Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
8 Ocak 2001

Ecevit: 2000 yılında en çok ekonomi üzdü

Geçen yılki krizin 'deprem' olduğunu savunan Başbakan Ecevit, enflasyon artışının memur maaşlarına tam yansıtılmadığı iddialarını 'hemen inceleteceğini' söyledi
Haber ResmiANKARA - Başbakan Bülent Ecevit, 2000 yılının en üzücü olayının, yılın son aylarında yaşanan ekonomik deprem olduğunu söyledi. Ecevit, enflasyon artışının memur maaşlarına tam olarak yansıtılmadığı iddiasını incelettireceğini de açıkladı. Ecevit dün TRT'de canlı yayımlanan Pazar Panaroma programına katılarak yöneltilen soruları yanıtladı. Ecevit, memurların enflasyon artışının maaşlarına tam olarak yansıtılmadığı yönündeki itirazlarının hatırlatılması üzerine, "Biz kendi hesabımıza göre verdiğimiz sözü tuttuk" dedi. Enflasyonla ilgili farklı hesaplama yöntemleri bulunduğunu ifade eden Ecevit, "Fakat madem böyle bir iddia öne sürüldü hemen inceleteceğim. Bu konunun uzmanı değilim" diye konuştu. Ecevit, kamudaki ücret dengesizliğinin giderilmesini amaçlayan bir yetki yasasının çıkarıldığına değinirken, yıllardır kemikleşen bu sorunun adım adım çözüleceğini söyledi.

'Kriz geride kaldı'
Başbakan Ecevit, ekonomide yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmeleri şöyle sıraladı:


   * "Geçen yılın en üzücü olaylarının başında 'yıl sonuna doğru yaşanan kriz' geliyor. Çok kısa zamanda atlatılması nedeniyle bunu 'deprem' olarak değerlendirebiliriz. Şunun için kriz demiyorum aslında krizin bütün belirtileri vardı fakat o kadar çabuk geride bıraktık ki buna daha çok bir deprem demek doğru olabilir.

   * 'Ekonomik deprem'de hayli döviz kaçışı oldu. Fakat kısa sürede kaçandan daha fazla döviz geri geldi. Bu da Türk ekonomisinin dünyadaki güvenilirliğinin işareti.

   * Geçen yıl petrol fiyatları büyük ölçüde arttı ve bu ekonomik programa ciddi bir ağırlık getirdi.

   * Dış ticaretimizin büyük ölçüde euro'ya dayanır hale geldiğinden euro'nun dolara göre zayıflaması ekonomiyi de olumsuz etkiledi.

   * En zayıf ve sorunlu kesim öteden beri bankacılık sektörü. Sektör reel ekonomiye, üretken yatırımlara gereken katkıyı yapmıyor veya yapamıyordu. Dolayısıyla bu sorunu çözecek bir kurum (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu) oluşturuldu. Hemen etkileri görülmeye başlandı. O soyulan boşaltılan bankalar birbiri ardından ortaya çıkmaya başlamış oldu.

   * IMF ve Dünya Bankası Türkiye ile ilişkilerinde görülmedik ölçüde cömert davrandı. Yeterli değil ama yine de şimdiye kadar görülmemiş ölçüde.

   * Türkiye'de oldukça geniş bir enflasyon lobisi ortaya çıktı. Enflasyonu geri çekme operasyonu başlayınca, çok kişinin çıkarı zedelenmiş oldu. Dikkati, ihtiyatı elden bırakmamalıyız.

   * Enflasyonun yüksek çıkacağını sandık. Ancak tersi oldu. Beklentimizin nedeni Ramazan Bayramı ve yılbaşı için harcamalardaki aşırı artıştı.

   * Yatırımları hızlandırıcı ilginç önlemler hazırladık. Yasa tasarısı hazırladık. Bir tek kurum belirleyeceğiz. Yatırım yapmak isteyenler bu kuruma başvuracak. Formaliteleri bu kurum, azami bir ayda yapacak. Yetiştiremezse veya ihmal ederse kurula da yaptırım uygulanacak. Ön görüşmesini hükümette yaptık. Bir iki haftada Bakanlar Kurulu'nda son şeklini vereceğiz.

   * Sevindirici gelişmelerse, enflasyonun hızla düşmeye başlaması, önceki yıl 'eksi yüzde 6' olan büyüme hızının, 'yüzde 6'yı bulması ve turizm gelirlerinin yüzde 50 artması." (Radikal)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.