İtiraf edemeyenlereYakın ve uzak geçmişte yaşadığı bütün aşk acılarını gözünün önünden geçirip gönlünce hüzünlenmek isteyenler için bir albüm var. Adı 'İtiraf' GÖKSAN GÖKTAŞ
İSTANBUL - Tok, buram buram sigara tütünü kokan, güçlü ama yorgun bir ses... Sadece bir 'Alo'yla telefonda kadınları heyecanlandıran cinsten. Belli ki orta yaşın üzerinde görmüş geçirmiş birine ait. Fonda hafif piyano dokunuşlarının süslediği müzik. Bir iç çekiş, belki de sigaradan derin bir nefes çekmek için verilen mola. Ardından 'sesli satırlar' başlıyor:
"Yaşlandım ben artık, kadınlardan bile korkmuyorum. Eskiden beni acıtan sözler, şimdi yalnızca, gülümsetiyor beni. Zalim bir bilgelik çoktan derinleştirdi alnımın çizgilerini, sabahları yorgun ve anlayışlı bakıyorum gün ışığına, fır-tınalı kıskançlıklar ölü bir deniz gibi çoktan çekildi yamacımdan, yaralarımı öyle bir sardım ki.... Artık yaralanmıyorum, ayrılıklar gelip çattığında yalnızca gözlerimi kısıp bakıyorum, ruhum kendi kederiyle çoktan kapandı çılgın okşayışlara bir kiraz ağacı gibi. Erken rüzgârlarda döktüm ben çiçeklerimi...."Sesine âşık olanlar var Yukarıdaki metin Ahmet Altan'ın kıvrak ve keskin kaleminden çıkmış. Satırları seslendirense popüler müzik âleminin ünlü yapımcılarından Nino Varon... Nilüfer, Tanju Okan, Kayahan gibi isimlerle yaptığı çalışmalarla tanınan, Türkiye'de yapımcılık anlayışını değiştiren bir isim Nino Varon. Kendisi de bir müzisyen, besteci. Nilüfer'in unutulmaz şarkısı 'Kırık Ayna' onun imzasını taşıyor örneğin. Hiçbir zaman 'şarkı söyleme hayalleri kurmamış ama doğuştan karizmatik bir ses tonuna ve rengine sahip. "Telefonda sesime âşık olan kadınların haddi hesabı yok" diyor. Tabi hal böyle olunca uzun süredir kafasında olan bir çalışmayı, biraz da çevresinin ısrarı ve desteğiyle gerçekleştirebilmiş ve 'İtiraf' adında farklı bir albüm hazırlamış. Fotoğraftan hoşlanmıyor Yanlış anlaşılmasın Nino Varon şarkı söylemiyor bu albümde. Ahmet Altan, Kürşat Başar ve Zeynep Talu gibi isimlerin ve kendisinin yazdığı metinleri 'seslendiriyor'. Yaptığı çalışmaya kendisi şöyle bir tabir bulmuş: 'Sesli satırlar'...
Varon'un bir diğer özelliği de fotoğraf çektirmekten hiç mi hiç hoşlanmaması. "Bırakalım insanlar sesimi dinleyip kafalarında kendilerine göre bir 'Nino Varon' düşlesinler. Böylesi daha iyi." İşte seçtiği metinler için en doğru sesi bulabilmek amacıyla sabahın köründe yataktan kalkar kalkmaz stüdyoya dalan ve kayıtlar sırasında sigara tüketimini ikiye katlayan Varon'un dileği de bu... Gerçek hayatı 13 yaşında başladı Nino Varon 1944 Kudüs doğumlu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Her ne kadar 'Nilüfer'i keşfeden adam' olarak bilinse de başarıları bununla sınırlı değil. Ajda Pekkan, Modern Folk Üçlüsü, Füsun Önal, Semiramis Pekkan, Juanito, Tanju
Okan, Selçuk Alagöz, Timur Selçuk, Kayahan gibi birçok ünlü ismin albüm prodüksiyonlarını yönetti. 1967 yılında ODEON Plakları'nda başladığı plak seçiciliğiyle pek çok yabancı müzisyenin albümünün Türkiye'de yayımlanmasını sağladı. Bir dönem Kaliforniya'da 'Dünya müziği' araştırmaları da yapan Varon, Türkiye'nin önemli davulcularından Erol Pekcan'la Türkiye'nin ilk caz albümü 'Jazz Semai'yi yaptı. Bugünlerde Marşandiz International plak şirketinin 'artistik direktör'lüğünü yapan Nino Varon bir yandan da ABD'de Türkiye'yi tanıtan müzik albümlerinin yapımcılığını sürdürüyor. Çocukluğu Büyükada'da geçmiş 13 yaşında geçirdiği bir cilt rahatsızlığı sonucu saçlarının tamamını kaybeden Nino Varon girdiği bunalımdan bir 'klasik gitar'la çıkmış. "Büyükada' da büyüdüm. Bizimki müzisyen bir aile sayılırdı. Büyükannem keman, piyano, ağız mızıkası çalardı. Annem sopranodur. Saçlarını kaybedince haliyle çöküyor insan. Ama benim asıl hayatım 13 yaşımda ilk klasik gitarıma kavuşmamla başladı. Seslerin dünyasında buluverdim kendimi bir anda..." Yine aynı dönemde babası sırf ona bir parça moral verebilmek için allem edip kallem edip Yul Bryner'dan adına imzalı bir fotoğraf temin etmiş. Bu hüzün biraz Fransız ama... Nino Varon 'İtiraf' albümü için "Bu aslında bir olgunluk çalışması" diyor ve ekliyor: "Zeynep Talu'yla birlikte, çok titiz bir şekilde benim tarzıma, kişiliğime ve sesime uyacak metinler aradık. Ahmet Altan'ın, Kürşat Başar'ın yazdığı metinlerde karar kıldık. Çünkü ikisinin kaleminde de 'yakışıklı bir hüzün' var. Gerçi kullandığımız müziklerle birlikte bu biraz Fransız hüznü oldu ama zaten ben de öyle bir ekolden geliyorum. Fransız kolejinde
okudum. İster istemez aldım o kültürü. Yani bu albüm anason değil de biraz şarap kokuyor sanki."
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|