![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Sorular... Dağcılık Federasyonu Başkanı Sayın Karaca'nın "Alaattin Karaca Yönetimi ile 1997'den 2000'e Türkiye'de Dağcılık" adlı broşürünü incelemeyi sürdürüyorum. Türkiye dağcılığı adına yapılmış gerçekten olumlu ve özverili çalışmalar var. Bunlar yanında verilen bilgileri irdeleyince ortaya bazı sorular çıkıyor. Sayın Karaca'nın bu sorularla ilgili ayrıntılı bilgi vermesinin kamuoyunu aydınlatma bakımında önemli olacağını düşünüyorum.Sayın Karaca, 1997'den beri yaptıklarını ve 2000'den sonra yapacaklarını anlatmış. Bunlardan arama-kurtarma faaliyetleri dışındakilerin büyük çoğunluğu 1974 yılında Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından yayınlanan "Dağcılık" adlı dergide "İlkelerimiz" ve "Hedeflerimiz adlı iki başlık altında belirlenmiştir. Aynı derginin 7. sayfasında yer alan ve 15-25 Temmuz 1973 günlerinde Erciyes Dağevi'nde açılan Dağcılık Eğitim Kampı'ndaki dağcı adaylarını sıralayan listede Alaatin Karaca'nın isme de bulunmaktadır. Demek ki Türkiye'de Sayın Karaca'yı yetiştirecek bir dağcılık eğitimi vardı. Sayın Karaca, şu anda dağcılık sporunda etkin il sayısının 60 olduğu; etkin dağcılık kulübü sayısının 23'den 66'ya çıktığını belirtiyor. Bu kulüpler tescilli (federe) midir? Yoksa üniversitelerdeki öğrenci kulübü niteliğinde midir? Örneğin İstanbul'da 6 üniversite dağcılık kulübü vardır. Ve bunlardan yalnızca İstanbul Üniversitesi Spor Birliği Kulübü federedir. Belirtilen 60 ilde kaç dağcı ve kaç tescilli spor kulübü bulunmaktadır? Türkiye'de spor, kulüpler olmadan, sadece federasyonların çabalarıyla asla gelişemez. Dağcılık kulüplerinin yaygınlaşması için hangi çalışmalar ve önlemler programlanmıştır? Toplam 1009 dağcının eğitildiği belirtiliyor. Bu kamplara katılan toplam dağcı sayısı mıdır, yoksa 1009 kişi ayrı ayrı faaliyetlere mi katılmıştır? Bültende, "919 olan sporcu sayısı 1928'i bulmuştur." deniliyor. Nüfusu 70 milyona uzanan ve bir dağlar cenneti olan ülkede bu sayı son derece azdır. Lisanslı dağcı sayısının artırılması için neler yapılacaktır? Lisanslı dağcıların illere göre dağılımı nasıldır? 1999 yılı etkinlikleri için 400 milyar TL istenmiş, 40 milyar vermişler; federasyon 2000 yılı için 614 milyar istemiş, 100 milyar vermişler. Bültende ise 130 milyar TL alındığı belirtilmiş. Yine de asıl program için yeterli paranın alınmadığı açıktır. 2001 yılı bütçesi henüz açıklanmadı. 1928 lisanslı sporcusu bulunan bir federasyonun çok az bütçe alacağı belli. Programa, gerekli kaynak nereden ve nasıl bulunacak? Bugün Türkiye'de dağcılık sporu yapanların sayısı 10 bin dolayındadır. Ve bu spora başlamak isteyen binlerce insan vardır. Sayın Karaca bu insanlara karşı da sorumludur. Bu konuyu hiç düşünmüş müdür?
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||