![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Maalesef rüşvet veriyoruz'Aralarında BP ve Unilever'in de bulunduğu altı uluslararası dev şirket, 'Üçüncü Dünya' ülkelerinde rüşvet dağıttığını itiraf etti LONDRA - British Petroleum ve Unilever'in de aralarında bulunduğu çok uluslu dünya devleri, İngiltere'de Parlamento Komisyonu tarafından yapılan bir soruşturmada, 'Gelişmekte olan ülkelerde yaptıkları yatırımlar sırasında, sistemi çabuk işletebilmek ve sonuç alabilmek adına rüşvet dağıttıklarını' itiraf etti. Yurtdışı yatırımlarında yapılan yolsuzlukların araştırılması amacıyla kurulan komisyonun toplantısına katılan altı büyük şirketin genel müdür ve sorumluları 'Sistematik bir yolsuzluk ağının içinde bulunduklarını' inkâr ederken, sadece işi yürütebilmek adına, yetkililere küçük rüşvetler verdiklerini ifade etti. Söz konusu işadamları adına konuşan BP Amaco Genel Müdür Yardımcısı Reg Hinkley, gelişmekte olan ülkelerde grupları adına görev yapan temsilcilerin sık sık bu tür zor kararlarla karşı karşıya kaldıklarını ve sonuçta kendilerini rüşvet vermek durumunda bulduklarını öne sürdü. Bu tür ödemelerin sadece gecikmeleri engellemek adına yapıldığını, herhangi bir avantaj sağlamaya yönelik olmadığını savunan Hinkley, bunun da kendilerinin hoşlandığı bir yöntem olmadığını, ancak bu tür davranışların söz konusu ülkelerde zaten yaygın bir davranış olduğu için kendilerinin de buna uymak zorunda kaldıklarını iddia etti. Hinkley, bunun yolsuzluk batağına giden yolun başı olduğunu zannetmediğini ve sisteme isteyerek katılmadıklarını belirtirken, soruşturmayı yürüten komite ise gelişmekte olan ülkelerde iş yapan ve rüşvet dağıtan şirketlere bunu itiraf ettirmenin de kolay olmadığına dikkat çekiyor. Bir komite üyesi, bu tür şirketlerin 'çamurun kendi üstlerinde kalacağı korkusuyla' konuşmaktan kaçındıklarını belirtirken, Clare Short'a bağlı Uluslararası Gelişmeler Bakanlığı'nın yatırım yapılan ülkenin gelişimini de olumsuz yönde etkileyen rüşvet ve yolsuzluğun önüne geçilmesi için çabalarını sürdüreceği ifade ediliyor. Short'un özellikle Nijerya örneği üzerinde durduğunu belirten komite üyeleri, bu ülkenin düştüğü durumu, rüşvet ve yolsuzluk batağına Batılı yatırımcıların da bulaşmış olmasına bağlıyor. Öte yandan, Radikal'in konuştuğu bazı kaynaklar, Unilever'in yaklaşık 1.5 yıl önce Orta Asya'daki bazı ülkelerde vergi sorunlarını aşmak üzere yerel yetkililere rüşvet dağıttığını, bu nedenle de bölgeden sorumlu üst düzey yönetimde esaslı bir tasfiye yaşandığını belirtti. (Radikal/aa)
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||