Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
8 Ocak 2001

Çuvala sığmayan mızrak

Derviş Zaim, Gladio'nun Türkiye ayağının 'aile fotoğrafı'nı renklendiriyor: 'Filler ve Çimen'
Haber ResmiTunca ARSLAN
Son üç beş yıla gelinceye kadar çoğu yönetmenimizin iki temel 'bahanesi' vardı. Bir, 'Para yok' denirdi, 'o yüzden yeterince iyi film yapamıyoruz'... İki, 'Bazı konular tabu, üzerlerine gitmek sakıncalı'... Şükür ki bazı genç yönetmenler ortaya çıktı, az parayla da gayet iyi film yapılabileceğini, 'biraz cesaret' ve politik duyarlık sayesinde gündemin yansıtılabileceğini gösterdiler. Derviş Zaim 'Tabutta Rövaşata'nın ardından 'Filler ve Çimen'le de 'bahane yokediciliğini' sürdürüyor!
Kısaca, 'Susurluk'la biçimlenip ayyuka çıkan, artık çuvala sığmayan mızrağın, yani Gladio'nun Türkiye ayağının resmini çiziyor 'Filler ve Çimen'. MİT'in, CIA'nın, 'kontrgerilla'nın, polisin, eski ülkücülerin, özel timcilerin, bakan düzeyindeki kimi politikacıların, tetikçilerin, otel ve kumarhane krallarının, Güneydoğu'daki 'düşük yoğunluklu savaş'ın ve büyük kentlerdeki yansımalarının, PKK'nın, eroin ticaretinin yarattığı bir mızrak ya da 'Gladio' tanımı gereği söylersek, bir 'kılıç' bu. Zaim, 'filler' olarak tanımladığı bu çelik çekirdeği, kendi öyküsündeki 'çimen'in, yani Avrasya Maratonu'na hazırlanan atlet kız ile askerliği sırasında yaralanan kardeşinin üzerinden anlatmayı tercih ediyor. Bu açıdan bakıldığında, filme oldukça başarılı bir öyküleme tekniğinin ve kurgu anlayışının damga vurduğu söylenebilir. Bazı yakınmalara yol açtı ama bir 'yapay karmaşa' söz konusu değil filmde. Daha doğrusu 'karmaşa' gibi algılanan şey, filmde değil olan biten ve kısmen süren gerçeklerde...

Bilinen gerçekleri anlatmış
Üç aşağı beş yukarı benzer meselelere el atan 'JFK', 'İkarus'un İ'si', 'Akbanın Üç Günü' türünden bir 'tez'e sahip değil 'Filler ve Çimen'. Hazır işe el atılmışken, 'hayalgücü' ve 'politik 'tahminler' devreye daha fazla sokulabilir, kimi 'katkı'lar yapılabilirdi. Derviş Zaim, Susurluk'taki 'kaza'dan önce de büyük oranda deşifre edilmiş, şeması çıkarılmış, yayımlanmış bir 'örgütlenme'ye bakmış ve gördüklerini bazı açılardan karikatürize ederek beyazperdeye aktarmış. Karakterlere Aziz Bebek, Sabit Üzücü, Adem Havva, Ali Kansız gibi adlar seçilmesi, önemli rollerden birindeki Bülent Kayabaş'ın alışılmış oyunculuk tarzı işin 'ciddiyeti'ni biraz sekteye uğratıyor kuşkusuz. Ama yine de net biçimde söyleyelim, 'Bu kadarına da razıyız!'ın ötesinde, sinemamız adına önemli ve iyi bir film var karşımızda. En azından, Abdi İpekçi suikastına yönelip çok az şey söylemeyi tercih eden 'Uzlaşma'nın çok çok ilerisine atılan bir adım söz konusu. Ve en önemlisi, 'derin devlet' söylemleriyle atılan sis bombalarının tersine, sisi mümkün olduğunca dağıtmaya yönelik sanatsal bir çaba... Filme emeği geçenlerin, mesajını destekledikleri için para almadıkları söyleniyor ki bu da ayrı bir boyut oluşturuyor.
Pazar günleri koşulduğu tüm dünyaca bilinen Avrasya Maratonu sırasında bir ilkokulun açık olması, askerlerin geceleyin bir kahvehanede oturmaları gibisinden kimi küçük kusurları ve bir Alevi ezgisinin çok 'yanlış' yerde kullanılması bir yana; 'Filler ve Çimen' çok başarılı görüntü çalışmasından farklı mekânları (ev, otel, hücre, müsteşar odası, kamara, açık arazi) kullanımındaki ustalığa kadar, anlattıklarının tersine garip bir 'sükûnet' içinde akıp giden, tıpkı bol bol karşımıza çıkartılan 'ebru sanatı' gibi hayranlık uyandırıcı yanları olan bir film, bir 'yapımcılık' gösterisi. Aslında bu bir anlamda tabutta rövaşata!
Filmin en parlak yanlarından biri, oyunculuk en sona kaldı. Ali Sürmeli, Haluk Bilginer, Sanem Çelik, MİT Müsteşarı rolündeki Erdinç Olgaçlı, Uğur Polat, Mustafa Uzunyılmaz ve Taner Birsel'in yanında Ezel Akay'dan Semir Aslanyürek'e dek açılan 'yan kadro' da oyunculuk adına mükemmel işler sergiliyorlar ki, inanın ayrı bir yazıyı hak ediyorlar.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.