıyorum. 1900'den 2000'e bizim buralarda edebiyatın -yazının ne söyleyip ne yaptığını- nereden nerelere geldiğini konuşmuştuk.
2000'e girerken kuşbakışı görünüm bize diyordu ki; 20. yüzyıl başında hayatı sorgulamaya, yorumlamaya, kuşatmaya, kurmaya uğraşan edebiyat bu 'misyon'larını büyük ölçüde terk etmiştir. Ve artık, kendi geçmişini, geleneğini de reddetmektedir.
Durum nedir öyleyse: Değerler silsilesinden kalkınmayan, bunlara ilgisini yitiren, yazının-edebiyatın kendisi de artık 'değer' ve 'değerlendirme' dışıdır; tartışma-eleştiri dışıdır. Buna gereksinim de duymamaktadır. Çünkü, edebiyat-yazı, giderek popüler kültüre eklemlenme eğilimindedir.
1 Ocak 2000'de burada dile getirilen görünüm, yıl içinde yeni olgularla defalarca yinelendi, katmerlendi, doğallaşıp sıradanlaştı.
Yazarlar kendi kendilerinin paparazziliğine soyundu örneğin. Yeni yapılarında kendilerinden-daha önce yazdıklarından iç intihaller yaptılar. Öte yandan yapıtları, yaşantıları, kimliklerine dair yepyeni ve 'gerçek' efsaneler, hikâyeler anlattılar.
Edebiyat-yazı, hayatın-zamanın karşısında 'değer' ifade etmez hale gelir, 'marjinal'leşirken, edebiyatçı medyatik paparazzi operasyonlarıyla 'popülerleşme'ye uğraştı.
Şov dünyasının aktörleri, pop starlarla, onların yeni ürünlerini, şovlarını sunma/pazarlama biçimiyle yazı-edebiyat ürününün sunuluşu benzeşti, giderek aynılaştı.
Bu kendi kendini tasfiye manzarasına yılın sonlarında roman üzerinden 'siyasal' son da eklendi. Yine Radikal'deki 'siyasal romanın ölümü' saptamasına savunma reflekslerinden önce, tüm bu genel manzarayla birlikte bakılsaydı, yaşadığımız hali konuşma fırsatı olabilir, belki.
Ama görünme-görünebilme derdi bastırdı her şeyi kaçınılmaz olarak. Yani, evet, 'sahne ışıklarını ben de isterim, fırsat bu fırsat' dışında bir 'değer' taşımayan, tanımayanların gürültüsüne boğuldu söz.
Doğal ve kaçınılmaz. Çünkü hayatın ve zamanın gerçekleriyle, cilveleriyle oynaşıyoruz. Yazı, bu oyunun en özel, en renkli hali.
Yeni yılınız kutlu olsun, her tür gürültüden uzak olsun.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.